-12-

4.5K 242 58
                                        

Hey! Her şey için teşekkür ederim. Sınırı bu kadar çabuk geçmenize şaşırdım ve çok mutlu oldum xx
İthafenler;
JTismine-merve_bozkurt-JokerSurat-BraYlmaz156-BeyzaUzmen-BlackStarMelekx-RuffRyders-ega471-SethinApollyonu-SelenatorAndHunter-Directionr2618182223-Broken_Heated_LoveX-rojdagulsun-directionerzyn-GaGaTheQueen-PerihanMutlu-hikaye_kurdu-Hannah_izabel-Stylesra-BaharBetl-videogamess-KJBBJB

SINIR:+115 VOTE- ÇOKÇA YORUM :DDD

İYİ OKUMALAR(mutlide eski tanıtım videosu var)

Daha önce hiç hapse girmedim ve nasıl bir yer olduğunu 15 dakika öncesine kadar bilmiyordum. Evet, filmlerdeki gibiydi ama etrafımda bela insanlardan yoktu. Tek başıma oturuyordum. Birkaç kere önümden örümcek geçse de burası temiz sayılırdı. Karşı hapishanede bir adam banken üstüne yatmış uyuyordu. Sanırım burası kadınlar orası erkekler içindi. Buraya girene kadar çok fazla olay yaşamıştım. En önemlisi Colin ağlamıştı ve Harry bileğimden tutan polisi dövmeye kalkmıştı. Kinneyin işi zor yürütmüştü ama beni buraya girmekten alıkoyamamıştı. Burada bekletiliyordum ve birazdan büyük ihtimal sorgulanacaktım. Yani filmlerde hep böyle olurdu. Colin’i sorguladıklarının farkındaydım. Onun ters cevaplarını biliyordum ama onun yalan söyleyebileceğini biliyordum. Sonuçta o çocuktu ve korkup kendini kurtarmak için yalan söyleyebilirdi bunu yadırgamazdım. Burada uzun süre kalabilirdim. Neyse ki yemek veriyorlardı. Kendime gözlerimi devirdim. Hadi ama! Hapse girdiğimi düşünsenize? Harry yüksek bir ihtimal beni boşar ve ben koğuşun kötü kadını olurum. Önüme gelene bıçak çekerim. Koğuştu uyuşturucu satarım. Biliyorum çok yaratıcıyım ama bunların hepsi korktuğumu anlatıyor.

Eğildim ve başımı ellerimin arasına hapsettim. Aptallık etmiştim. Onu öylece alıp getirmem hataydı. Düşünme kabiliyetimi yitirmiştim. Lanet olsun! Düşünememiştim çünkü o bana öylesine benziyordu ki… Ona edilen hakaretler yaşadıkları benim acımdı ve onunda çekmesini istemedim.

“Gerizekalı…” diye fısıldadım. Kendimle konuşma şeklim hep böyleydi. Kendime sevmiyordum, bunları hiçbir zaman düşünmezdim, anı yaşardım ve başım beladan kurtulmazdı.

Sadece biraz iyilik yapmak istemiştim ama her şey yine berbat olmuştu. Büyük ihtimal gazetelere bile çıkacaktım.

Çocuk kaçakçısı iş başında!
Ünlü şarkıcının eşi çocuğun kaybedince yetimhaneden çocuk kaçırdı!

Dişlerimi sıkıca birbirine bastırdım. “Güçlü olmalıyım.” Geriye yaslandım. Burası rutubet kokuyordu. Iyk. İçimdeki gergedan mahsun mahsun etrafına bakıyordu. Keşke içimde gergedan yerine başka bişey olsaydı. Bu düşünceyle gülümsedim ama az sürdü.

Bir erkek sesi duydum. “Beni mi çıkaracaksınız?”
“Hayır Job. Şansına küs,”
Sonra benim bulunduğum hapishanenin kapısı açıldı. Uzun boylu bir zencinin dikildiğini görün. Hızla ayağı kalktım ve yaklaştım.
“Çıkıyor muyum?”
“Hayır sorgulanacaksınız. Bilekleriniz lütfen.”
Ona bileklerimi uzattım. Sanki kaçacaktım? Ben suçsuzdum neden kaçacaktım ki? Umarım Colin doğruları söylemiştir. Demir tekrar bileklerime takıldığı zaman kolumdan tuttu ve beni çekiştirmeye başladı. Sorgu odasına biraz sonra girdik ve oturtuldum. Masanın üstünde bir bardak su vardı. Ama açlık ya da susuzluk çekmiyordum. Biraz sonra içeri bir kadın girdi. Kendinden özgüvenle elindeki dosyayı bıraktı ve masanın üstüne oturdu. Halbuki boş sandalye vardı. Beni bir süre süzdü ve bende gözlerimi çekmeden ona baktım. Bana gülümsedi ama ona karşılık vermedim.

