ESKI DOSTLAR

126 8 0
                                        

Kalkanın yanına geldiğimizde giyisileri çalıştırıp içeri girdik iki kapaklı bir sistem panel yeri hem ic hemde dıştan korumalı . Paneli açmak için Fury' den aldığım kartı kullandım. Diğerleri etrafa bakınırken bileklikten kostumlerini kitleyip panelle uğraşmaya geri döndüm.

Parçayı kabloları açarak bağladım ekiptekilere baktım birincil aşamayı aktive etmek için sinyal boyutunu ayarlayıp çalıştırdım. Kalkan bir uydu anteni vazifesi görüp dagaları gelişmişlerin üzerine atıyordu. İcerdeki kameralardan gelişmişlere baktım hepsi yerden kalkamak için zorluyordu çok geçmeden hepsi yere serilmişti. Dalga boyutunu artırıp vücutlarında ki Hasarı tamir edip kapadım dalgalar yayılmayı bitirdikten sonra . Herkes bilekliğinden kostümü iptal etmek için tuşa basıyordu. Sonra Gerhard kafasını kaldırıp bana baktı. Gülümseyip başımı öne eğdim " hayır" demeden kalkanda ki tüm insanları çekimle bir bir kalkan dışına attım son kez dışarıdakilere baktım Numa gelip kakana yumruk atmaya başladı.

Numa: bu özeliğinden nefret ediyorum.

Gerhard: kendini öldürteceksin.

Kalkanın seviyesini artırıp kalkanı tam kapalı moda aldım. Her içeriye attığım adımda kalkanda benimle geliyordu.  Alice' in yanına geldiğimde hala yerdeydi. kostümü kapattım.

Alice: şık kefen(!)

Lydia:senin ki daha şık(!)

Ayağa kalktı boynumdan tutup kalkana fırlattı. Ayaga kalktığımda camın arkasında ki elinde tavşan olan çocuğa baktım. Korkuyordu. Elini kalkanın duvarına koydu gülümsedi.

Kafamı çevirdiğimde Alice tekrar boynuma yapıştı.

Alice: ben senden kurtulamayacak mıyım?

Lydia: kötü karakter ölürse dizi biter tatlım.

Alice: madem öyle 1 milim dahi sağlam kemiğin kalmayana kadar seni ordan oraya atarım sonuçta artık hep......

Lafını bitirmeden pençemi karnına sapladım. Gücünü yavaş yavaş ićime çekiyordum. Aşağı çakıldığımızda her yerim ağrıyordu. Tekrar doğruldum. Alice bana baktı. Üzerime koşup sırtından çıkartığı kolları gövdeme saplamaya başladı. Kanlar içindeydim hareket edecek halim.yoktu dokunaçları toplayıp koca bir kılıç haline getirdi. Ayağa kalktı.

Alice: bu kez öldüğünden emin olacağım.

Kılıçı sapladıktan sonra yükselmeye başladı ayaklarım yerden kesilmişti gövdemden bileğime doğru sızan kan bir bir yere damlıyordu. Yerde oluşan yağmur birkintisinin üzerine damlayan kan yayılarak açıldı sonra aynı birkintiye bir kan daha düştü kafamı kaldırıp Alice baktım. Metrelerce yüksekten beni yere bıraktı. Yerle temas ettiğimde tüm kemiklerimin kırıldığını hissetmiştim acı içinde kıvraniyordum. Alice yanıma indi yüzüme bakıp gülümsedi.

Alice: yanımda olsan ne kadar güçlü olurduk kim bilir? Terar kılıcı eline alıp sallamaya başladı. Kalkan dışından gelen sesle durdu.

Gerhard: ALICE DUR!!

Kafasını çevirp Gerharda baktı.

Gerhard: o senin dostun. Eski günleri hatırla. O boktan yerde bizim yanımızda duranı beni ölümden kurtaranı onu hatırla, beni hatırla , en önemlisi kendini hatırla.

Alice kontrolü kaybetmişti anlığına o esnada doğrulup sırtına iğneyi sapladım.  Yere yığıldı hareket edemiyordu. Gözleri siyahtan yeşile yeşilden siyaha dönüyordu. Bazende normal bildiğimiz haline dönüp tekrar taşın etkisine giriyordu. Pençemi çıkarıp boynuna sapladım. Taşın tamamını vücüduma cektim. Alice'e baktım normale dönmüştü. Dışarıdan tekrar dalga vermeye başladılar. Tüm güçleri gittiğinde Alice kalkanın dışına çekildi titriyordum. Vucudum soğuk olmasına rağmen içimde bir ateş beni yakıyordu. Dızlerimin üstüne çoktüm kalkan çevreme küçüldü su birkintisinden yansımama baktım. Gözlerim bir  kırmızı, bir yeşil oluyordu. Yığıldığımda başımda dikelen. Luka'yı ve Numa' yı gördüm.  Kafamı çevirip Gerharda baktım. Gülüyordu göz göze gelip gülümsedim. Tekrar kanla dolu birkintiye baktım. Gözlerimin kapanışını ordan izledim...

******

ALFA(KIZIL TAŞ LANETI )Bağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin