Merhabaa! Dediğim gibi pek bekletmeden paylaştım. Biraz paslanmışım ve yazmayı özlemişim. Şu ki ayrılık falan olup hikayenin boka saracağını düşünmenizi istemiyorum çünkü bu çift ayrılma kotasını yeterince doldurdular. YORUMların çoğalmasını istiyorum :( Gerçekten istiyorum. Birde VOTE istiyorum. Gerçekten istiyorum. Biliyorsunuz adetimdir her yorum yapanın adını yazıyorum. İŞTE BENİ MUTLU EDEN GÜZEL İNSANLAR;
gleekeylul-ewinchester-dxblue-mdnemzlm-GarryBaby-jiley_4ever-harryandcaraloves-zaynie_katy-storyhazza1D-bayanisabellastyles-swiftielfin-Hannah_izabel-catfever
HEPİNİZE ÇOK TEŞEKKÜR EDERİM. İYİ OKUMALAR GERGEDANCIKLAR ;)
HARRY
Her şeyin bok olacağını biliyordum. Ella kollarımın arasında oturup Louis’le tatlı bir tartışmaya girmişti. Onunla böyle olmayı seviyordum. Kollarımın arasında olmasını seviyordum. Telefonum titrediğin de bir mesaj gördüm. LOYA’dan gelmişti. Lanet kız bir türlü peşimi bırakmıyordu. Mesajı açmak istemiyordum ama yine ne saçmaladığını görüp hazırlıklı olmalıydım.
‘SENİ İÇİN BU KADAR ÖNEMSİZ OLMAK BENİ O KADAR ÜZÜYOR Kİ. KENDİMİ HİÇ HİSSETMİYORUM.LÜTFEN GEL. KORİDORUN SONUNDAYIM. UMUTSUZCA SENİ BEKLİYORUM.’
Birden tüm bedenim sarsıldı. Bir kadının benim yüzümden üzülmesini istemiyordum. Acı çekmesi beni üzerdi ama sorun şu ki ben kollarımın arasındaki kadını seviyordum. Onun için ölmeyi bile göze alırdım.
Ella’nın yanağına bir öpücük bırakıp tuvalete gittiğimi ve hemen geleceğimi söyledim. Beni başıyla onayladı ama beni duyduğundan bile emin değildim şuan Louis’e ilişkimizi övmekle çok meşguldü. Onun bu haline bayılıyordum ama bilmesi gereken bişey varsa oda hiçbir şeyin mükemmel olmadığıydı.
Ella’dan uzaklaşırken sıkıntılıydım. Dans eden bedenlerin arasından darbe almadan geçmeye çalıştım ve bir kez daha Loya ile tanıştığım güne lanet ettim.
O zaman hayatımda Ella yoktu. Son turnemizdi. Sinirlerim altüst durumdaydı ve ben daha onla tanışmamıştım bile. Son konseri veriyorduk, tanımadığımız bir sürü insandan biriydi Loya. Ben içkimi içerken yanıma yanaşmış ve çok iyi bir grup olduğumuzdan bahsetmişti. Fiziği çok güzeldi. Yani o zaman öyle düşünmüştüm. İçkiliydim. Dolgun kalçalarından gözümü çekemiyordum. O zaman hala ergenliğim devam ediyordu. Azgın bir ergen gibi altımdan bir sürü kızı geçiriyordum. Loya’da onlardan biri olacaktı.
Ne olduğunu anlamadan koridorda almıştık soluğu. Ona hiç acımadan yüzünü duvara çevirip pantolonunu aşağı indirmiştim. Sonra kısa sürede işimi halledip odamda devam etmeyi teklif etmiştim. O gün onu gördükten sonra birkaç kez daha görüştük ama bizim aramızda duygular yoktu ve ben sadece stres atıyordum. O ise şimdi o zamanları unutamadığından yakınıp karşıma çıkmıştı. Lanet olası dört sene geçmişti üzerinden neredeyse. Her şeyi bok edeceğinden o kadar çok korkuyordum ki.
Koridora ilerlediğim de onu yine ağlarken buldum. Onunla karşılaşmamıştık bilerek karşıma çıkmıştı ve o günden beri ağlıyordu. Sinir bozucu.
Beni gördüğünde elleriyle gözyaşlarını sildi ve içim cız etti.
‘Sorun ne? Beni ne zaman rahat bırakacaksın?’ diye sordum.
Hıçkırdı ve ben üzüldüm. ‘Loya bunları konuşmuştuk.’
‘Ama ben seni seviyorum.’
‘Ama ben evliyim ve karıma aşığı-‘
‘Şunu söylemekten vaz geç!’ diye bağırdı.
Sesi o kadar çok çıktı ki biri duyacak diye ödüm patladı. ‘Seni seviyorum Harry! Lanet karın umurumda değil.’
‘Peki ben? Beni azıcık düşünüyor olsaydın şuan bunu tartışıyor olmazdık.’
Gözleri kısıldı ve dudakları büküldü. Bişey diyecekken yüzü buruştu ve kustu. Onu tutup sağımızdaki erkekler tuvaletine çektim ve yüzünü yıkayıp kendisine gelmesini sağlamaya çalıştım ama şimdi daha fazla ağlıyordu. Duvara dayanıp ayakta durmaya çalıştı. Şuan Ella’nın yanında olmaktan başka bişey istemiyordum.
‘Loya benden ne istiyorsan istediğini sana veremem. Benim kalbim bir kişiye ait.’
Burnunu çekti. O güzel bir kızdı ve burada kendini mahvediyordu. Çoğu erkek-benim dışımda- ona sahip olmayı isterdi.
‘Ama o zaman beni-‘
‘Üstünden koca üç yıl geçti tanrı aşkına! Sadece senle bir süre zaman geçirdik, eğlendik ve bitti.’
Duvardan kendini itip aramızdaki boşluğu kapattı.
‘Beni kıçımdan becerirken böyle konuşmuyordun ama!’
Derin nefes aldım ve ondan uzaklaştım. Biliyordum ki birazdan beni öpmeye çalışacaktı. Burada karşıma çıktıktan sonra milyon kere bunu yapmaya çalışmıştı. Şükürler olsun ki birinde bile başarılı olamamıştı.
‘Loya lütfen böyle konuşma. Bak gençliğimde yaşadığımız saçma bir anı. Sana karşı hiçbir şey hissetmedim.’
Hayal kırıklığıyla bana baktı. Bir an arkasını döndü ve kapıya doğru yürüdü. Bende kurtulduğumu düşünüp Tanrıya teşekkür ettim ama kapıyı kilitleyeceğini kim düşünebilirdi ki?
Anahtarı alıp sütyeninin içine sokarken bana sırıttı.
‘Loya! Tanrı aşkına ne yaptığını sanıyorsun?’
‘Bu kapının anahtarı ateşli bir öpücük.’dedi komik bişey demiş gibi güldükten hemen önce.
‘ASLA!’ diye bağırdım. ‘TEK ÖPECEĞİM KADIN KARIM.’
Telefonu cebimden çıkarıp Liam’a mesaj attım. Tabiki de onların da bu manyak kadından haberi vardı.
Loya ağlamaya devam etti çünkü onu milyonuncu kez reddetmiştim. O sırada Liam oranın yedek anahtarını bulup kapıyı açmıştı bile. Aramıza katılıp kimse içeri girmesin diye kapıyı tekrar kilitlemişti. Olurda o anahtarı da Loya’ya kaptırırsa ateşli öpücüğü o vermek zorunda kalırdı.
‘Burada ne oluyor?’
Omuz silktim. ‘Siktiğimin delisiyle uğraşıyorum.’
Liam uyarıcı bir bakış atarken Loya daha çok ağlamaya başladı. Omuz silkip gözlerimi devirdim. Artık bıkmıştım. Sıkılmıştım. Tek istediğim iyi bir geceydi ama şu olanlara da bakın.
Loya sesli bir şekilde hıçkırdı.
‘Lütfen Loya yeter artık.’ Liam’ı bile bıktırmıştı.
‘Bence de.’ Diyerek onu onayladım. Liam yine kötü bakışlar attı.
Loya milyonuncu kez gözyaşlarını sildi. Bakın üzülüyordum. Aşk acısının ne demek olduğunu çok iyi biliyordum fakat bu aşktan çok takıntıydı ve beni bıktırmıştı.
