-7-

5.1K 258 43
                                        

MERHABA CANLARIM! UMARIM İYİSİNİZDİR. SİZE YENİ BÖLÜM PAYLAŞIYORUM ALIN OKUYUN :dddd
İTHAFENLER;
RuffRyders-directionerzyn-istebuoldu-Demmree-dxblue-ZeynepSudeKarakas-ColinPride-Broken_Hearted_LoveX-SelenatorAndHunter-videogamess-Hannah_izabel-reyyanXOharry-ZeynepYelegen-ZMSedef

İYİ OKUMALAR!


ZAYN

Son ses müziğin arasında kıvrılan vücutları izledim. Güzel bir kız bakışlarıyla beni kendine çekmeye çalışıyordu. Alayla güldüm. Hah? O ve ben? İmkansız. Perrie aklımın bir köşesini kurcalarken önümdeki içkiye baktım. Az oranlı olması iyiydi çünkü araba kullanacaktım. Yanımdaki arkadaşım Dexter- ben ona Dex diyorum- çoktan sarhoş olmaya başlamıştı ve kızları nasıl becereceğini yanındaki bir adama anlatıyordu. Adamı tanımıyordu bile. Dex benden daha fazla mantıklı olan taraftır tabii içmeden önce. Barmenden bu sefer bir meyve suyu istedim. Hava çok sıcaktı ve serinletici –alkolsüz- bişeye ihtiyacım vardı. Barmen önüme portakal suyu diye tahmin ettiğim bir içecek koydu. Yudumlamadan önce etrafı süzdüm. Kıvrılan bedenlerden kurtulmaya çalışan iki kıza takıldı gözüm ve sonra hafızamdaki tanıdık yerlerine oturdu yüzleri…

Meyve suyunu yerine koyarken Dex’in hala adama sapık düşüncelerini anlattığını duydum. Kolundan tutup bana çevirdim.

“Telefon konuşması yapmam lazım, o yüzden burada kal sonra seni evine bırakacağım.”
“Daha kız becere-“
“Kes sesini Dex.” Dedim ve arka kapıya doğru ilerlerken rehberimde Harry’nin adını buldum. Serin hava arka kapıdan yüzüme doğru eserken sesler gittikçe azalmıştı.

“Efendim?” dedi pürüzlü ses. Uyuduğunu bilseydim onu kesinlikle aramazdım. Aslında normal şartlarda da aramazdım ama ona söz vermiştim.
“Harry o burada.”
“Kim?” diye sordu. Kim olabilirdi ki? Lanet olsun.Ben cevap vermeden “Ella mı?” diye sordu.
“Dün olanları biliyorum ama haber vermem gerektiğini düşündüm.”
“Sağol kardeşim. Doğru olanı yaptın. Birazdan orada olurum. Her zaman ki gittiğimiz bar değil mi?”
“Ne?” dedim. NE yani buraya mı gelecekti? Hadi ama bunu planlamamıştım. Buraya gelmemeliydi. Bu kalabalık içinde bir tartışma daha kaldıracağımı düşünemiyordum. Ayrıca bunu onlarda kaldıramazdı.
“Görüşürüz.” Dedikten sonra yüzüme telefonu kapattı.

İşte şimdi sıçmıştım dostum. İçeri doğru ilerlerken ne yapacağımı düşündüm.  Müzik sesi daha çok artıkça yakınlaştığımı anlıyordum, içeri de belirsiz bir kalabalık vardı. Yuvarlak şeklinde toplanmış insanlar masanın üstünde boxer ile dans eden Dexter’a tempo tutuyorlardı. Dexter mı? Lanet olsun bi bu eksikti.


ELLA

“Çıplak adama!” diye bağırdım. Beni bir tek Nora duyduğu için kıkırdadı ve oda içki dolu bardağını benim gibi havaya kaldırdı. Çarpıştırdığımızda içki sıçradı ve yere döküldü. Buna gülerken çene kaslarımın acıdığını hissettim. Üçüncü içkimdi ve rahatladığımı hissediyordum. Arkama dönüp dans eden adama baktığımda onu bir adamın indirdiğini gördüm. Çok şaşkın gözüküyordu. Kahkaha attım.

“O Zayn değil mi?” diye sordu Nora.
“Tam ona layık bir arkadaş.” Dedim Zayn’nin şaşkın haline bakarken.

İkimizde gülerken yüksek sesli müziğe vücudumu ayak uydurmak adına salladım. Nora bile biraz sarhoş gözüküyordu. En son ne zaman bunu yaptığımızı hatırlamıyorum. Hamile olduğum için uzun zamandır içki beli içmemiştim.

