VEDA

160 17 2
                                        

Üste döndüğümde helikopterden iner inmez yeni öğrendiğim güçlerle askerleri etkisiz hale getirdim koşara charsın ofisine girdim dosyalarınızı aldım. Koşara odama gittim Numa'yı uyardım Louis' de Dave'i almaya gitti. Odadan çıkarken alice'in kolyesini ve Thomas'ın kartını aldım.

Louis üstün tüm elektriğini çekti bütün mekanizmalar çalışmıyor. Kapılar kilitlenmiyordu. Işıklar kesilmiş tek ışık kaynağımız Numa'nın parmaklarındaki küçük ateşti. İlerlerken Numa'ya ışığı söndürmesini söyledim askerler silahlarla koridorun ucundaydı. Dave' i dürtmemle koridorun sular içinde kalması bir oldu.

********

Bahçeye Çıktığımızda artık Numa'nın ışığına ihtiyaç yoktu yıldızlar ve hilal önümüzü zaten aydınlatıyordu. Fakat ışıktan daha büyük bir sorunumuz vardı Chars üsteki tüm askerlerle kapının önündeydi askerlerin arkasından gülümseyerek çıktı.

Chars: küçük köpekcik. Tekrar sahibine karşı geliyorsun!

Lydia: kurallar benlik değil, ne yapayım(!)?

Chars: bak şimdi sana küçük bir şans daha vereceğim.

Askerler arkadan yaralanmış yarı baygın Luka ve Gerhard'ı getirdi.

Chars: bu iki dostunu unuttun sanırsam.

Unutmamıştım sadece birini ölü diğerini de kayıp zannediyordum.

Chars: eğer geri çeklirseniz sen ve küçük dostların yaşar fakat.....

Bastonunun altındaki bıçağı çıkarıp Luka'nın göğsüne dayadı.

Chars: çıkmayı denersen. Sen dahil bura da ki herkes ölür.

Dave: bizi öldüremezsin, başka A sınıfı  gelişmiş kalmadı.

Chars: evlat, evlat, evlat. İster B sınıfı olsun ister C, isterse D sınıfı olsun. Onları alırım sizden daha güçlü hale getiririm benim işim bu.

Lydia: benim işimde ne fasına olursa olsun intikamımı almak.

Avcı da oluşturduğum kırmızı topu Chars' a attım. Aldığı darbenin etkisi ile kapıdan sekip yere serildi.

Lydia: Luka kap Gerhard'ı.

Luka zor bela Gerhard'ı alıp yanımıza geldi. Ama olduğu yere çöküp kaldı canının ne kadar yandığını Gözlerindeki bakışlardan anlıya biliyordum. Zorlanarak ayağa kalktı titriyordu. Elimi omzuna koydum.

Lydia: son bir iş daha.

Elimdeki dosyaları gösterip göz kırptım.

Luka: anladım.

Koşarak içeri girdi.bizde o esnada dışarı da ki askerlerle savaşıyorduk bir kaçını devirdik fakat bu şekilde bir yere varamayacağız belliydi. Dave'e döndüm.

Lydia:Dave tusunami!

Dave yarattığı dalga ile bahçedeki herkesi yere serdi. Onaların kalkmasına izin vermeden Louise baktım.

Louis: anladım.

Elektrik etkisiyle herkes çarpıldı. Askerlerin tamamı etkisiz hale gelmişti. Kapıya doğru giderken hepimiz boyundaki çiplerden  gelen elektrikle dizleirmizin üzerine düşüp kaldık. Chars topalayarak geldi.

Chars: küçük nankörler. Sizi ben büyüttüm siz eo kadar emek verdim.

Zor bela ayağa kalktım boynundaki çipi pençelerimi geçirip söktüm. Chars' İn yanına gidip boğazına yapıştım.

Lydia: hepimizin hayatını Mahvettin.

Hapishanenin duvarına fırlattım yanına doğru gidecekken Louis kolumdan tutu.

