1 gün sonra
Annemle bütün hazırlıklarımızı bitirip yorgunca kendimizi yemek masasına atmıştık. Çok yorulmuştuk ama Oğuz için değerdi.
"Damla hadi kızım git üstünü değiştir. Eşofman takımınla mı karşılayacaksın çocuğu?" dedi annem ayağa kalkarken. "Ben de değiştirmeye gidiyorum."
"Haklısın." dedim ben de ayağa kalkıp. Sonra da o odasına ben de odama gittim.
Siyah pantolon ve tişörtümü alıp hızla üstüme geçirdim ve aynanın karşısına geçip saçımı tarayıp at kuyruğu topladım. Göz altlarım hafif morardığı için oraya biraz kapatıcı sürüp kapattım.
Ruj, rimel işini de abartmadan bitirdikten sonra bugün hiç bakmadığım telefonumu yastığımın altından alıp interneti açtım.
Açar açmaz Oğuz'un attığı mesajlara gülerek girdim.
Oğuz: Günaydınnn(09.12)
Oğuz: Tünaydın?(11.30)
Oğuz: Damla?
Oğuz: Damlaaaa
Oğuz: Burda heyecanlanıp interneti kapatması gereken kişi ben olmalıydım diye düşünüyordum oysaki
Oğuz: Nerdesin yeşilim?
Damla: Geldiiim
Damla: Telefonum yastığımın altında kalmış ben de mutfaktaydım. Cevap veremedim özür dilerim.
Damla: Nerdesin?
Oğuz: Kapının önünde:')
Damla: Neee?
Mesajı atar atmaz pencereden dışarı baktım. Oğuz gerçekten de kapının önündeydi.
Damla: Ne zaman geldin?
Oğuz: Birkaç dakika oldu.
Oğuz: Kapıyı açmayacak mısın?
Damla: Geliyorum.
Heyecandan elim ayağım birbirine dolanmıştı. Hızlıca ayağa kalkıp annemin odasına kapıyı çalarak girdim.
"Anne Oğuz geldi."
Annem oturduğu yatağından hızla kalkarken hüzünlü surat ifadesi dikkatimden kaçmamıştı.
Babamı çok özlüyordu bu her halinden belli oluyordu. Annem az önce gördüğüm ifadesini birden bir gülümsemeye çevirmişti.
Bu halini görünce benim de birden moralim bozulmuştu ama bugünü mahvedemezdim. Hem annem için hem de Oğuz için.
Annemle birlikte kapının önüne geldik ve annem kapıyı açtı. Oğuz'un sıcacık gülümsemesini görür görmez ben de gülümsemiştim.
"Oğuz? Hoş geldin oğlum." dedi annem hiç beklemeden Oğuz'a sarılırken. Konuşurken sesi de titriyordu.
"Hoşbuldum." dedi Oğuz da sarılmasına karşılık verirken. Oğuz'un dolan gözlerini gördüğümde anneme farkettirmeden elimi yanağına koydum ve başımı sağa sola salladım. Bugün kimsenin duygularına kapılıp üzülmesine izin vermeyecektim.
Annem Oğuz'a sarılmayı bitirip dolan gözleriyle oturma odasına geçerken bu sefer Oğuz'a sarılan kişi ben olmuştum.
"Hoş geldin."
"Hoş buldum." dedi sarılmama karşılık verirken. "Seni de, sana ait olan her şeyi de gerçekten çok özlemiştim Damla. Onları teker teker görmek beni çok mutlu ediyor."
ŞİMDİ OKUDUĞUN
SEVSENE BENİ 2 | Texting
Cerita PendekDamla: Kimsiniz? 0545#: Bunun senin için bir önemi var mı bilmiyorum ama uzatmadan söyleyeceğim. Damla: Bunun benim için önemi olmadığını düşünüyorsan bana niye mesaj atıyorsun o zaman? 0545#: Belki de seni hala sevdiğimdendir. SEVSENE BENİ'NİN 2. K...
