10.BÖLÜM

10.2K 817 454
                                        


 Jeongguk ile geçirdikleri mükemmel buluşmalarının ardından saraya döndüğü zaman, Taehyung tamamen sarhoş olmuş gibi hissediyordu. Güne başlarken fazlaca olan heyecanı, gün sonuna kadar asla azalmamış aksine katlanarak artmaya devam etmişti. Karşısındaki masum çocuk o kadar utangaç duruyordu ki, Taehyung başta nasıl iletişim kurabilecekleri ya da nasıl davranması gerektiği konusunda fazlası ile endişeliydi. Fakat Jeongguk,  her ne kadar utandığını ele veren kırmızı yanakları ile utangaçlığını gizleyemiyor bile olsa kendisinin geri çekmemek ve günü Taehyung adına kolaylaştırmak adına yemin etmiş gibi gayet rahat davranmaya çalışmıştı.

 Taehyung ona yaklaşmak istediği zaman itmemiş, ona karşı başlattığı ufak dokunuşlara sadece tatlı bir şekilde gülümsemek ile yetinmiş ve o gülümsemeleri ile günü Taehyung için daha da parlak kılmıştı. Üstelik korktuğunun aksine Jeongguk, oldukça konuşkan birisiydi. Ne kadar çekingenliğini üzerinden tam olarak atamamış olsa bile tüm gün konuşmuş, tatlı sesiyle Taehyung'a hikayeler anlatmış ve şarkılar söylemişti. 

 Yüzündeki sersem gülümseme ile sarayda ilerlerken o kadar dalgındı ki, büyük salonda toplanmış ve neşeli bir şekilde sohbet eden hyunglarının hiç birisini fark etmemişti. Onun aksine ise Taehyung'un gelmesini merakla bekleyen, başta Seok Jin olmak üzere tüm hyungları onu fark etmiş ve yüzündeki ifadeyi görmeleri ile dayanamayarak koca bir kahkaha atmışlardı. Taehyung ise bir anda salondan yükselen sesleri fark etmesi ile irkilerek gerçekliğe dönmüş ve irileşmiş gözlerini hyunglarına çevirmişti. Onun bu hali ile fazlaca eğlenen Yoongi'nin yüzünde tehlikeli bir sırıtma oluşurken ise küçüğü ile eğlenmekten kendisini alı koyamamıştı.

 "Selam aşk kuşu. Yüzündeki ifadeye bakarsak oldukça eğlenmiş görünüyorsun. Ne yaptınız da bu kadar mutlusun hm, yoksa dayanamayıp daha ilk günden çocuğu öptün de bu yüzden mi bu kadar aklın havada geziniyorsun ?"

 Yoongi'nin dedikleri ve eğlenen ses tonu ile olduğu yere mıhlanan Taehyung, sonunda onun dediklerini algıladığında farkında olmadan paniklemiş gibi konuşmaya başlamıştı:

 "Hyung, saçmalama lütfen! Tanrı aşkına oradan bakınca bir sapığa mı benziyorum ?"

 Aslında tüm gün aklında dolanan bu isteği karşısında, sırf çocuğu korkutmamak adına kendisini zorla tutuğu gerçeğini görmezden gelmiş ve yaşadıkları tatlı anları düşünerek tekrardan gülümsemeye başlamıştı.

 "Sadece çok güzel bir gün geçirdik tamam mı? Tanrım... O kadar tatlı ve  naif bir çocuk ki, bütün gün kendimi fazlasıyla huzurlu ve mutlu hissetmemi sağladı. Sanırım ona tamamen aşık olmak sandığımdan daha kısa bir zaman alacak."

 Taehyung'un dedikleri karşısında gülümseyen Seok Jin, eşi Namjoon'un yanından kısa bir an kalkmış ve Taehyung'u elinden tutarak yanlarına çekip oturmasını sağlamış, ardından ise tüm gün merakla beklediği anın gelmesi ile sabırsızca konuşmaya başlamıştı:

 "Anlat bakalım o zaman bize, neler yaptınız gün içerisinde."

 Eşinin bu meraklı tavrına karşın gülmekle yetinen Namjoon, eşini tekrardan göğsüne çekerek kendisine yaslamış ve dikkatini kardeşine vermişti. Her ne kadar tüm olgunluğu ile olaylara karşı daha az heyecanlı yaklaşmaya çalışsa bile, neler olduğunu o da merak ediyordu. 

 "Hyung.. Jeongguk tüm gün o kadar tatlıydı ki, cidden sandığımdan daha da güzel bir gün geçirdim. Buluşacağımız için erkenden kalkmış ve benim için bir sürü yiyecek hazırlamış. Üstelik hepsinin tadı o kadar güzeldi ki, beni düşünerek böyle bir şey yapması beni çok mutlu etti."

Querencia // T.KBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin