Ozan Karaköse'den
Nisan sabah olması dolayısıyla bomboş olan yollarda sakince sürüyordu arabasını. Ne kadar ısrar ettiysem de benim arabamla gitmeyi kabul etmemiş, "Ben sürerim." demişti.
Sessizdi, anlaşılan uyandığımı fark etmemişti. Tahminime göre yarım saate yakın bir zamandır uyuyordum.
Küçük yüzünü dikkatle inceledim. Gülümsemeye hazırmış gibi duruyordu, yoldaki bakışları dikkatliydi. Hava hafif hafif aydınlanmaya başladığı için yüzüne vurmaya başlayan ışık gözlerini olduğundan daha açık renkmiş gibi gösteriyordu. Normalde çok düzgün duran saçları bugün çok az da olsa dağınıktı.
Üzerime örttüğü ince battaniyenin altından ellerimi çıkardığımda gözlerini bana çevirdi. "Günaydın, Ozan Bey." dedi arkadaşça bir alayla. "Uykunuzla beraber aksiliğiniz azalmıştır umarım."
"Kusura bakma." dedim gülüp. "Arkadaşım son günlerde başımın etini yiyordu bu düğün yüzünden, bir de uykusuz kalınca bayağı aksi davrandım."
Başını "Önemli değil." dercesine iki yana salladı ama bana bakmadı, gözleri yoldaydı yine.
Sessiz kaldım. Sırtımı camın olduğu tarafa doğru yasladım, daha kolay bakabiliyordum ona böyle yapınca.
Sabah az kalsın "Ne güzel olurdu senin kokunla uyumak." diyecektim. Bunu deseydim kötü bir karşılık vermezdi elbette, o da benden hoşlanıyordu, ondan hoşlandığımı da biliyordu ama yine de söylemek istememiştim.
Dediğim şey de gerçek olmuştu bu arada. Çok kısa süreliğine de olsa onun arabaya yayılan kokusuyla uyumuştum; mutfaktan gelen kurabiye kokusunun eşliğinde, aile üyelerinden birinin üzerime örttüğü battaniyeye sarınarak koltukta uyuyakalmak gibi huzur vericiydi bu uyku.
"İstersen başımı biraz çevireyim de bir de öyle bak."
Gülüp toparlandım. "Olabilir." dediğimde o da güldü. Devam ettim. "Psikoloji okumanın en iyi yanlarından biri dile getirilmeyen şeyleri fark etmek olabilir herhalde."
Birbirimizden hoşlanmamızı kastettiğimi anladı, dudaklarında yumuşak, güzel bir gülümseme belirdi. Derin, heyecanlı bir nefes aldı. Heyecanı beni de gülümsetti.
"Fark etsek de dile getirilmesi gerekiyor mu peki?"
Bunu sorup bana kısa bir bakış attıktan sonra yola döndü, etrafımızdan tek tük geçen birkaç araba sesi de olmasaydı kütüphane sessizliğinde olacaktık.
"Kim bilir?"
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Klinik Köy | Texting
Short Story(Tamamlandı.) KLİNİK KÖY'E ELEMAN ARANIYOR! Yüksek maaş verilecek. Yatılı kalmanın yanı sıra tüm yemek bedelleri de karşılanacak. Aranan özellikler: 1. Herhangi bir üniversitenin psikoloji bölümünden iyi bir ortalamayla mezun olmak 2. Bir şeyleri ta...
