Arabada giderken Tony'nin aile muhabetinde ki hal ve tavrı geldi aklıma tuhaftı anlamlandıramamıştım olayın başında. Sonra biraz düşününce kafamda oturmaya başladı düşünceler. Qraba durdu Coulson kapıyı açıp gülumsedi binaya girdikten sonra Fury'nin odasına girdim etrafı biraz kurcaladıktan sonra kilmlik kartını masanın altındaki ufak bir kasada buldum. İçinden alarak arşiv dolabına girdim. Iceride kırmızı sürgülü raflar alfabetik duzende dizilmişti tek te harfleri sayarak gittim. dosya dolaplarinin arasında gezerken 3 4 dosya toplayıp sonra da arşivden çıkıp odama geçtim bir bir inceledim hepsini. Odamdan çıkıp Fury'nin odasına daldım dosyaları ve kartını önüne atıp öfke ile yüzüne baktım.
Fury: Kartı mı mı çaldın?!.
Lydia: benden nasıl gizledin.
Ayaga kalktı her zaman ki ketum soğuk bakışı ile beni süzdü . Kapıya yöneldi kapıyı açıp eli ile dışarıyı gösterdi.
Fury: sakinleş aklını başına al öyle gel!
Kapıdan bir hışımla fırladım odama gidip bir kaç parça şeyi çantama atıp dışarı ormanlık alanda bir mağaraya gizlendim oturup duvara yaslandım. Kafamdaki sorular insanlara olan güvenim azalıyor yalnızlığımı iliğime kadar hissediyordum.
*****************************
dışarı odun toplamak için çıktığımda arkamdan sesler gelen sesler için kafamı çevirdiğimde Numa'yı karşımda gördüm içimde ki öfkenin ne bir tarifi ne de bir izahı vardı. pençelerimi çıkartıp boynundan tutum ağca yapıştırdım, sırıtıyordu. sinir bozacak kadar sakin ve kendinden emindi yüzüme baktı. baştan aşağı süzüp küçümseyici bir gülümseme attı.
Numa: tanıdığım en zeki ve güçlü insansın fakat öfkene yenilecek kadar aptalsın!
dedikten sonra parmaklarını şaklatması ile ağaçların ardından adamlar belirdi, en son üzerimde beliren üç nokta ile Numa'yı indirdim. geri adım attım. arkasında ki çalıların ardından Yüzünde ki dikişler göz bandı , siyah ceket ve eldivenleri ile Chars çıktı. iki eli ile bastonunu tutup bana baktı. topal bacağına baktığımda tamamen mekanik hale gelmişti. eskisinden daha bitik ve leş halde idi iğrenç sırıtışını atarak suratıma baktı.
************************
Dış ses
Lydia'nın kaçışının üzerinden 12 saat geçmesine rağmen bir iz dahi bulamamışlardı Fury deliye dönmüştü hızlı adımlarla hava gemisinin kokpitine geldi Maria'ya döndü.
Fury: bir şey bulamadınız mı hala!!
Maria:hayır efendim, ne bir iz nede....
Maria cümlesini tamamlamadan ajanlardan biri " efendim New York'ta meydandan bir ihbar var. sanırsam Alfa orada" Fury'nin emri ile bir grup ajan meydana gitti. gözü dönmüştü etrafı parçalıyor insanlara zarar veriyordu. gelen helikopterlerden birini tutup karşı binanın duvarına fırlattı . Helikopterin çarptığı binanın altında bir çocuk duruyordu.
onu gördüğünde gözlerinde ki perde yok olmuştu koşarak çocuğun üzerine koştu. askerlerden birin onu vurması ile sarsılsa da koşup çocuğu tutu. bina tamamen ikisinin üzerine yığılmıştı. kocaman sessizliğin arasında çocuğunun annesinin çığlıkları yankılandı sadece . Tony oraya geldiğinde harabenin etrafında insanlar toplamıştı. Jarvise taratıktan sonra onların olduğu bölgedeki taşları fırlattı. harabenin içinden Lydia'nın kollarında küçük kız çocuğu fırlayarak ağlamaktan gözleri şişmiş annesine koşup sarıldı. kadın göz yaşları içinde gülerek kızını sevip kokladı. sonra gözünü harabeye dikti.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
ALFA(KIZIL TAŞ LANETI )
ChickLitALFA 1.KİTAP(TAMAMLANDİ) KIZIL TAŞ LANETI :geçmişin izleri kafamda çalkalanırken en güvendiklerimin ihanetine uğramak ruhumu derinden derine parçalıyor, intikamın verdiği hırs içimde ki son insanlığı yok ediyordu. hep o korktuğum ve kaçtığım canavar...
