Sabah uyanıp duş aldıktan sonra aşağıdaki kafeteryada gittim. Kahvemi aldıktan sonra koridorda odama giderken kapılardan birine koliler taşındığını gördüm kapıdan içeri girdiğimde. Cennetin yer yüzü mahzen ine gelmiş gibi hissediyordum. Sol tarafta; tüpler ayrıştırıcılar kimyasallar. Orta bölüm; cıvatalar silahlar. Sağ bölümde; doktorlar iğneler şırıngalar ve kan tüpleri vardı. içeri girdiğimde etrafıma bakarken önüme bakmayı unutarak birine çarptım kahvemi üzerine dökmemle geri sıçrayıp öfke ile bana baktı. Göz göze geldiğimizde yüzü tanıdıkdı.
Lydia: Louis!
Louis: Lydia!
Koşup boynuna sarıldım. Geçmişten izler taşıyan bir insana rastlamak. Hem huzur hemde mutluluk vermişti.
Lydia: sen - ney - nasıl - nereden?
Louis: ilk olarak soru cümlelerini peş peşe sıralayarak birşey elde edemezsin(!) . İki istersen sana yeni bir kahve alalım öyle konuşalım.
Lydia: olur yani şey mantıklı. Benimkini zaten gömleğin içti.
Kafeteryada inip masaya oturdum iki üç dakika sonra Louis elinde iki kahve ile gelip karşıma geçti.
Lydia:Laboratuvarda çalışmak mükemel bir şey olmalı
Louis: Tabi her an patlayacak bombalarla ,insan parçalarıyla yada ne olduğunu bilmediğin şeylerle oynamayı seviyosan
Lydia: benim gibi seni öldürmeye çalışan o iki psikopatla çalışmıyorsun. yorgunluk ve uykusuzukan ölüyorum
Louis: hangi iki psikopat?
Lydia: Romanoff ve Barton
Louis: Sen o kızsın!
Lydia:hangi kız
Louis: Romanoff'un bayıltığı!
Lydia: öncelikle beklenmedik anda geldi
Louis: tabi canım yoksa ALFA! yenilir mi hiç(!)
Bir süre benle dalga geçtikten sonra belki haberi. Vardır diye Numa ve Dave'i sormak geldi aklıma.
Lydia: Numa, Dave ve Gerhardan haber var mı?
Louis:Gerhart biz kaçtıktan 4 gün sonra öldü.
Lydia: neden!
Louis:Alice'in intikamı için geri dönmüş. Numa' da Chars'ın korumak için onu öldürdü.
Lydia: nasıl yani.
Louis: bu kısımdan haberin yok tabi. Numa ve Dave kardeşi biliyorsun.
Kafamı salladım
Louis: işte sadece ikisi değilmiş akraba. Chars'ın çocuklarıymış ikiside
Lydia: o yüzden biz mekanikle uğraşırken onlar dosya inceliyorlardı!
Louis: çocuklarına bilgi sağlamak için. Seni de onlar ele verdi!
Lydia: neyse ki Chars öldü.
Louis:o ölsede Boris ve Numa yaşıyor.
Lydia: onlara da sıra gelecek!.
Kahveler bittikten sonra beni odama bırakıp gitti. Yatağa uzandım kaç günün yorgunluğu ile hemen uyuya kalmıştım.
*******
Sabah kalktığımda yanda duran koltukta duran Romanoff'u gördüm. derin bir nefes alıp sabır dileyerek oturur konuma geldim.
Romanoff: Beni gördüğüne sevinmedin galiba
Lydia: bir çok erkek hatta bazı kadınlar seni sabah uyandığında yanında görmekten mutlu olur ama ben onlarda değilim
ŞİMDİ OKUDUĞUN
ALFA(KIZIL TAŞ LANETI )
ChickLitALFA 1.KİTAP(TAMAMLANDİ) KIZIL TAŞ LANETI :geçmişin izleri kafamda çalkalanırken en güvendiklerimin ihanetine uğramak ruhumu derinden derine parçalıyor, intikamın verdiği hırs içimde ki son insanlığı yok ediyordu. hep o korktuğum ve kaçtığım canavar...
