17

1.1K 84 1
                                        

Nisan Çobanoğlu: Öhöm,

Nisan Çobanoğlu: Ozan?

Nisan Çobanoğlu: Nasılsın, iyi misin?

Ozan Karaköse: Ya, çok iyiyim.

Ozan Karaköse: Sadece az önce

Ozan Karaköse: Biri başımdan aşağı bir sürahi dolusu şerbet boşalttı.

Nisan Çobanoğlu: Abartma,

Nisan Çobanoğlu: Yarısı doluydu sürahinin.

Ozan Karaköse: Bak,

Ozan Karaköse: Bu çok şey değiştirdi gerçekten.

Nisan Çobanoğlu: Tamam,

Nisan Çobanoğlu: Kızma.

Nisan Çobanoğlu: Neyse,

Nisan Çobanoğlu: Dışarı gelmek ister misin?

Ozan Karaköse: Ne yapacağız bu soğukta dışarıda?

Nisan Çobanoğlu: Sohbet filan ederiz.

Nisan Çobanoğlu: Hem dışarı derken

Nisan Çobanoğlu: Binanın dışını kastetmiyorum.

Nisan Çobanoğlu: Odalarımızın dışını kastediyorum.

Ozan Karaköse: Sen şu

Ozan Karaköse: Şerbet olayına gerçekten sinirlenip sinirlenmediğimi anlamaya mı çalışıyorsun,

Ozan Karaköse: Bana mı öyle geliyor?

Nisan Çobanoğlu: Yakalandım sanırım.

Nisan Çobanoğlu: Neyse,

Nisan Çobanoğlu: Gelecek misin?

Ozan Karaköse: Tamam,

Ozan Karaköse: Geleyim.

Ozan Karaköse: Benim de hiç odama tıkılasım yoktu zaten.

Klinik Köy | TextingBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin