Gerginlik... Sonunda vardıkları sarayın bahçesinde öylece dikilen Jeongguk'un hissettiği tek şey gerginlikti. Hatta bu his o kadar kuvvetliydi ki, kocaman açtığı gözleri ve ne zamandır tuttuğunu bilmediği nefesi ile olduğu yerde kalmışken, nasıl bir durumda olduğunun ve dışarıdan ne kadar komik göründüğünün farkında bile değildi. Fakat o her ne kadar durumunun farkında olmasa bile neyse ki Jimin, arkadaşı için oradaydı ve onu kendisine getirmek amacıyla Jeongguk'u hafifçe sarsmıştı.
"Jeongguk bebeğim, artık kendine gelir misin lütfen ? Bu şekilde devam edersen geç kalacağız. Senin sorumsuz bir çocuk olduğunu düşünmelerini istemeyiz değil mi hm ?"
Hyungunun nazik sesiyle bakışlarını karşısındaki bedene çeviren Jeongguk, Jimin'in söylediklerinin haklılık içerdiğinin farkındalığı ile kendisine gelmişti. Elbette bunu istemezdi. Daha ilk günden sorumsuzluk yapıp, Prens Taehyung'a uygun bir eş olmadığının düşünülmesini istemiyordu. Bu sebeple hızla hyungunu onaylamıştı. Jimin ise Jeongguk'un sonunda kendine gelmesi ile sevimlice gülümserken, Jeongguk'un koluna girmiş ve onun hızla yürümeye başlamasını sağlamıştı.
Bu sırada onların geldiğini anlayan Taehyung, hyunglarını umursamadan melek çocuğunu karşılayabilmek adına seri adımlarla bahçeye doğru ilerlerken, sonunda iki beden sarayın giriş kapısında karşılaşmıştı. Taehyung karşısında gördüğü bedenin güzelliği ile olduğu yerde kalırken, her seferinde daha da fazla şaşırmadan edemiyordu. Minik sevgilisi nasıl olur da her gördüğünde daha da güzelleşmiş olabilirdi ki ? Bu çocuk tamamen kendisini büyülemek için mi yaratılmıştı bilmiyordu fakat bundan asla şikayetçi olmadığına emindi. Üzerindeki güzel kıyafetinin bembeyaz teni ile uyumu, yüzündeki hafif makyajı, dalgalı saçları ve içerisi minik yıldızlarla dolu güzel gözleri.... Taehyung farkında olmadan dalıp giderken derin bir iç çekme ihtiyacı hissetmişti.
Onun bu halinin farkında olan Jeongguk ise üzerinde gezinen bakışların kendisini ne kadar güzel hissettirdiğini düşünmeden edememişti. Prens Taehyung ona öyle bir bakıyordu ki, sanki tamamen büyülenmiş ve her şeyi Jeongguk olmuş gibiydi. Bu şekilde hissetmek Jeongguk'u fazlası ile memnun ederken, kendisi de Taehyung'tan farklı değildi. Taehyung kesinlikle çok yakışıklı bir adamdı. Siyah saçları, asil yüz hatları, geniş omuzları ve zarif elleri ile Taehyung, kesinlikle herkesi önünde diz çöktürebilecek kadar tehlikeli bir adamdı. İstediği herkesi elde edebilecek kadar güçlü, herkesin hayallerinin prensi olacak kadar asildi ve bu adam yalnızca kendisine bu kadar özel bakıyor, onun eşi olmak istiyordu. Bu düşünceler arasında yüzünü eşsiz bir gülümseme kaplarken, Taehyung anında bu gülümsemeyi yakalamış ve kendisine bakarak gülümseyen minik sevgilisine, tıpkı onun gülümsemesi gibi eşsiz bir gülümseme vermişti.
İkili kendi dünyalarında kaybolmuşken etraflarında neler olduğunun pekte farkında değillerdi. Bu durum karşısında Jimin gülmemek adına kendisini sıkmaktan patlamak üzereydi fakat gülmeye pek cesaret de edemiyordu. Ne olursa olsun, karşısındaki onların prensiydi ve saygısızlık etmek istemiyordu. Bu durumdan nasıl sıyrılacakları konusunda bir fikri olmadan öylece beklerken, Prens Taehyung'un arkasından yaklaşan başka bir bedeni fark etmesi ile bakışları oraya kaymıştı. Gelenin Prens Taehyung'un en büyük kuzeni olan Prens Yoongi olduğunu fark etmesi ile saygıyla eğilirken hafifçe Jeongguk'un koluna dokunmuştu ve Jeongguk'ta sonunda dünyaya dönmüş gibi bir ifade ile hızla eğilmişti.
Onların bu haline gülümsemek ile yetinen Yoongi ise Taehyung'un yanına geldiği gibi Jimin'in yapamadığı şeyi yapmış ve kahkaha atmaya başlamıştı.
"Tanrım... Çocuklar, deminden beri sizi izliyorum da"
Kahkahaları arasından zorlukla konuşurken devam etmişti:
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Querencia // T.K
FanficVampir Kral Taehyung ve onun güzeller güzeli ruh eşinin hikayesi Soft fic