Zayn adamı kolundan tutmuş bir bar taburesini oturtmaya çalışırken diğer elinde adamın pantolonu vardı. Bu film gibi olayı izlerken kahkaha attım. Nora’da bana eşlik edince aynı yere baktığımızı anladım. Adam sonunda pes edip otururken Zayn pantolonu onun bacaklarında geçiriyordu. Adamı daha önce görmemiştim. Fena sayılmazdı. Vücudu düzgündü ki bütün bar görmüştü. Saçları karışıktı ama hala hoş bir görüntüsü vardı. Burnu düzgün, dolgun dudakları ve kahverengi gözleri vardı. Yakışıklı diyemezdim ama tatlıydı.

Nora dirseğini koluma vurdu. “Harry o adama öyle baktığını görse onu öldürür.”
“İlk önce doktor var sırada.” Dedim utanmazca gülerek. Sarhoşum yoksa yaptığımın ne kadar yanlış olduğunu biliyorum. Nora bana katıldı.

Nora’nın gözleri yaramaz bir ışıltıyla parladı. Genelde bu ışıltıyı sarhoşken görebilirdim ve o genelde sarhoş olmazdı. Diyeceklerini dinlemek için ona yaklaştım.

“Zayn’nin yanına uğramaya ne dersin? Biraz eğleniriz Çıplak adamla!” Onu onayladıktan sonra içkimi kafama dikip bitirdim ve oturdukları bar taburesine doğru ilerledim. Nora’nın arkamda olduğunu biliyordum.

Zayn adama laf anlatmaya çalışıyor gibi gözüküyordu. Adamın hala tişörtü üstünde yoktu. Gözleri baygındı ve durmadan gülüyordu. Zayn’nin kızgın olduğunu anlayabilirdiniz. Onlara sırıtarak yürürken Zayn beni fark etti.  Şaşırmış gözükmüyordu.

“Selam.” Dedim yanına vardığım da.
“Hah bende ne zaman geleceğinizi düşünüyordum.” Dedi ah demek görmüştü. Yanındaki sarhoş arkadaşı kolunun tekini bara koyarken beni bacaklarımdan itibaren süzdü ve sırıttı.

“Selam cici kızlar.”

Zayn ona gözlerini devirirken “Onlar sahipli dostum.” Dedi sonra onun kafasına vurdu.

Nora hemen barmenden iki içki isterken “Ben değilim, o.” Diye Nora’yı işaret ettim. Tekrar sırıtmaya başladığında “Bahsettiğim sendin zaten.”
Bende ona sırıtırken Zayn onun kafasına vurdu. “Harry ikinizi de öldürür.” Sarhoş adam ve ben aynanda sırıtıp omuz silktik. Elimi uzatıp “Ella.” Dedim, elimi bir süre tutmaya çalışıp tutamasa da adını söyledi “Dexter.” Çok sarhoş olduğunu anlamak için sihirli güçlere ihtiyacınız yoktu.
“Hey!” dedi Zayn “Bu ilişki olmaz. Harry sizi öldürür. Birazdan burada olur zaten.” Nora elime içki tutuştururken Zayn’nin koyu gözlerine sabitledim. Omuz silkti. Ah? Harry buraya gelecekti yani. İçimdeki gergedanlar yer değiştirirken sarsıldım. İçkimi kafama diktikten sonra “Gidelim buradan.” Dedim Nora’ya.
“Nereye?” diye soran tanıdık ses geldiğinde donup kaldım. Sesi umduğumdan daha iyi geliyordu. Bana savaş açacağını biliyordum ve bu konu da emin değilim. Yani bunu kaldıramazdım.

Uzun zaman sonra tekrar barda karşılaşmışız gibi hissettim. Halbuki dün akşam hıçkırıklara boğmuştum onu. Nora söze girdi.
“Eve gidelim Ella yarın doktora gitmen gerek.” Kalbim hızla atmaya başladığında gözlerimi Dexter’a diktim. Gözleri gittikçe küçülmüştü ve omuzları düşmüştü. Sızacak gibi gözüküyordu. Zayn fazlasıyla umursamazdı. Harry yanımdan geçip Dexter’ın yanında durdu. “Buna ne olmuş böyle?” dedi ve onu omzundan itti. Dexter Zayn’nin kucağına düşerken küçük bir çığlık attım. Zayn onu tekrar oturtmaya çalışırken küfür etti. Harry çığlığım üzeri bana döndü. Onun yakıcı bakışlarından kaçmanın tek yolu buradan gitmekti. Nora’ya döndüm. “Gidelim.” Bileğim de bir el hissettim. Beni çekiştiren Harry’e döndüm. “Ne yapıyorsun?”
“O kadar yolu sadece dans etmek için geldim.”
“Et o zaman beni niye sürüklüyorsun?”
“Tek edemem ya.”