‘Seni sevdiğimi söylüyorum. Bunu neden anlamıyorsun? Neden hala o salak kıza sarılıp onu öpüyorsun? Anlamıyorum. Bu-‘
Sessizce sözünü böldüm. ‘Bir daha onun hakkında böyle konuşursan senin için kötü olacak.’
‘Fazla ileri gidiyorsun Loya. Seni polise şikayet etsek eminim ki geceyi nezarethane de geçirirsin.’ Diye konuştu bilge Liam.’ Ayrıca o seni sevmiyor ve evli. Zorla kendini kabul ettiremezsin.’
‘Ben kimseyi umursamıyorum ve onu seviyorum Liam. Burada senin konuşman bile çok saçma.’ Diye bağırdı Loya. Alkolün etkisi hala geçmemişti. Ayıkken en azından bu kadar fazla bağırmıyordu ve herkesin duymasını sağlamıyordu.
Artık burada durmaktan sıkıldım. İnsanların çiş yaptığı bir yerde boktan bir kızın yalan aşkıyla uğraşmak istemiyordum.
‘Ben evliyim Loya ve onu seviyorum. Sana asla umut vermedim.’ Sözümü bitirmemle kapının zorlanması bir oldu.
‘HEMEN KAPIYI AÇIN!’ bağırdı aşık olduğum ses.
‘İşte.’ Dedim ‘Şimdi sıçtık.’
Loya’nın ağlaması durmuş. Liam ne yapacağımızı bile bilemez şekilde bana bakıyordu. Kapıya yaklaşıp ‘Ella?’ diye sordum. Nefes alışlarını kapının arkasından bile duyabiliyordum. Liam anahtarı elime tutuştururken konuştu. ‘Evet ya, Ella. BASILDINIZ!’
Kapıyı açıp ona baktım. Alkolden mi sinirden mi bilmiyorum yanakları kıpkırmızıydı. Dişlerini sıktığını gördüm.
‘Burada ne arıyorsun?’
‘Hah. Sizi duydum. onun sana dediği her şeyi duydum. Beni duymam için mi evimden buralara kadar getirdin?’ Kesinlikle onu hayal kırıklığına uğratıyordum her zamakn ki gibi.
Liam atıldı. ‘Ella her şeyi anlatacağız ama ilk önce sakin ol.’
‘Sen karışma Liam.’ Dedi ve o ateş püskürten gözlerini bana sabitledi. ‘Biz hiç mutlu olamayacağız değil mi? Hep birimiz bişeyleri bok etmek zorunda.’
Onun ses tonu canımı o kadar acıttı ki arkamı dönüp Loya’ı boğazlamak istedim ama sorun suç onda bile değildi. Benim boktan geçmişimdeydi. Akılsız ergenliğimdeydi. Gözlerini benden çekip arkamdaki Loya'a odakladı. Loya sessizce durmuş olacakları izliyordu. Ella beni sollayıp içeri girdi.
‘Şimdi burada ne olduğunu bana anlatacaksınız.’
‘Ella yalnız konuşmak istiyorum.’
Bana döndü ve küçümseyici bir bakış attı. ‘O hakkını çoktan kaybettin.’
Ne kaybedip neyi kaybetmediğimi bilmiyordum ama öylece ona baktım. Yorulmuş gözüküyordu. Yorulmuş ve kırılmış. Gözleri buğuluydu. Her zamanki gibi güçlü durmaya çalışıyordu. Öyleydi de. O hep güçlüydü. Ona yaptığım onca pisliği unutmuştu. Bunu da unutabilirdi belki.
Loya yine ağlamaya başladı. İşte tam istediğim şey buydu. Kendini mağdur gösterip beni suçlu hale getirmek.
"Ağlamayı kes!" diye bağırdı Ella ondan bunu beklemezdim. "Burada ağlaması gereken biri varsa benim. Şuan burada evliliğim yıkılıyor olabilir."
Gözlerimi kırpmadan onu dinledim. Hiç şaşırmamıştım. Muhtemelen yine ayrılırdık.
"Ben onu seviyorum."dedi Loya artık alkol sonunda onu kuklası gibi kullanıyordu.
Ella bana baktı. Neler düşündüğünü biliyordum. Ne kadar iğrenç sahnenin kafasının içinden geçtiğini biliyordum.
Boğazımı temizledim. ‘Dört sene önceydi. Senle daha tanışmamıştık. Bir süre Loya ile takıldık. Şimdi de karışıma geçip beni unutamadığını sevdiğini falan söylüyor.’
Loya birden kahkaha attı. ‘Yaşadığımız o geceleri niye anlatmıyorsun?’
‘Kusura bakma Loya dört sene önce önemsiz ve hafızamda yer edinmemiş geceleri anlatacak kadar hatırlamıyorum.’
Ella bana baktı.’Niye daha önce bana niye söylemedin?’
‘Bugün söyleyecektim. Seni buraya getirme nedenim bu konulardı.’
Ella suratıma bir süre daha baktı. Sonra Loya’a baktı. Ardından tuvaletten çıktı. Arkasından bende hemen çıktım.
‘İnanmıyor musun?’
‘Harry yalnız kalmam gerek lütfen gelme.’
Bende onu yalnız bıraktım. İstediği gibi.
ELLA
Ailemin ölümünden sonra çok fazla tek başıma zaman geçirirdim. Nora’ı tanıdıktan bile sonra yalnız zaman geçirmeye ihtiyaç duyuyordum. Yalnızlık tüm o sorunlarıma iyi geliyordu. Şimdi de iyi gelmesini bekledim. O kadar boş hissediyordum ki. Harry’e suç bulamamıştım ama kızdan nefret etmiştim. Evli bir erkeği böyle zor durumda bırakması o kadar saçmaydı ki. Bu.. Bu sürtüklüktü.
Bardan çıktıktan sonra oturabileceğim bir çimenlik buldum. Bardan fazla uzak değildi. Uzanıp gökyüzüne baktım.
Harry’nin geçmişiyle hiç karşılaşmamıştım ve karşılaşacağımı hiç düşünmemiştim. Taa daaam şimdi karşımda durmuş ve benle kocam için savaşa girmiş bir kız var. O kızı orada yumruklamalıydım. Belki de Harry’i o barda yalnız bırakmamalıydım. Beynim boşalmıştı. Harry bu kızı sevmiyorsa o kızın burada ne işi vardı peki? Yani yine yapmışlar mıydı? Önceden yaptıkları kesindi. Harry’nin o kıza dokunma düşüncesi beni çıldırta bilirdi. Bu düşünceden midem bulanmıştı.
Her şeyin tekrar yok olmasını istemiyordum ama hislerim karşısında ilk kez yanılmamıştım. O yüzden mi bana dokunmak istememişti? Benle o yüzden mi sevişmemişti? Kız aklını karıştırdığı için mi? İç sesim Harry’nin böyle biri olmadığını söyleyip durdu ama kendimi en kötüsüne hazırlamalıydım. Arkamdan gelmek için ısrar bile etmemişti. Geri döneceğimi düşünmüştü belki de. Dönecek miydim? Eskiden olsa hayatta dönmezdim ama şimdi sadece iki kişi değildik. Colin’in yıpranmasını istemiyordum. O üzülmeyi hak etmemişti. Peki ben hak etmiş miydim?
Harry’i seviyordum. Gerçekten çok seviyordum ama sürekli ilişkimiz hakkında çıkan sorunlardan mutsuz olmaktan bıkmıştım. Tek istediğim azıcık mutluluktu. O mutluluğu Harry sadece elimi tutuşuyla verebiliyordu ama sorunlar o kadar büyüktü ki. Bizim bir çocuğumuz bile olmayacaktı. Çünkü kısırdım. İşe yaramazdım.
Telefonum titredi. Cebimden çıkarmak istemiyordum ama Harry’dir diye bir ümit cebimden çıkardım. ona kızgın olduğum ve ondan kaçtığım halde hala mesaj atsın diye bekliyordum. Saçma değil miydi?
‘Biliyorum yalnız kalmak istiyorsun ama aklımda sende. Gelmeme izin vermeyeceksin onu da biliyorum ama en azından bana yerini söyle. Lütfen.’
