Taehyung'un söylediklerinden sonra fazlasıyla utanan Jeongguk, karşısındaki adama eşsiz bir gülümseme verdikten sonra bakışlarını kaçırmıştı. Onun utandığını anlayan Taehyung ise her ne kadar güzel çocuğu daha fazla utandırmak istese bile sessiz kalmış ve onun bir şeyleri sindirmesine izin vermişti. İkili, bir süre daha, öncekinden bile sessiz bir halde el ele oturmaya devam etmişti. Zaman bu şekilde akıp giderken Taehyung kendi ismini seslenen birisini duymasıyla bakışları ile etrafı taramış ve sonunda kendisine yaklaşan Namjoon ve Seok Jin hyungu ile bakışları buluşmuştu.
Taehyung'un baktığı yöne bakışlarını çeviren Jeongguk ise fark ettiği Prens Namjoon ve onun eşi ile birlikte, utangaç bir şekilde ellerini Taehyung'un elleri arasından kurtarmış ve ayağa kalkarak, yanlarına ulaşan ikilinin önünde saygıyla eğilmişti. Taehyung ellerini ayıran çocuğa çattığı kaşları ile bakarken sessiz kalmış, Namjoon ve Seok Jin ise çocuğun saygılı tavrı ve sevimliliği karşısında kocaman gülümsemişlerdi. Jeongguk, eğilmeyi kesip başını kaldırdığı zaman ise ona bakarak gülümseyen çifte sevimli tavşan dişlerinin görünmesini sağlayacak bir gülümseme vermişti.
Taehyung, çocuğun sevimli gülümsemesi ve parlayan gözlerini hayran bakışlarla izlerken, sevimli şeylere fazlasıyla zaafı olan Seok Jin ise buraya neden geldiklerini unutarak ellerini eşinin ellerinden ayırmış ve karşısındaki tatlı çocuğun ellerini tutarak heyecanla konuşmaya başlamıştı:
"Aman Tanrım! Sen cidden çok sevimli ve güzel bir çocuksun."
Hareketleri yüzünden fazlasıyla şaşkınlık yaşayan Jeongguk'un farkında bile olmayan Seok Jin, bakışlarını eşine çevirmiş ve hızla konuşmaya devam etmişti.
"Ruh eşi efsanesi bir yana, Taehyung'un neden daha ilk görüşte bu kadar etkilendiğini ve bize anlatırken neden bu kadar hisli olduğunu anlayabiliyorum. Şuna baksana Namjoon, bu çocuk çok tatlı. Kim olsa onu bu kadar sevimli bulurdu."
Jeongguk, daha olanları bile sindiremezken, duyduğu şeylerle iyice iyice şaşırarak bakışlarını hala daha oturan Taehung'a çevirmişti. İlk görüşte etkilenip birilerine anlatmak mı ? Jeongguk nerede karşılaşmış olabileceklerinden bile emin değildi çünkü o asla sosyal bir çocuk olmamıştı. Bunların dışında ise eğer böyle birisi ile daha önce karşılaşmış olsa unutabileceğini sanmıyordu. Bu da demektir ki Prens Taehyung, kendisini bir şekilde görmüş ve bugün onu eşi olması için seçerken rastgele seçmemişti.
Jeongguk düşünceli bir şekilde ona bakmaya devam ederken, Taehyung üzerindeki bakışları fark etmiş ve bir iç çekmişti. Seok Jin'in kelimelerinden sonra çocuğun bir şeyleri merak ettiğini anlayabiliyordu ve haklıydı da. Bir anda tanımadığı birisinin eşi olarak seçilmişken, kendisini eşi olarak seçen kişinin aslında onu bir kere bile olsun görmüş olduğu düşüncesi elbette herkesi merakta bırakırdı. Bu yüzden bu olanları daha sonra güzel çocuğa düzgünce açıklamaya karar vererek ayağa kalkmış ve ikilinin yanına giderek Jeongguk'un ellerini kendi elleri arasına alarak, sessizce onları izleyen Namjoon hyunguna dönmüştü.
"Bunları daha sonra konuşabiliriz. Sen ne için seslenmiştin hyung ?"
Namjoon kardeşinin dalgın haline gülmüştü. Cidden şu an gerçekleşen asıl olayı unutmuş olması bu çocuktan ne kadar etkilendiğini gösterir diye düşünmeden edemiyordu.
"Taehyung, bugünün asıl amacını hatırlıyorsun değil mi kardeşim ?"
Taehyung kaşlarını çatıp karşısındaki ikiliye anlamsızca bakarken, Namjon ve Seok Jin onun bu haline gülemeye başlamıştı. Taehyung hala anlamsızca bakıyorken, durumun farkına varan Jeongguk'ta boştaki elini dudakları üzerine kapamış ve kıkırdamasını bastırmaya çalışıyordu. Taehyung hayranlık dolu bakışlarını yanındaki çocuğa çevirirken sonunda hatırlamıştı. Tanrı aşkına bugün doğum günüydü ve yemin töreninin başlamasına çok az bir vakit kalmıştı. Farkındalık ile gözleri büyürken, bunu nasıl unuttuğunu sorguluyordu. Yanındaki güzel çocuk, onu daha şimdiden bu kadar etkilerken, ileride neler yaşayacaklarını merak ediyordu.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Querencia // T.K
FanficVampir Kral Taehyung ve onun güzeller güzeli ruh eşinin hikayesi Soft fic
