Arkadaşlarrr sabah milyon tane bayram hazırlığı yaptığımız için bölüm bu saate kaldı:'(
Herkese iyi bayramlar❤️ ne hikmetse Sevsene Beni'yi yazdığım zamanlar hep bayrama denk geliyor.
Bu bölüm Damla'dan. Artık olayları tamamen anlayacaksınız. İyi okumalar
(Damla'dan)
Kafamın içindeki düşünceler beni öldürmek istercesine canımı yakıyordu. Her şey o kadar karmaşık bir hal almıştı ki sihirli bir elin uzanıp her şeyi düzeltmesi gerekiyordu.
Her şeyin üstüne Oğuz buraya geldiğimi öğrenmişti. Ben buraya gelirken her ne kadar ona görünmeyi düşünmesem de daha ilk günden geldiğimi öğrenmişti.
Buraya, bu şehre gelmemin tek nedeni oydu zaten. Ona o kadar ihtiyacım vardı ki bunu hiçbir şekilde anlatamazdım.
Babamın aniden yakalandığı hastalıktan dolayı bütün dış dünyayla bağlantımı kesmiş ve Oğuz'dan da ayrılmıştım. Sadece babamla ilgilenmek istiyordum ve öyle de yapmıştım.
İlk senemde üniversite kazanmama rağmen herkese hatta anne ve babama bile kazanamadım yalanını söyleyip babamla daha fazla zaman geçirmek istemiştim.
Başlarda her şey iyi gidiyordu. Babam yavaş yavaş eski haline dönüyordu sanki. Her zamanki neşesi, anneme olan sevgisi, bana olan şefkati yine eskisi gibiydi sanki.
Her şey tam istediğim gibiydi. Babam iyileşiyordu işte. Kaderin acı yanı da budur ya ağlatmadan önce güldürür. Bak başardın der, istediğin oldu nihayet.
Ama sonra öyle bir vurur ki nefes almayı bile unutursun. Babamın iyileştiğini düşündüğümüz günlerde annemin çığlığıyla uyanmıştım o geceye.
23 Aralık günü.
"Damla baban ölüyor." diyordu annem. Sesi hala zihnimin bir köşesinde kendini her gün hatırlatıyordu.
Babam, benim babam ölüyordu.
Nasıl uyandığımı bile hatırlamıyorum. Tek hatırladığım şey onların odasına girmem ve babamı kaskatı kesilmiş bir şekilde yatakta bulmam.
Ama ben babamın kızıydım. O an ağlamak yerine mantıklı düşünüp ambulansı aradım. Çok kısa bir süre içinde babamı aldılar ve götürdüler. Ben ve annem de gittik.
Annem ağlıyor ama ben güçlü olmaya çalışıyordum.
Çünkü babam iki gün önceden sanki öleceğini hissetmiş gibi benimle uzun bir konuşma yapmıştı.
"Eğer bana bir şey olursa sakın ağlama kızım." demişti. "Annenin tek dayanağı sensin ve sen güçlü ol." demişti. Şimdi onun sözünü dinliyordum.
Ağlamayacaktım. Babama söz verdiğim gibi ağlamayacaktım.
Babam hastaneye gider gitmez ameliyata alınmıştı. İki saate yakın bir süre umutla bekledik içerden gelecek haberi. Babam akciğer kanserine yakalanmıştı. Bu kanser türünün ölüm oranı oldukça yüksekti, kendimizi her sonuca hazırlamamız gerekirdi ama bir insan kendini babasının ölümüne nasıl hazırlayabilirdi ki?
Babamın tekrar gözlerini açıp bize döneceğine o kadar emindim ki sadece doktorlardan bunu söylemelerini bekliyordum.
Zaman geçti...
Dakikalar, hatta saatler geçti. İki saate yakın bir süre sonra doktor çıktı içerden.
Doktorun yavaş yavaş maskesini indirdiğini hatırlıyorum. Bakışlarını yere sabitlemişti.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
SEVSENE BENİ 2 | Texting
Historia CortaDamla: Kimsiniz? 0545#: Bunun senin için bir önemi var mı bilmiyorum ama uzatmadan söyleyeceğim. Damla: Bunun benim için önemi olmadığını düşünüyorsan bana niye mesaj atıyorsun o zaman? 0545#: Belki de seni hala sevdiğimdendir. SEVSENE BENİ'NİN 2. K...
