7.BÖLÜM

11.6K 1K 336
                                        


 Jeongguk'un, Taehyung'un teklifini onaylaması ardından gürültülü avludan ayrılan ikili, karanlık gecede sakin adımlarla ilerliyorlardı. Açıkçası Jeongguk nereye gittiklerini merak ediyordu ama bunu sormaya cesareti olmadığından ötürü sessiz bir şekilde ilerlemeye devam ediyordu. Taehyung ise saf kan bir vampir olmasının getirdiği ayrıcalıklar sayesinde fazlasıyla gelişmiş olan altıncı hissiyle, çocuğun yaydığı meraklı aurayı hissedebiliyordu fakat çocuğun bu tatlı halini fazlaca sevdiğine karar verdiği için herhangi bir açıklama yapmıyordu ki zaten gitmek istediği yere gelmişlerdi.

 Taehyung'un durmasıyla Jeongguk'ta duraksamış ve bulundukları yere göz atmaya başlamıştı. Hala daha  sarayın avlusundan gelen müzik sesini duyabiliyorlardı fakat ses o kadar azdı ki, ortamın sessiz ve güzel havasını  bozmak için yeterli değildi. Bulundukları yer fazlasıyla güzeldi. Her tarafı çeşit çeşit ve renk renk çiçeklerle kaplı bir bahçedeydiler ve Jeongguk, sarayı bulundukları yerden çok daha rahat görebiliyordu. Anlaşılan Prens Taehyung onu saray bahçelerinden birisine getirmişti. Her tarafı çiçeklerle kaplı bahçenin tam ortasından taşlı bir yol geçiyordu ve yolun sonunda ise ufak bir çardak vardı. Çardağın hemen karşısında ise, üzerini nilüfer yapraklarının süslediği ufak bir göl birikintisi vardı.

 Jeongguk hayran olmuş bir şekilde etrafı incelerken, Taehyung onun bu haline gülümsemiş ve hala meraklı bakışlarla etrafı inceleyen güzel çocuğun elini tutmuştu. Jeongguk, elinin üzerine kapanan büyük eli hissettiği zaman ise irkilmiş ve ardından bakışlarını, incelemeye daldığı manzaradan çekerek Taehyung'a çevirmişti. İkisi de ellerinin ufak temasıyla kalplerini ılık bir hissin ele geçirdiğini hissederken, Jeongguk utanarak bakışlarını kaçırmıştı. Taehyung onun bu haline kıkırdarken, tuttuğu eli hafifçe çekmiş ve kendisiyle beraber güzel çocuğu da çardağa doğru ilerletmeye başlamıştı. Sonunda ikisi de oturduklarında bile Taehyung, tuttuğu eli hala bırakmamış aksine çocuğu iyice kendisine doğru yaklaştırarak dip dibe oturmalarını sağlamıştı.

 Yetmiyordu. Kesinlikle yetmiyordu. Daha yalnızca bir kaç gün önce gördüğü bu güzel çocuğa uzak kalmak istemiyordu ve ellerinin ufak teması Taehyung'a yeterli gelmiyordu. Hala çok garipti. Henüz tanımadığı ve bu anı saymazsak sadece bir kere gördüğü bu güzel çocuğa karşı bu kadar yoğun duygular beslemesi ona garip geliyordu fakat bunu göz ardı etmeyi seçiyordu. Her şey yolunda gidiyordu ve bu güzel çocuk onunlaydı işte. Bu kadar güzel duygular hissedebilme şansı varken ve bu duyguları hissettiği kişiyi de eşi yapacakken sorgulamaya gerekte duymuyordu zaten. 

 Jeongguk'ta ondan farklı sayılmazdı. Hayatında ilk defa gördüğü bir prens neden onu eşi yapmak istemişti ya da bu durumu kabullenip prensi bu kadar çabuk benimsemesi ne kadar mantıklı bir durumdu bilmiyordu. Sorgulayacak çok şeyi vardı fakat o sorgulamak yerine yalnızca elinin üzerindeki dokunuşun ve fazlasıyla yakın oturmaları sayesinde burnuna dolan erkeksi kokunun kendisini ne kadar heyecanlandırdığını hissetmeye odaklanmıştı. İkisi de aynı hisler içerisinde sessizce oturup anı yaşarken, ikisi de bilmiyordu ki onların kaderi henüz ikisi de doğmadan yazılmıştı. Onlar yalnızca kaderi bulan iki kişiydi  ve ikisinin de daha ilk görüşte bu kadar yoğun şeyler hissetmelerinin tek sebebiyse buydu.

 Bir süre daha derin düşünceler içerisinde sessizce oturan ikili yavaş yavaş sıkılmaya başlamıştı ama bu sıkılmanın birbirlerinden sıkılmakla alakası yoktu. Aslında ikisi de gayet huzurluydu ve sonsuza kadar bu şekilde kalabilirlerdi ama şu an değildi. İkisinin de konuşmak istediği çok şey vardı. Evlendikten ve birbirlerini tamamen tanıdıktan sonra önlerinde uzun bir hayat vardı nasıl olsa. Daha sonra anın tadını çıkarmak için çok daha fazla fırsatları olacaktı. Kim bilir belki de o zaman iki yabancı gibi oturmaktansa birbirlerinin nefeslerinde soluklanıp, birbirlerini severken yaşarlardı bu güze anları. Bu düşünce ile içten içe titrediğini hisseden Taehyung ise en sonunda dayanamamış ve konuşmaya başlamıştı:

Querencia // T.KBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin