SB5

3.6K 423 229
                                        

Nabersinizz?

Derslerimin tamamen bitmesiyle eve gitmek üzere oturduğum yerden kalkıp yürümeye başladım.

Ali ve Alper da arkamdan yürüyorlardı.

Sabah Damla'ya tekrar mesaj atmama rağmen hala bakmamıştı. Otobüse binerken titreyen telefonumu cebimden çıkarıp gelen bildirime yutkunarak baktım.

Damla mesaj atmıştı. Ciddi ciddi mesaj atmıştı. Titreyen ellerimle zar zor tutabildiğim telefonu açıp gelen mesaja bastım.

Damla: Oğuz?

O kadar aptallaşmıştım ki attığı mesaja cevap vermek yerine sadece ekrana bakıyordum. Hatta dakikalar boyunca ekrana baktım. Damla çevrimiçi beni beklerken ben sadece gelen mesaja bakıyordum.

Ne diyebilirdim ki?

Yaklaşık beş dakika sonra bir mesaj daha gelince artık cevaplamam gerekiyordu.

Damla: Oğuz sen misin?

0545#: Benim.

yazabildim sadece. Beynim tamamen uyuşmuştu. Bu ben değildim. Ben asla böyle biri değildim.

Damla yazıyor, yazıyor, çevrimiçi

Damla bir şeyler yazıp göndermemişti. Ne yazdığını deli gibi merak etsem de birkaç dakika daha mesaj atmasını bekledim.

"Oğuz inmeyecek misin abi?" dedi Alper. Telefona daldığım için geldiğimizi bile farketmemiştim.

Koltuktan kalkıp otobüsten çıktık Alper'le. Ali kendi evine gidecekti.

"Oğuz sen iyi misin?" dedi Alper sitenin kapısını açarken. İkimiz içeri girerken asansöre bindik. Bu arada hala Damla'nın mesaj atmasını bekliyordum.

"İyiyim. Sadece Damla'yla konuşuyoruz. Daha doğrusu attığım mesaja bir cevap bekliyorum ama o cevap vermiyor. Sanırım çok şaşırdı."

"Kim olduğunu biliyor değil mi?" dedi Alper söylediğim şeyleri normal karşılayıp.

"Evet. Biliyor."

"Şaşırmış olmalı. Ona biraz zaman ver."

"Ona daha ne kadar zaman vereceğim Alper? Benden ayrılmak istediğinde ne yaparsam yapayım kararından dönmedi. Tam iki yıldır bana bir adım atmasını bekledim ama hayır hiçbir şekilde bana dönmedi. Şimdi geldi, tekrar burnumun dibinde ve ben ona karşı hiçbir hissimi kaybetmemişim. Aksine daha da aşık olmuşum." dedim sinirle.

Tam iki yıldır Damla'nın bana zaman ver demesini dikkate alıp onu rahatsız etmemiştim ama benim sabrım da bir yere kadardı. Ne yapsam ne etsem de onu bir türlü unutamıyordum.

Mesajıma cevap vermesi için ona neredeyse yalvaracaktım. Gerçekten de zavallıydım.

"Onu ne kadar çok sevdiğini biliyorum Oğuz. Buna kendi gözlerimle şahit oldum. Ona birden mesaj atman onu şoka sokmuş olabilir. Lütfen sakin düşün."

Asansör beşinci kata gelince durdu ve inip eve girdik. Ben direkt odama giderken Alper de kendi odasına gitmişti.

Odaya girer girmez kapıyı sertçe kapatıp kendimi yatağa attım. Sinirliydim.

Çok sinirliydim hem de ama sinirlenmem bana hiçbir şey kazandırmazdı. Aksine kaybettirirdi. Cebime attığım telefonu çıkarıp hala çevrimiçi olan Damla'ya bir mesaj daha attım.

0545#: Bu kadar mı değersizleştim gözünde?

0545#: Bir cevap bile veremeyecek kadar mı?

Damla: Geldiğimi nerden öğrendin?

0545#: Bunun bir önemi var mı?

Damla: Evet var.

0545#: Arkadaşım görmüş seni. Benim de öyle haberim oldu. Tebrik ederim istediğin yerdesin.

Damla: Teşekkür ederim.

0545#: Tam iki yıldır tek bir kelime bile etmedik birbirimize ve sen çok sakinsin Damla.

0545#: Mesajlarını o kadar başkası yazıyormuş gibi ki buna inanamıyorum.

Damla: Değiştim Oğuz. İnanıyorum ki sen de değişmişsindir.

0545#: Evet ben de değiştim. Değiştim ama sana olan hislerim hala aynı. Seni hala seviyorum ama anlaşılan o ki sen beni çoktan unutmuşsun.

Damla: Yapmam gereken işlerim var Oğuz. Buraya yeni taşındık ve yerleşmemiz gerek.

0545#: Taşındık? Yerleşmemiz gerek derken? Ailen de mi geldi?

Damla: Evet. Ben ve annem.

0545#: Peki ya baban? O gelmedi mi?

Damla: Daha sonra konuşuruz Oğuz. Görüşürüz.

Damla son mesajını da atıp çıkarken ekrana şok içinde bakakaldım. Babası hakkında sorduğum soruyu neden böyle geçiştirip aniden gitmişti ki?

Aklıma bir sürü şey gelirken kendi kendime kızdım. Bu olamazdı değil mi? Damla'nın babasına bir şey olmuş olamazdı?

Hiçbir şey söylemeden kaçıyorum:) görüşürüz.

SEVSENE BENİ 2 | TextingHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin