Gözlerimi açtığımda cam bir kafesin ićinde kollarım ve bedenim bağlı halde yatıyordum. Nefesim cigerlerime inerken tüm bedenim yanıyordu. Kafamı çevirdiğimde Clint'i gördüm. Endişeliydi. Gülümseyip ona baktım. Yanında bulunan butona bastı.
Clint: Max tarama.
Max: vücut normal ölçeklerde efendim.
Yüzümde ki maskeyi indirdim. Bir kaç kez öksürüp sonunda normal bi şekilde nefes aldım.
Lydia: sorun yok kaptan(!)
Clint: aramıza tekrar hoş geldin o zaman ufaklık.
Bir kaç saat sonra doktorlar ve başka bir ekip kontrol icin odaya geldi tahliller ve bir dizi testler yaptıktan sonra ayağa kalktım. Kendi odama gittim .yere oturdum duvarlarda ki çizimlere baktım. Masanın üzerinde duran kalın bilekliklere gözüm ilişti.
Lydia: max ihtiyaç var mı sence(?)
Max: dengesizlik saptamadım efendim.
Dolaptan beyaz bir kazak ve mavi düz bir kotu üzerime geçirip kapıda asılı duran kot ceketi giyip odadan çıktım balkona yürüdüm. Bizimkiler bahçede dizilmiş oturuyordu. Adam yanıma geldi. Korkulukları tutu derin bir nefes alıp bana baktı.
Adam: o geldi aklına demi.
Lydia: hiç gitmedi ki.
Cebinden kolyeyi çıkartıp bana uzattıp gülümsedi.
Adam: kolye gitmeye çok meraklı ama.
Kolyeyi elinden alıp güldüm. Tekrar baktım. Çok zamanımız ama az anımız vardı. Elimle tutabileceğim anı sayısının yokluğu içimde ki acıyı hafifletiyordu bir nebze . Kolyeyi avcuma alıp sıktım gökyüzüne baktım.
Lydia: o da kayıp bir parça , diğer yarısını arıyor.
Adam: bulur belki bir gün.
Dedikten sonra odama geçtim. Etrafı düzenleyip gerkesiz şeyleri attarken Tony içeri girdi. Anlamsız bir hal vardı üstünde.
Tony: nasıl hisediyorsun?
Lydia: güzel ama değişik.
Tony: normal ölümden döndün sonuça
Lydia: galiba.
Durdu sağa sola bakındı. Derin bir nefes alıp bana döndü.
Tony: burası biraz küçük değil mi?(!)
Lydia: yani, daha küçük yerlerdede kalmıştım.
Tony: istersen.....yani benimle yaşamak istersen yani. O evde mantiken yüzde 27 yedilik bir yetkin var. Labaratuvarıma dokunmamak şartıyla tabi(!).
Lydia: anladım, şu test işleri bitince tamam olur yani.
Tony: güzel. Be Pepper ile yemeğe çıkıcağım gelir misin?.
Lydia: yok teşekürler.
Tony: gelmesen daha iyi zaten.
Odadan çıktığında istemsiz bir gülme aldı . Etrafı toplarken çekmecede ki kitaba ilişti gözüm, kitabın sayfalarını çevirmeye başladım birer ikişer. Sonrasında cebime attım. Fury'nin odasına geçtim.
Fury: nasıl hisediyorsun?
Lydia: güzel.
Ceketin cebinden kitabı çıkarıp Fury'nin masasına koydum.
Lydia: asgartlı dostuna galiba bu sefer gerçekten ihtiyacımız var.
Fury kitabı alıp açtı. Bir süre inceldi yüzüme korku dolu ifade ile baktı. Derin bir nefes alıp başını
ŞİMDİ OKUDUĞUN
ALFA(KIZIL TAŞ LANETI )
ChickLitALFA 1.KİTAP(TAMAMLANDİ) KIZIL TAŞ LANETI :geçmişin izleri kafamda çalkalanırken en güvendiklerimin ihanetine uğramak ruhumu derinden derine parçalıyor, intikamın verdiği hırs içimde ki son insanlığı yok ediyordu. hep o korktuğum ve kaçtığım canavar...