Onun kollarının arasına sıkışmış bir şekilde ona bakarken buldum kendimi. Yeşil gözleri eğlenceyle parlıyorlardı. Mutlu gözükürken beni de hareket etmeye zorladı. En son onla düğünde dans etmiştik. Kanlı düğün. Ellerimi tutmuş kollarımı hareket ettiriyordu. Şaşırmıştım. Onu kızgın bekliyordum. Kalçalarını oynattığında kıkırdadım. Ve bende anın büyüsüyle –daha doğrusu gözlerinin büyüsüyle- kalçalarımı oynattım. İçimdeki aşk böcüğü gergedan ona sıkıca sarılmak için çırpınıyordu ama aksine hareketli bir şarkı çalıyordu. Nasıl oluyor da o kadar sözünden sonar ona yine kendimi bu kadar yakın buluyordum. Ondan dün intikam almaya çalışan ben değil miydim? Geri çekilmeye çalışan içgüdümü yok saymaya çalıştım ama ona yakınlaşmayacaktım. Kalçalarımız eğlenceli bir şekilde sallarken kollarımızı havada değişik hareketlerle sallıyorduk. Ben durmadan gülmemi sarhoş olmama bağlıyordum.

Kalçalarımız hoş bir ritim de sallanırken hiç konuşmadık. Sonra daha durgun bir şarkı başladı. Harry beklediğim hareketi yaptı ve bedenimi bedenine yaslayıp ellerini belime yerleştirdi. Ellerimi kol kaslarının üstüne koydum. Kendimi ayarlamalıydım. Gözlerini benden çekmediğini biliyordum ama ona bakmak istemiyordum yoksa her şey bitecekti. Yani böyle düşünüyordum. Dudakları alnıma değdi ve ben ona bakmadan eridim. Sonra fısıltısını duydum. “Kendimi tekrar sana sevdirebilirim. Bir kez yaptım bir kez daha seni kendime aşık edebilirim.”

Refleks olarak kafamı kaldırdığımda burunlarımız birbirimizi sürttü ve içimdeki gergedan zıplayıp havada X şeklini aldı. Ah! Bunu söylememeliydi. Yanlış alana giriş yapmıştı. Dudaklarım istemsizce oynadı. “Harry ben Ian’ı sevmiyorum.” Sonra devam etmem gerektiğini düşündüm. Onun hıçkırık sesleri hala kulağımda yankılanıyordu. “Ben özür dilerim. Seni ağlatmak istememiştim amacım bu değildi.” Onu arkadaşça bir sarılış verdim ve geri çekildim. Şarkı daha bitmese bile kollarından çıktım. “Gitsem iyi olur.”


HARRY

“Sizi eve bırakmama izin ver.” Dedim itirafı içim dağıtırken bunu neden yaptığını düşündüm. Neden bana bunu yaşatmak istemişti? Ve hala beni seviyor muydu? Tamam biliyorum tüm kötülükleri hak etmiştim ama bu sanki çok fazlaydı. Başkasını sevdiğini düşünmek bile beni deli ediyorken bunu demesi.

Başını onaylar bir şekilde salladı.”Sen git ben Nora’yı alıp gelirim.Araban nerede?”
“Dışarıda bekliyorum.”

Beni onaylarken kalabalığın arasına girdi. Bir süre orada durdum. Sanki her an ona bişey olacakmış gibi hissediyordum. Sonra çıkışa doğru adımladım. Temiz havaya çıktığımda ne kadar diri olduğumu düşündüm. Halbuki bir saat önce öleceğimi düşünüyordum. Ah! Yanlış duymadınız yalnızlıktan boğulup gideceğimi düşündüm ama sonra Zayn aradı. Ona ne kadar belli etmesem de çok fazla sevindim. Onu görecektim. Ve işte bom! Bana yalan söylemiş. Beni hala sevip sevmediğini bilemezdim ama o piç doktoru da sevmiyordu. O doktoru öldürmeli miyim? Ya da acı mı çektirmeliyim? Kararsızım. O doktoru şikayet edip işinden mi attırmalı-

“Harry! Tanrı aşkına yardım et!”

Arkamı döndüğümde Dexter’ın altında ezilen Zayn’i gördüm. Çaprazın da bu hallerine gülen Ella vardı. Anahtarı ona uzattım ve parmağımla arabayı işaret edip “Gidip oturun geliyorum ben.” Dedim beni onaylarken Dexter’ın kolunun altına girmiştim.

Arabaya girdiğimde Ella’yı şoför koltuğunun yanında oturmasına şaşırsam da sevinmeden geçemedim. Nora gözlerini kapamıştı ve yüzünü buruşturmuştu. Arabayı çalıştırdım. Ne konuşacağımı bilmiyordum. Ella’nın parmakları ben arabayı sürerken hemen radyoyu bulmuştu ama huysuz Nora. “Şunu kapat! Başım çatlıyor!”

Ella omuz silkti ama kapatmak yerine sadece kıstı. Sessizlik onu huzursuz ettiği için seçtiği bir yoldu müzik. Radyo spikeri eğlenceli şeyler söylerken dinleyip gülümsüyor bazen kahkaha atıyordu sonra araya şarkı giriyordu. Eğer şarkıyı biliyorsa eşlik ediyor bilmiyorsa ritim tutmaya çalışıyordu. Onu izlemek eğlenceliydi ve özlediklerim listemde yer alıyordu. Onu izlediğim sürece bana bir kez bile bakmamıştı daha çok dışarıyı izliyordu. Spiker yine bir espiri yaptığında kahkaha attı ama huysuz Nora seviye atlayarak bağırdı. “Başım ağrıyor kıs şunun sesini. Kusacağım.”
“Arabama kusarsan seni öldürürüm.” Dedim sert bir sesle. Ciddiydim. Ella bu halimize kıkırdarken ona gülümsedim.
“Aptal!”
Omuz silktim.
“En son midem bulandığında kamyon çarpmıştı.” Dedi Ella gülerek ama sonra bunun komik olmadığını anladığın da suratı düştü ve o gözleri doldu. Lanet olsun!
Nora sessizliğini korudu ve bende bişey söylemedim.

Evin önüne vardığımızda Nora teşekkür bile etmeden arabadan çıktı ve koşarak eve ilerledi. Ella onun bu haline gülümsedi.  Sanki inmeyecekmiş gibi arabanın camından Norayı izliyordu. Oda inmek istemiyor diye düşündüm. Sonunda boğazını temizleyip bana döndü.

“Teşekkür ederim. “
Başımı salladım. “Sorun değil bilirsin.”
Küçük bir gülümseme verdi. “Ayrıca albüm çıkaracakmışsınız. İyi şanslar.” Arabanın kapısını açtı.
“Teşekkürler. Bilirsin zamanı gelmişti ve yeni şarkılar yazabilmek için hepimiz ilham doluyuz. Hepimizin etrafında 5-6 tane ilham perisi uçuşuyor. Enerji doluyuz. İlk konser yerimizi bile belirledik.” Düşündüğümden daha fazla şey söylediğimi düşündüm.

“Neresi?” dedi soğuk bir sesle.
“Dublin fazla uzak sayılmaz. Tabii oradan başka yerlere gideceğiz. En az birkaç ay burada değilim.”
“Senin adına sevindim en azından birimiz arkamıza dönüp bakmıyoruz ve geleceğe odaklanabiliyoruz.”

Dediği şey algıladığımda şok geçirdim. Geçmişi sildiğimi düşünüyordu? Ah!
“Ella-“
Elini susmam için havaya kaldırdı. “Bunu mahvetme Harry. Git ve albüm çıkar sonra konserlere çıkmak için ülke ülke dolan. Buna ihtiyacın var. Eskiye dönmeye ihtiyacın var ve ben… Senin adına mutluyum.”
“Teşekkür ederim ama atladığın bişey var. Eskiye dönmek istiyorum haklısın ama eskide sende varsın. Ben seni de geri istiyorum.”

Mavi gözlerini gözlerimden çekti ve arabanın dışına çıktı. Gitmesini istemiyordum özellikle şuan her şey yavaş yavaş çözülmeye başlamışken onu durdurmak istedim. “Ella gitme.”
Derin nefes alışın duydum arabanın içine doğru eğildi. Mavi gözleri daha deminkinden daha farklı bakıyordu. Sanki daha cesaretliydi. Bütün cesareti gözlerinden belli oluyordu.
“O söylediklerinde ciddi miydin?”
“Tabii ki de seni geri-“
Sözümü kesti. “Hayır. Bebeğimiz hakkında dediklerin.”

Kalbim birden hızlı atmaya başladı. Ne diyecektim? Bunu ona yapmam büyük haksızlıktı ama yapacak başka yolum yoktu. Tabii ki de ciddi değildim. O bebek için her şeyimi verirdim ama Tanrı onu daha fazla sevmişti. Şimdi ona yalan söylediğimi söylesem nedenini soracaktı ve buna hazır olduğunu düşünmüyordum çünkü bu karşımdaki çıtı pıtı kız bu yaşadıklarının hiçbirini hak etmeyecek kadar iyi kalpliydi. İyiler hep daha fazla üzülürdü. Doğanın kanunu gibiydi. Lanet kanun.

“Bebeğimiz dediğim için özür dilerim. Bebeğim olacaktı. Sadece benim.” Kapı hızla çapıldı. Onun arkasından gidişini izledim. Bizim bebeğimiz.

VOTE VERMEYİ VE YORUM ATMAYI UNUTMAYIN!
SINIR: +300 READ - +100 VOTE-+30 YORUM

Çıldırtan Aşk 2-(Harry Styles)Bağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin