Az önce neler yaşadığına anlam veremeyen Taehyung, elini kalbine bastırarak hızlıca saraya dönerken, sarayın girişinde, merakla Taeyung'u aramaya çıkmış olan hyungu Namjoon ile karşılaşmıştı. Namjoon kardeşini görmesiyle rahatlarken, elini kalbine bastırmasını görmesi ile bir panik dalgası onu çevrelemiş ve bu hızlıca kardeşine doğru koşmasını sağlamıştı. Tam ağzını açıp iyi olup olmadığını soracakken ise Taehyung'un konuşması ile şaşkınlıkla öylece kala kalmıştı.
"Hyung... Bana bir şeyler oluyor. Kalbim çok hızlı atıyor... Sanırım hasta oldum..."
***********************************************************************************************
Kardeşini bulmak adına saraydan ayrılan Namjoon, onu bulduğu zaman kesinlikle böyle bir şey beklemiyordu. Kardeşinin bedeninde herhangi bir hasar var mı diye hızla süzdükten sonra, telaşla ellerini Taehyung'un omuzlarına koyup hafifçe sıkmıştı.
"Taehyung ne diyorsun sen ? Başına bir şey mi geldi ? Senin daha önce hiç bu şekilde bir rahatsızlığın olduğunu duymamıştım. Şimdi sakinleşmeye çalış ve içeri geçelim, daha sonra da bana her şeyi anlat olur mu ?"
Namjoon, onay almak istercesine kardeşinin yüzüne bakarken, Taehyung hala daha hissettiği şeylerin yoğunluğu ile konuşmaya güç bulamayarak başını sallamakla yetinmişti. İstediği onayı alan Namjoon ise kardeşini kolunun altına çekerek sarayın içine yürümeye başlamıştı. Sonunda saraya giren ikili daha rahat konuşabilmek adına terasa çıktıkları zaman ise Seok Jin ile karşılaşmışlardı. Namjoon, bitkilerle narin bir şekilde ilgilenip, onları sulayan eşini görmesi ile içi sıcacık olurken, kardeşinin durumunu hatırlamasıyla derin bir iç çekmişti. Bu sırada ise çiçeklerle ilgilenmeye dalmış Seok Jin duyduğu iç çekiş ile hafiften irkilerek arkasını dönmüş ve eşi ve sanki kendi oğluymuş gibi görüp davrandığı Taehyung'u görmesi ile kocaman gülümsemişti ki bu gülüş ikisinin de yüzlerindeki ifadeyi görmesi ile hızla solmuştu. Çiçekleri sulamayı bırakmasıyla ikilinin yanına adımlayarak bir elini eşinin, diğerini ise Taehyung'un yanağına koyarak zarifçe okşamıştı.
"Benim bebeklerimin nesi varmış böyle hm ? İkiniz de çok endişeli görünüyorsunuz."
Namjoon, eşinin yanağındaki elini tutup dudaklarına doğru götürdükten sonra avuç içine minik bir öpücük bırakmış, ardından ise eşini ve kardeşini terasta bulunan koltuklara doğru sürüklemişti. Taehyung ikilinin arasına girmek istemezcesine karşılarındaki koltuğa otururken, Namjoon da oturmuş ve eşini de yanına çekerek kolunun altına girmesini sağladıktan sonra başını göğsüne yaslamış ve eşinin saçlarına minik bir öpücük kondurduktan sonra ona ithafen konuşmuştu:
"Hayatım biliyorsun ki Taehyung saray dışına habersizce çıkmaya bayılıyor." Bunu söylerken imalı bir şekilde Taehyung'a bakmış ve onun sanki konu ile hiç alakası yokmuş gibi bakışlarını havaya çevirip kendi kendine mırıldanmaya başlamasıyla iç çekmiş ve tekrar eşine dönmüştü. "Babam normalde buna alıştığı için pek fazla ses çıkarmaz fakat bir kaç güne kadar yapılacak kutlama için Taehyung'un da fikirlerini almak istiyorlar. Bu sebeple beni onu bulup getirmem için peşinden göndermişlerdi. Babamı onayladıktan sonra tam saraydan çıkacağım zaman ise Taehyung çoktan geri dönmüştü ve biz sarayın girişinde karşılaşmıştık fakat henüz rahatlayamadan onun kalbini tuttuğunu fark ettim. Ne olduğunu sorduğum zaman ise bana sanırım hastalandım dedi ve ben de onunla konuşmak adına buraya getirdim. Tam olarak ne olduğunu henüz ben de bilmiyorum ama onun herhangi bir rahatsızlığı olmadığına eminim ve bu da istemsizce endişelenmeme sebep oluyor. Bu yüzden ben de onun açıklamasını bekliyorum."
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Querencia // T.K
FanfictionVampir Kral Taehyung ve onun güzeller güzeli ruh eşinin hikayesi Soft fic