Louis:bırak gidelim Lula ve Grif yaralı onlara bakmamız gerek.

Kapıdan çıkarken son kez geriye baktım. Onca yıllık yaşamımın geçtiği bu iğrenç çukurdan kurtulmanın buruk sevinci vardı. Alice ile kurduğum bu planı tek başıma gerçekleştirmenin hüzünlü vardı içimde.

*****

Ormanda biraz ilerledikten sonra içi boş bir mağra bulup içine saklandık. Çantadan dosyaları çıkartıp herkese dağıttım hepsi açıp dosyayı inceliyordu. Gerhard hariç dosyayı aldığı gibi ateşin içine fırlattı Louis şaşkınlıkla ve panikle dosyayı ateşten çıkartı

Louis: aptal mısın sen?

Gerhard: gerçekliğe dönsem ne olucak 5 yıl kim öldü kim kaldı belli değil.

Louis: bakmadın bile belki yaşıyan vardır.

Gerhard  ayağa kalkıp Louis'i yakasına yapıştı.

Gerhard:ne önemi var?

Kalkıp yanına oturdum. Yerde ki dosyayı uzatıp yüzüne baktım.

Lydia: Alice'le hayalini kurduğun şeyleri onsuz yapmak zor gelicek. Farkındayım. Ama devam etmen lazım.

Gerhard: o çukurda! O kadar yer kaplamış ki hayatımda. Son beş yılının en güzel anısı oldu. Şimdi onsuz bir gelecek kurmak zorundayım. Kolay mı sence?

O an dona kalmıştım ne diyeceğimi bilemedim. Pek duygusal biri değilim insanların dertlerini anlamam. Akıl vermeyi de pek beceremem fakat onun ne hissettiğimi anlayabiliyorum

Lydia: 3 yıl önce Alice ile tanışmasaydım o planda ölmek fasın açılmak vardı herkesi herşeyi serbest bırakıp. Alice den sonra o planları tekrar tekrar gözden geçirdim. En güvenli yolu bulmak için. Sonunda Alice gidince sadece kaçmak oldu hedefim güvendiğim tek dostumla arama metrelerce toprak girdi.

Gerhard: Louis'i sevdiğini bilmesem Alice'e aşıksın derdim.

Anlamsız bir ifadeyle yüzüne baktım.

Lydia: ona aşık değilim!

Gerhard:üzücü o sana vurulmuş ama.

Mağra kapısında dikelen Louis' e baktım.

Lydia: sonsuz bir ateşim hayatıma giren kül olup çıkar.

Gerhard: felsefi iyimiş(!)

Dosyayı verip ayağa kalktım.

Lydia: evet, Grif ve Luka iyileştiğini göre yolumuzun sonudur. Dosyalarda adresiniz olması lazım.

Numa uzun süre yanında duran dosyayı eline alıp baktıktan sonra Kapının yanında endişeli bir biçimde bekleyen Dave' e baktı. Yanına koşup kulağına birşey  fısıldadı.

Lydia: bir şey mi oldu.

Panikle doğrulup yüzüme baktı.

Numa: yok sadece yol çok uzun.

Lydia: peki.

Mağranın önüne çıktım herkesle vedalaştı sıra Louis' e geldiğinde elimi uzattım tokalaşıp içten bir gülümseme attı. Cebinden bir kolye çıkarıp bana verdi. Ucundaki sembol baktım.

Louis: efsaneler göre, kurtlar kabilelerinden birinin başına birşey gelirse toprağa bu şekli çizerler. İntikam işaretidir bu. O işareti çizen kurt ne olursa olsun canı faslına o intikamı alır. Sana çok uyduğunu düşündüm. Kontrolsüzlere gidereken yaptım.

Lydia: saol!

Gitmeden onu kendime çektim sarıldım. Elini tutum.

Lydia: elveda...

Louis: hayat bizi tekrar birleştiricek

*****



ALFA(KIZIL TAŞ LANETI )Bağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin