23.BÖLÜM

6.3K 521 294
                                        


 Gerginlik dolu yemek faslı sonunda bitmiş, tüm konuklar kendileri adına hazırlanan özel odalara yerleştirilmişti. Herkesin dağılmasından sonra, yemek salonunda kimsenin kalmadığına emin olan Taehyung ise Jeongguk'un elinden tuttuğu gibi yakalamış, hemen ardından hızlı adımlarla odalarına doğru ilerletmeye başlamıştı.

 İkili sessiz bir şekilde odalarına ilerlerken, Jeongguk'un içini garip bir his kaplamaya başlamıştı. Kral Jeon'a verdiği tepkiden sonra Taehyung kendisine hiçbir tepki göstermemişti ve bu onun kendisini huzursuz hissetmesini sebep oluyordu. Anlık bir sinirle verdiği tepkiler olsa bile sonuçta o kişi bir Kraldı ve belki de Taehyung, haddi olmayan bir şeye kalkıştığı için ona kızacaktı. Şu anda bu kadar sessiz ve seri adımlarla odalarına ilerlemelerinin sebebi de buydu.

 Tabii ki de bu yalnızca onun düşünceleriydi ve Taehyung'un aklında ise çok daha farklı şeyler vardı. Aslına bakılırsa kendisini fazlası ile heyecanlı hissediyordu çünkü güzel eşinin hiç bilmediği bir tarafı ile tanışmak Taehyung'un kesinlikle mutlu hissettirmişti ve Jeongguk'un sert hali de kendisini, itiraz edemeyeceği kadar fazla etkilenmişti. Bu nedenden ötürü hızlı adımlar ile odalarına doğru ilerlerken aklında dönüp duran tek şey, bir an önce minik bebeğini kolları arasına çekip alabilmekti.

 Sonunda odaya ulaştıkları zaman ikisi de tamamen kendi düşüncelerine odaklı bir şekilde kapıdan içeri adım atmışlardı. Jeongguk, baş başa kalmış olmalarının getirdiği gerginlik ile Taehyung'un elini bırakıp bakışlarını kaçırırken, daha ne olduğunu bile anlayamadan bir anda sıkı bir kucaklama içerisine çekilmiş, saçları arasında dolanan ve kokusunu derince soluyan eşini hissetmesi ile gerginliği biraz da olsa azalırken o da Taehyng'un sarılmasına karşılık vermişti.

 "Benim değerli Jeongguk'um... Bugün beni ne kadar mutlu ettiğini tahmin bile edemezsin sevgilim. Yaptığın şey benim için çok değerliydi. Yanımda durup beni savunduğun için teşekkür ederim."

 Jeongguk, duyduğu sözler ile tamamen rahatladığını hissetmişti. Eşi ona sinirlenmemiş, aksine yaptığı hareket onu mutlu etmişti. Bu durum kendisinin de mutlu olmasını sağlarken Taehyung'un kolları arasına tamamen sığınmış, burnunu eşinin sert göğsüne yasladıktan sonra hafif bir şekilde sürtüp küçük mırıltılar çıkartmaya başlamıştı.

 Az önceki halinden eser kalmamış bir şekilde sakinleşip, kedi gibi mırıltılar bırakan eşi ile içinin sıcacık olduğunu hisseden Taehyung, dudaklarını yumuşak bir şekilde Jeongguk'un saçlarının arasına bastırmış ve uzun bir öpücük bırakmıştı.

 "Biliyor musun... Aslında sana gerçekten çok teşekkür ederim Jeongguk. Kral Jeon'un söylediklerini duyunca bir an gerçekten haklı olabileceğini bile düşündüm. Eğer sen orada olup, ikimiz adına da dik bir duruş sergilemeseydin gerçekten de yalpalayabilirdim."

 Jeongguk, Taehyung'un hafif kırık sesini duyduğu anda içini bir hüzün dalgasının kapladığını hissederken, yaslandığı göğüsten başını ayırmış, göz göze gelmelerini sağlamıştı. Karşılaştığı buruk bakışlar, içindeki dalgaların daha da büyümesine sebep olurken Taehyung'un bu haline dayanamayarak  tek elini sarıldığı belinden ayırmış, ardından narin bir şekilde eşinin yanağına koyarak usul usul okşamaya başlamıştı.

 "Taehyung... Aşkım... Lütfen böyle şeyler söyleme. Yalpalamazdın Taehyung, sen çok güçlü ve çok harika bir adamsın. Eminim ki ben olmasam bile halledebilirdin. Kendini kötü hissetmeni istemiyorum. Üstelik arada bir yalpalamak herkesin başına gelebilecek bir şey fakat sevdiğimiz insanlar da tam da bu yüzden yanımızdalar sevgilim. Kendimizi kötü hissettiğimizde destek olabilmek için. Ben senin eşinim. Biz artık biriz. Ben yalnızca yapmam gereken şeyi yaptım. Kral Jeon ise yalnızca saçmalıyordu. Onun söylediği şeylere takılıp kalmanı istemiyorum tamam mı ? Benim Taehyung'um bu tarz şeylere kapılıp gidecek birisinden çok daha fazlası."

Querencia // T.KBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin