Jeongguk, geniş salonun kapısından içeriye bakarken, gergin bir şekilde oturup öylece camdan dışarıyı izleyen eşini görmesi ile derin bir iç çekti. Namjoon ve Seok Jin ile konuşmalarının üzerinden yaklaşık iki gün geçmişti ve Taehyung bu süreç içerisinde o kadar gerilmişti ki, farkında olmadan sürekli dalıp gidiyor, Jeongguk konuşmazsa o da hiç bir şekilde ağzını açmıyordu ve bu durum içten içe Jeongguk'un fazlası ile hassas olan kalbini kırmaya başlamıştı fakat yanlış anlaşılmasın, Jeongguk oldukça anlayışlı bir eşti. Bu nedendendir ki kırgınlığı eşine değil tamamen kendisineydi.
Taehyung'un ne hissettiğini anlayabiliyordu ve bu sadece lafta olan bir şey değildi. Jeongguk eşini geçekten de çok iyi anlıyordu. Bu Kral olma işi çok ani bir olay olmuştu. Hiç kimse, hatta Taehyung bile, yapılan seremoniden önce onun ne kadar özel olduğunu bilmiyordu. Onda farklı olan bir şeyler olduğunu elbette herkes farkındaydı fakat yalnızca çok güçlü bir vampir olacağı düşünülüyordu, yüzyıllar boyu türüne çok nadir rastlanan bir güce sahip olduğu kimse tarafından tahmin edilemezdi de zaten.
Tüm bunlardan ötürü Taehyung, her zaman hazırlıklı olabilmek adına her türlü eğitimi almış olsa bile, tahta geçecek kişi olarak yetiştirilmemişti. Her zaman tahta geçecek kişinin Namjoon olacağını düşünürdü herkes. Diplomatik açıdan her daim zekice kararlar veren, fazlası ile güçlü ve dahi Namjoon... Bu bile Taehyung açısından kötü hissettiriyor olmalıydı. Her ne kadar Namjoon bunu gerçekten hiç umursamıyor, hatta bu yükün altına girmek istemediğinden ötürü memnun hissediyor bile olsa, Jeongguk emindi ki Taehyung ağabeyi için kötü hissediyordu.
Bunlar da yetmezmiş gibi Taehyung'a bu konuda şans bile tanınmamıştı. Namjoon ve Seok Jin, yeni evlenmiş bu çifte yaptıkları oldukça kısa süren ziyarette bu haberi vermiş, saraya planlanandan bir hafta erken dönmeleri ve Taeyung için taç giyme töreni düzenleneceğini söyleyerek gitmişlerdi. Taehyung ise oldukça şaşkın bir halde olduğundan ötürü onların kalkıp gittiklerinin farkına bile varamamıştı. Ona göre kendisini daha çabuk toparlayan Jeongguk ise ikiliyi kapıdan geçirmiş ve eşinin yanına dönerek onun tepkilerini izlemişti. Daha doğrusu tepkisizliğini.
İşte Jeongguk'un kendine kırgın olduğu noktada tam olarak burada başlıyordu. Eşi böyle büyük bir yükün altına girmişken ona nasıl destek olması gerektiğini bilemiyordu. Başka birisi olsa eşini çoktan rahatlatmış, hatta belki de bu kadar güçlü olduğundan ötürü kendisi ile gurur duymasını bile sağlamış olabilirdi fakat Jeongguk yalnızca arada bir eşi ile konuşmaya çalışıyor, onun dalgın hallerini gördükten sonra ise bu girişiminden vazgeçiyordu. Belki de Taehyung, herkesin söylediğinin aksine gerçekten de yanlış bir tercih yapmıştı.
Bu düşünce ile kaşları çatılıp, farkında olmadan yumruklarını sıkan Jeongguk 'hayır' dedi kendine. 'Hayır seni aptal, sen yanlış bir seçim olmayacaksın. Üstelik Taehyung bunu duysa ne kadar kızardı bana' diye geçirdi içinden ve kesinlikle haklıydı da. Taehyung bunları duysa gerçekten de ona kızardı, aslına bakarsak daha doğrusu bu duruma kızmaktan çok üzülürdü. Yaptıkları tüm konuşmaları düşünüyordu da, Taehyung ne kadar da güveniyordu biricik eşine...
Bunu düşünce kendine bir kez daha kızdı kendisine. Bunu nasıl yeni fark edip, iki gün boyunca eşinin derin düşünceler içerisinde bir başına boğulmasına izin verebilmişti ki ? Ona destek olmaya çalışırken yanlış bir şey yapmaktan çekiniyordu fakat onun Taehyung'u ona kızmazdı ki ? Neyden çekiniyordu o ? Bu şekilde düşünerek kendisini gaza getirirken ne yapabileceğini düşündü. Artık çekinmek yoktu. Eşinin kafasını dağıtması gerekiyordu ve ona yardım edebilecek tek kişi ise kendisiydi. Bir süre daha orada öylece dikilip Taehyung'u izledikten sonra, sonunda aklına yapabileceği bir kaç şey gelmişti.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Querencia // T.K
FanfictionVampir Kral Taehyung ve onun güzeller güzeli ruh eşinin hikayesi Soft fic
