(Ali'den)
İki elim cebimde, dilimde Yılmaz Morgül'ün Yalnızlık Makamı şarkısıyla hiç acele etmeyerek derse yetişmeye çalışıyordum. Benim ciddi ciddi Oğuz ve Alper'in yanına taşınmam gerekiyordu.
"Derdim hep aynı, kaderim aynı." diye diye triplere girerken nihayet fakülteye gelmiştim. O kadar geç kalkmama rağmen yine de beş dakika erken gelmiştim. Kendimi övmek gibi olmasın ama aşırı dakik bir insandım.
Adımlarımı biraz yavaşlatıp yürümeye devam ettim.
"Ali?"
Duyduğum kız sesiyle yerimde durdum. Bana mı, yoksa başkasına mı seslendiğini bilmediğim için kendimi rezil etmemek adına cevap vermeyip sesin geldiği yöne doğru baktım.
"Burdayım."
Damla ve yanında bir kız yanıma doğru hızla gelirken şok içinde ona bakıyordum.
"Vay anasını." dedim kısık bir sesle.
Damla yanıma gelince ne söyleyeceğimi bilmediğim için şaşkınca cevap verdim.
"Efendim?"
"Biraz konuşabilir miyiz?"
Kolumdaki saate çaktırmadan baktığımda iki dakikam kaldığını görmüştüm ama Damla benimle konuşmak istiyordu ve onun için bunu yapabilirdim.
"Olur."
"Şey, biraz uzaklaşsak olur mu? Oğuz'un beni görmesini istemiyorum da."
"Olur olur." dedim ve onunla birlikte yürümeye başladım. Şaşkınlığımı üstümden hala atabilmiş değildim.
Damla bir yandan yürürken bir yandan da konuşmaya başladı.
"Beni tanıyorsundur zaten." dedi ayakkabılarına bakarken.
"Tabi tanıyorum. Oğuz az anlatmadı." dedim gülerek. O da gülümsediğinde buna nedensizce mutlu olmuştum. Çok acı çekmişti ve ona ufak bir tebessüm ettirmek bile bizim için çok önemliydi.
"Seninle neden konuşmak istediğimi sormayacak mısın?"
"Hayır. İstediğin zaman sen söyle. Eminim bana hayran olduğun için konuşmak istemedin." dedim gülerek. Benimle neden konuşmak istediği çok açıktı zaten.
Damla yüzüme şaşkınca bakarken o da gülmemek için kendini zor tutuyordu.
"Üç gün sonra Oğuz'un doğum günü olduğunu biliyorsun." dedi derin bir nefes alarak. Konuşmadan devam etmesini bekledim.
"Doğum gününü kutlamak istiyorum ama doğum gününde okula gelmez herhalde değil mi?"
"Geçen sene doğum gününde okula gelmek istedi ama biz ona izin vermedik. Bu sene de izin vermeyiz ama sana evinin adresini veririm. Ya da dışarda kutlarız belki ama Oğuz bundan hoşlanmaz büyük ihtimalle. Onun için evde kutlarız." dedim sevinçle. Damla'nın dediği şeylere ben bile heyecanlanmışken Oğuz duyunca ne olacaktı merakla bekliyordum.
"Çok teşekkür ederim Ali." dedi Damla nihayet yüzüme bakarken. Cidden abartısız söylüyorum şok içinde gözlerine baktım. Cidden Oğuz'un dediği kadar güzel gözleri vardı. Renkli gözlü insanlar hayata on sıfır önde başlıyordu gerçekten.
"Bir şey desem ayıp olur mu acaba?" dedim başımı kaşıyarak.
"Ne?"
"Oha Damla. Gözlerin ne öyle kızım. Demekki Oğuz'u gözlerinle kendine aşık ettin."
Damla ve yanındaki arkadaşı kurduğum cümleye gülmeye başlayınca öbür kıza baktım. Onun göz rengine de bakacaktım ama o gülmekle meşgul olduğu için göremedim.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
SEVSENE BENİ 2 | Texting
Short StoryDamla: Kimsiniz? 0545#: Bunun senin için bir önemi var mı bilmiyorum ama uzatmadan söyleyeceğim. Damla: Bunun benim için önemi olmadığını düşünüyorsan bana niye mesaj atıyorsun o zaman? 0545#: Belki de seni hala sevdiğimdendir. SEVSENE BENİ'NİN 2. K...