“Onu neden kaçırdın amacın neydi?” Ups. Yalan söylemişti demek.
“Onu kaçırmadım, ona yardım etmek için evime götürdüm.”
“Neden?”
“Çünkü ona yetimhanede kötü davranıldığımdan bahsetti. Ona piç diye sesleniyormuş müdiresi.”

Bir süre beni izledi. Ayağı kalkıp masanın altından bir kağıt çıkardı ve gömleğinin önündeki kalemi aldı. Güzel bir kadın sayılmazdı ama hoştu. Kumaş pantolonuyla oldukça genç gösteriyordu ama benden yaşlı olduğu belliydi. Hah!

“Onu evine götürmek yerine evlatlık edinebilir ya da şikayette bulunabilirdin. Kameralardan sizi bulduk ve bu hiç hoş olmadı.”

Elindeki kağıda bişeyler yazarken sessiz kaldım. Haklıydı ama onu kaçırmamıştım. Kağıdı önüme koydu.

“Buraya olanları yaz. Sonra çıkabilirsin. Colin kendi isteğiyle geldiğini söyledi.”

Yani Colin gerçeği söylemişti ha? İşte benim kızım. Onu seviyorum. Ona sıkıca sarılmak için can atıyordum. Yüzümdeki gülümsemeyi silemedim. “Ona ne olacak şimdi?”
“Yetimhaneye geri dönecek.”
Ne? Yetimhaneye geri mi dönecek?

**

Yol boyunca hiç konuşmadım. Arabayı Harry kullanıyordu ve ben onun tam arkasına oturuyordum. Benden daha endişeli bir halde görmüştüm onu. Bana yakın durmaya çalıştı ama bunu kabul etmedim. Yanımda insan istemiyordum. O yanımda olmayı hak ediyor hak etmiyor meselesi değildi. Sadece yalnız kalmak istiyordum. Bazı sorular vardı. Gerçek anlamda onlarla yüzleşmeliydim ama bunu nasıl yapacağımı bilmiyordum ve bu hafta başka psikolog kontrolüm yoktu. Zaten bugünkünü boktan planımla geçiştirmiştim. Bu gerçekle çarpıldım. Daha beni evde bekleyen bir dosya vardı. Bunu nasıl unutmuştum.

 Harry’nin hakkında bir dosya vardı. Tüm gizli sırlar ondaydı. Camdan ne kadar kaldığına baktım. Yakınlaşmış sayılırdık. Nora yanımda gözlerini dikmiş beni izliyordu. Kaşlarını havaya kaldırdı. Ağzımı oynattım. “Dosya.”  Nora’da unutmuş olmalı ki gözlerini kocaman açtı.

“Orada ne oluyor kızlar?” Kinney’n sesini duyduk.
“Hiç.” Dedi Nora. Hiç.


Eve vardığımız da arabadan hızla çıkma gibi bir planım vardı ama Harry bu ultra lüks arabası sayesinde benim kapımı kilitli tutmuş diğer kapıları açık bırakmıştı. Nora ve Kinney arabadan çıkarken “Bekle.” Dedi ama bekleyemeyecektim. Yukarı da ultra önemli bir dosya vardı. Onu dinledim. Bugün iyi(!) günümdeyim bilirsiniz. Bana doğru döndü ve uzun kolunu oradan uzatıp çenemden tutup başıma kaldırdı.

“Bende kalmak ister misin? Kafanı dağıtırsın?”
Başımı geri çektim ve elinden uzaklaştım. “Tek kalsam daha iyi olur.” Derin nefes aldı. Sabır diliyor gibi gözüküyordu.
“Sen bilirsin istersen-“
“Görüşürüz.” Dedim sözünü keserek ve arabadan indim ama Harry inatçıydı.  Ben eve girmeden önce sinirle  peşimden geldiğini gördüm. Kapıyı kapatmadım. Odama giderken merdivenlerde beni yakaladı. Kevin ve Nora bize şaşkınca bakıyordu. Kolumu tutan elini ittim.
“Bırak!”
“Bana böyle davranma! Senin yanında olmak istiyorum.”

Duygu sömürüsünü bırakması gerektiğini düşündüm. Güya zor zamanımda yanımda olacaktı ve ben onu affedecektim. Onu hafifçe ittim. En azından biraz benden uzaklaştı. Ona en kötü bakışımı attım. Yukarıda beni bekleyen bir dosya vardı ve ben bu salakla uğraşıyordum.  Bana öyle bir baktı ki bir an üzüldüğümü düşündüm.
“Seni daha affetmedim.” Dedim bağırarak “Affetmeyeceğim.”
Geri adım attı. Ama gözlerindeki vazgeçmeyi göremedim. Gitmeyeceğini anlamıştım. Bana kötü bakışını attı ve arkasını dönüp aşağı inerken “Salondayım.” Dedi onun inişini izledim. Gitmesi gerektiğini hissediyordum ama o kalmayı seçmişti.

Arkamı döndüm ve odama adımladım. İçeri girdiğim de kapıyı kilitledim. Hemen çantamın arayışını sürdürdüm en son nerede olabilirdi? Masamın üstüne baktım sonra dolaplarıma olduğu tarafa doğru bakındım ama yoktu. Yatağın altını dahi kontrol ettim ama deve kadar olan çantam ortalarda yoktu.  Aptal ben! Kim bilir neredeydi? Düşünmeye çalıştım.

Colin eve doğru koşmuştu. Çantamdan anahtarı çıkardım. İçeri girdik ve çantayı koltuğun üzerine öylece atıp yanına oturdum.

Odadan çıkıp nasıl merdivenleri indiğimi bilmiyordum ama çok geçti. Nora Harry’i azarlarken Harry çantamın içinden çıkardığı dosyaya bakıyordu. Üstündeki yazıda-Harry Styles- gözleri takılmıştı. Kinneyin gözleri bana döndü. Tamam, harika yine her şeyi berbat ettim.

Nora’nın özür diler bakışlarıyla karşılaştım. Ona engel olabilirdi. Tabii. Ama o seçmemiş gibi gözüküyordu. Harry gözlerini dosyadan ayırıp bana çevirdi. O zaman ateş içindeki gözlerine baktım. Hayır! Hayır! Ona doğru adımladım.

“Harry-“
“Ne biliyor musun? Sevgimi hak etmiyorsun! Bunu gidip çaldığına inanamıyorum.”
Omuz silktim. Onun bağırmasını sevmiyordum. “Biliyor musun? Canımı yakamıyorsun çünkü yeterince yaktın. Bu benim hakkımda. Hepiniz benden bişey saklıyorsunuz.. Beni salak yerine koymaktan başka bişeye yaramaz!”
Öfkesi geçmedi. Dosyayı yüzüme fırlattı. Yani en azından amacı oydu ama göğsüme çarpıp yere düşmüştü. “Tamam, git ve oku. Artık üzülüp üzülmemen umurumda değil. Seni bu kadar sakındığım yeter.”
Yüzüne bakmadım ve yanımdan geçip gitmesini bekledim. O gittikten sonra dosyayı aldım ve odama doğru ilerledim.
“Rahatsız edilmek istemiyorum.”

SINIR:+115 VOTE- ÇOKÇA YORUUUUUUM

ÖNEMLİ;
GEÇEN BÖLÜM BÜYÜK BİR HATA YAPTIM. BAŞKA BİR HİKAYEMDEKİ KARAKTERLE KİNNEYİN İSMİNİ KARIŞTIRDIM. ÖZÜR DİLERİM. BUGÜN FARK ETTİM :(
BÖLÜM KISA BİLİYORUM AMA ARADA KISA BÖLÜMLER OLMALI DEĞİL Mİİ :dd
BU ARADA ŞİMDİ ANLAMADIĞINIZ YERLER OLUYOR VE BÖLÜMÜ SEÇİP BURAYI ANLAMADIM DİYORSUNUZ. ARKADAŞLAR SEÇTİĞİNİZ BÖLÜM GÖZÜKMÜYOR BİLGİSAYARDA VE BEN NEYİ ANLAMADIĞINIZI ANLAMIYORUM. YORUM OLARAK KISACA YAZARSANIZ SİZE SEVE SEVE ANLATIRIM.

Çıldırtan Aşk 2-(Harry Styles)Bağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin