sonraki bir kaç hafta eğitim ,görev , olarak değişiyordu gruplar. Çoğu zaman da birilerini kaybediyorduk. Önce Ella'yı kaybettik yerine Boris geldi. sonra Boris ve Mark görevde fazla yara aldı . Mark yolda Boris te üste dönünce öldü. Kaybettiklerimizi yasını bile tutmaya izin vermeden yeni bir üste geçmek üzre hepimizi kafelere kapattılar.
********
Yeni üst diğerine oranla temiz ve bir o kadar teknolojikti. Öbür hapishaneden bozma yere oranla daha fazla seçenek ve daha fazla kendimizi geliştirme alanı vardı. Duvarlar boyalı metal ve sağlam antrenman sahası üstün içinde olduğundan dolayı artık bahçeye çıkmak gibi bir lüksümüz yoktu ama iyi tarafından bakmak gerekirse artık o hayvan kafeslerinde değil kendi odalarımızda kalıyordu . Ve en önemlisi yemekhane ve her odada banyolar vardı.pislik içinde yaşamak o kadar boğmuştu ki bizi. Bu şık altın kafes bize cennet gibi gelmişti
****
Yemek saatinde aşağı indim bizimkilerin yanına oturdum. Hepsi gülüşüyoz eğleniyordu. Espriler havada uçuşurken bizi odasından izleyen Chars' a baktım. Sırıtışlarınız hiç hoş değildi. Bireyler olduğu barizdi.
* ******
yemekler bittikten sonra kapıdan içeriye kontrolsüzler girdi. Kapsülde gördüklerimden farklıydılar. Ayağa kalktım yanlarına gittim.
Lydia: kümesinizden çıkmışınız.
Sonar: evet birada köpek kafesinde olalım dedik .
Lydia: bura küçük kümesine benzemez orda kalbini sökmem birşey ifade etmez ama burada sökersem bir daha uyanamazsın.
Raino: kim bizi öldürecek sen mi!
Lydia: yapmadığım birşey mi?
Raino: son savaşta ölen ben değildim.
Chars yanımıza gelip iğrenç sırıtış ile gülümsedi
Chars: tanışıyorsunuz demek .
Sonar: bitmemiş bir hesabımız var.
Lydia: hemen çözelim sahne dolu . Meydan boş.
Chars: sakin olun aranızda ki rekabeti gördüm. belki listenin başındakiler değişir. artık ekiplerde D gurubumdakilerden de alacağız. Yani daha çok çalışman gerekecek. sıranı kaybetmek istemiyorsan.
Lydia: bir güneş paneline yenilmem merak etme.
Sonar: ama onlar yenilir. helede şu sarışın kıvırcık.
diyerek arka masada oturanları gösterdi. yeşil pelerinin yakalarından tutup kendime çektim gözünün içine bakıp. Pençemi boğazına dayadım
Lydia: onlara dokunursan. bir daha hiçbir şeye dokunamamanı sağlarım .
Chars "geri çekilin" diyerek kolundaki bileklikteki düğmeye bastı. Elektrik akımıyla ikimizde dizlerimizin üzerine çöktük ayağa kalkınca onlar yemek masasına ben ise odama gittim. yatağa uzandım . oturur konuma geldim dirseklerimi dizlerime koydum. Birleştirdiğim ellerimi anlıma koyup derin bir nefes aldım. o sırda arkamdan bir el omzuma dokundu kafamı kaldırdığımda Louis'i gördüm.
Lydia: senin yemekte olman gerek miyomuydu!
Louis: seni merak ettim. onlar kimdi.
Lydia: kontrolsüzler!
Louis: o da ne?
Lydia: kapsüldekiler.
Louis: onlarsa ne olmuş
Lydia: eğer benim gördüklerim çıkarsa. Bu hepimizin sonu olur.
******
o gece uyuyamadım yataktan kalkıp salona gidip boks torbalarını tekmelemeye başladım. torba patlayınca duvarın dibine çöküp oturdum. kafamı kaldırıp karşı duvardaki kılıçlardan birini aldım. onunla hareketler yaptığım sırada içeri bir kadın girdi.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
ALFA(KIZIL TAŞ LANETI )
Chick-LitALFA 1.KİTAP(TAMAMLANDİ) KIZIL TAŞ LANETI :geçmişin izleri kafamda çalkalanırken en güvendiklerimin ihanetine uğramak ruhumu derinden derine parçalıyor, intikamın verdiği hırs içimde ki son insanlığı yok ediyordu. hep o korktuğum ve kaçtığım canavar...
