Kargaşa... Sarayın büyük bahçesine hakim olan tek şey büyük bir kargaşaydı. Yaşadıkları şaşkınlığı henüz atlatma fırsatı bile bulamadan Jeongguk'un bayılması herkes büyük bir kargaşaya sürüklenmiş, şoktan ilk çıkan Hyun Jae'nin dehşet dolu bir ses ile oğlunun adını bağırması üzerine eşi Kwang ve eski Kral ve Kraliçe Kim'de sarayın bahçesine gelmişti.
Kral ve Kraliçe Kim, korku dolu bakışlarla Jeongguk'a bakarken, Kwang ise hayret dolu bakışlarını Myung Soo'ya dikmiş ve öylece kala kalmıştı. O ve diğer herkesi kendine getiren şey ise Taehyung'un Jeongguk'u hızlı bir şekilde kucaklayıp sarayın şifahanesine doğru koşmaya başlaması olmuştu. Sonunda kendine gelen diğerleri ise Hyun Jae'den bir açıklama beklercesine ona bakarken, güzel kadının ağzından çıkan tek kelime 'sonra' olmuş, ardından damadının peşine şifahaneye doğru hızlı adımlarla ilerlemeye başlamıştı. Geride kalan diğer herkes de durum önceliğinin farkına vararak şifahaneye ilerlerken, hepsinin içinden tek bir şey geçiyordu. Yüce Tanrım... Lütfen biricik Jeongguk'umuza bir şey olmasın...
************************************************************************
Taehyung daha önce hiç bu kadar parçalanmış hissetmemişti. Biricik eşi hayatına girdiği andan beri tüm enlerini ona yaşatmaktan asla çekinmezken, ilk defa Jeongguk'un ona hissettirdiği bir şey hakkında bu kadar mutsuz hissediyordu. O kadar... O kadar korkmuştu ki... Eşinin minik bedeni bir anda kolları arasına yığılıp kaldığı zaman ne yapacağını bilememiş, ruhunun parçalara ayrılıp ufak parçalar halinde etrafa saçıldığını hissederken sonunda yerine gelmeye başlayan aklı ile Jeongguk'u kucakladığı gibi şifahaneye getirmiş ve içeride bulunan şifacıya teslim etmişti.
Şimdi ise saatler gibi geçen dakikaların ardından şifahanenin önünde volta atıp duruyor, kulağına dolan ağlama sesleri eşliğinde sakin kalmaya çalışıp şifacının onlara vereceği herhangi bir haberi bekliyordu. Bir süre daha zaman bu şekilde akıp giderken sonunda şifacı, Jeongguk'un dinlendiği odadan çıkmış, yüzünde bulunan karmaşık ifade ile Jeongguk'un uyandığını söylemişti. Bu haber üzerine herkes bir anda ayaklanıp Jeongguk'un kaldığı odaya doluşurken, Taehyung hepsini geride bırakarak eşine koşmuş, boncuk gözleriyle kendisine mahmur bakışlar atan sevimli eşini hızla kolları arasına alarak saçlarına ardı arkası kesilmeyen öpücükler bırakmaya başlamıştı.
Taehyung'un bu hareketi, her ne kadar yorgun hissetse bile Jeongguk'un gülümsemesini sağlarken, herkse derin bir iç çekmiş, Jeongguk'a bir şey olmamasının getirdiği sevinçle Tanrı'ya şükranlarını sunmaya başlamışlardı. Taehyung herkesin bu haline gülümseyip, kolları arasında bulunan eşini biraz daha kendisine çekerken, hala daha yüzünde anlamsız bir ifade bulunan şifacı ile göz göze gelmiş, yüzünde bulunan ifadeden hoşnut olmayarak konuşmaya başlamıştı:
"Sorun nedir Şifacı Kyung ? Suratınızda bulunan ifadeden hoşlanmadım. Yoksa eşim ile ilgili bir sorun mu var ?"
Taehyung'un bu sorusu üzerine herkes bakışlarını şifacıya çevirirken, Şifacı Kyung derin bir iç çekmiş, ardından Jeongguk ve Taehyung'un yanına doğru ilerlemeye başlamıştı.
"Açıkçası emin değilim Kralım. Kral Jeongguk yalnızca stresten dolayı bayılmış gibi duruyor lakin bir vampirin bu kadar basit bir nedenden ötürü baygınlık geçirmiş olması alışılagelmiş bir durum sayılmaz."
Şifacının açıklaması ile herkesin neşesi yeniden kaybolup, yerini endişeye bırakmış, Jeongguk içini kaplayan huzursuzluk ile eşine sığınırken, Taehyung ise çatılan kaşları ile pür dikkat şifacıya odaklanmıştı.
"Bu da ne demek oluyor şimdi ? Eşimin tam olarak neyi olduğunu ima etmeye çalışıyorsunuz ? Benimle açık konuşun Şifacı Kyung çünkü bugün yeterince zor geçiyor ve ben sabrımın son demlerini yaşıyorum. Bu nedenden ötürü ise yaşananların sonucunun sizin gibi değerli bir bilgeye yansımasını istemiyorum."
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Querencia // T.K
FanficVampir Kral Taehyung ve onun güzeller güzeli ruh eşinin hikayesi Soft fic