Harry’nin mesajı beni titretirken ona yerimi söyledim. Gelmeyeceğini biliyordum ama ben burada olduğum sürece bıkmadan beni korumak amaçlı uzaktan izleyebilirdi.
Yıldızları izlemeye ve düşünmeye devam ettim. Bir süre sadece öylece yatıp düşündüm. Ne yapacağımı bilmediğim sırada ayak sesleri duydum.
‘Bizim ilişkimiz harikadır buradaymış meğersem.’
Louis’in sinir bozucu sesine gözlerimi devirdim. Ayakkabısının ucuyla beni dürtükledi. ‘Kalk hadi sana bira getirdim. Çok iyi dert dinleyiciyimdir.’
Birayla beni kandırırken oturdum ve birayı aldım. ‘Daha çok boş konuşuyorsun.’
‘Sadece ilişkim hakkında sorun yaşamıyorum.’
Güldüm. ‘Kimse bizim kadar yaşamıyordur.’
Oda güldü. ‘Harry tam bir manyak çekici. Nerede deli varsa onları kendi üstüne çekiyor.’ Derin nefes aldı. ‘Sende dahil.’ Kahkaha attım. Belki de doğru söylüyordu. O dünyadaki tüm manyakları üstüne çeken bir adamdı.
‘O seni seviyor Ella. Sevmese herkesten yardım istemezdi. Hepimizden tek tek yardım istedi.’
‘Anlamadığım kız niye hala burada?’
Louis uzun bir şey anlatacak gibi bana baktı, derin bir nefes aldı. "Kız ilk geldiği gün Harry herkese eski arkadaşım diye tanıttı. Niall'da o sırada yıllar sonra bir kıza aşık olası geldi."
Kocaman açılmış gözlerimle onu izlerken şok olmuştum. Niall Loya'dan hoşlanıyordu. Harry boka batmıştı.
"Ama sen daha demin herkesin-"
"Niall hariç çünkü Niall Harry'den önce davranıp herkese ona aşık olduğun söyledi. Harry bunu Loya'a söyledi ama Loya ona Niall'a çıksa bile Harry'e yakın olmak için olduğnuu belirtti."
Gözlerimi devirdim ve biradan büyük bir yudum aldım. Kafam çok karışmıştı. Harry boka batmıştı. Kendini mi bu pislikten kurtaracaktı Niall'ı mı?
"Niall'a söylemelisiniz."
"Yarın söyleyeceğim."
Başımı salladım.
Louis ikinci birasını açarken sessizce güldü.
"NE?" dedim kızgınlıkla.
"Harry uzaktan izlemek zorunda değil biliyorsun değil mi?"
Kıkırdadım ama acımasızca omuz silktim. "Bilemiyorum, belki de biraz burnu sürtmeli."
"Yarın gideceksin zaten bunu ona yapma."
Kahkaha attım. Acımasızca bir kahkahaydı ama tam yeriydi. "Louis Tomlinson benden kurtulacağınızı sakın düşünmeyin çünkü turun devamını sizle geçirebilirim."
TEKRAR MERHABA ŞİMDİ OKUDUKTAN SONRA EĞER HİKAYE GİTTİKÇE KÖTÜLEŞİYOR GİBİ BİR DÜŞÜNCENİZ OLUYORSA LÜTFEN BANA BUNU YAZIN.
OLUMSUZ YORUMLARA DA İHTİYACIM VAR ÇÜNKÜ ONLAR YOL GÖSTERİCİLERİM.
VE YANIMDA OLDUĞUNUZU ANLAMAM İÇİN YORUM YAPARSANIZ ÇOK MUTLU OLURUM. ŞİMDİDEN TEŞEKKÜR EDERİM.
-ECEM
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Çıldırtan Aşk 2-(Harry Styles)
RomanceGökyüzünden bir yağmur damlası onun rahmine düştü. O bunu en başından beri sevdi. Her şeyin yoluna gireceğini düşündü. Sevdiği adam ve ona benzeyen bir çocukla bunu düşünmemek imkansızdı. “Seni çok seviyoruz Mercimek.Ihm. Mercimek biraz garip oldu...
