Beğenin lütfen
Yorum da atın
YORUM ATIN LAN
"Ya bana aşık değil misin sen!"
"Ciyaklama be başım şişti!"
Kirli tabakları bulaşık makinesine yerleştirirken Kuroo'da tam karşımda duruyordu.
"Kızım sarhoşken söyledin! Kabul etsene!"
"Ay sus!"
"Susmuyorum!"
"Bir sustururum görürsün!" son kirliyi de makineye yerleştirerek kapağı kapatıp doğruldum.
Çatık kaşları alayla havaya kalkmıştı, "Sustursana."
Tek kaşımı kaldırdım, "Emin misin?"
Başını hızlıca aşağı yukarı salladı "Eminim."
Gülmemek için zor duruyordum, "Kapa gözlerini."
Birkaç saniye bana bakıp gözlerini kapadı. Aramızdaki 2 adımlık mesafeyi kapayarak tam karşısına geçtim ve elimin tersi ile dudaklarına vurdum.
"Ya!" dudağını tutarken gözlerini açtı.
"Ne? Susturacağım demiştim sadece. Sağolasın ben susturmadan sen sustun."
"Ben sandım ki..."
"Kıyamam... Öpeceğimi mi sandın."
Onunla dalga geçerken çok eğleniyordum. Teselli edercesine omuzunu okşamaya başladım.
"Üzülme canım... Ben olsam ben de öyle sanardım."
"Gerçekleştirebilir miyiz?"
"Neyi-"
Belimden beni kendisine bastırıp dudaklarını dudaklarıma bastırmasıyla şoka uğradım.
Şaşkınlığımın üstesinden gelmeye çalışırken yavaşça ayrıldı.
"Naz? Hey!"
Elini önümde sağa sola sallıyordu.
Gözlerimi kırpıştırarak mırıldandım, "Ne?"
"İyi misin? Öpünce kalpten gideceğini düşünmemiştim."
"Ben kalpten gitmedim!"
"Yüzün kızarıyor."
Gülerek yanaklarımı sıktı, "Utanınca yanakların hep kızarır mı?"
"Kızarmış mı? Kızarıyor bazen, ama bunun utanmamla ilgisi yok."
"Az önce seni öptüm, farkındasın değil mi?"
"Farkındayım valla, bunu acilen Lena'ya anlatmam gerek."
"Neden Türkçe konuşuyorsun?"
"Keyfim ve kâhyam."
"Bebeğim, Türkçe konuşma."
"Oha, bana bebeğim mi dedin? Bunu da Lena'ya anlatmam lazım."
"Ya! Bırak Türkçe konuşmayı!"
"Tamam canım, üzüldüm sana."
.
"Naz, gel üstünü değiş!"
Kafamı merdivene çevirdim, Kuroo üst kattan bana bakıyordu.
"Neden ki?"
"Diğerlerini görmeye gideceğim, sen de gel."
"Üşeniyorum ben üstümü değişmeye."
"Ben mi değiştireyim?" sesinde keyifli bir tını vardı.
"Tamam be, ben değiştiririm."
Ayağa kalkarak üst kata çıkıp peşinden odasına ilerledim.
Dolabı açarak yatağa oturdu. "Seç istediğini."
Dolabın karşısına geçip bakmaya başladım.
Güzel görünen gri bir sweat aldım, altına da bana çok büyük olacağına emin olduğum siyah bir şort aldım.
Banyoya ilerleyerek orada üstümü değiştim. Düşündüğüm gibi çok bol olmuşlardı, ama zaten bol şeyleri giymeyi seviyordum.
Bunların Kuroo'nun kıyafetleri olması daha da haz veriyordu.
Banyodan çıktığımda Kuroo'da üstünü değişmişti. Benim gibi bir şort ve sweat giymişti.
Bileğine saatini takarken bana baktı, "Çıkalım mı?"
"Yuh, şu an çok sexisin."
"Ne?"
Dediğim şey bir anlığına ağızımdan kaçmıştı. Elimi ağzıma yapıştırdım. "Öyle demedim. Öyle demek istemedim. Kendi kendime konuştum."
"Kendi kendine 'Yuh, şu an çok sexisin' mi dedin?"
"Evet!"
Bana yaklaşarak tam dibimde durup başını biraz eğdi. Boy farkımız olduğu için kafasını eğmesi gerekiyordu.
"Çok sexi olduğumu biliyorum."
"Bilmen iyi olmuş."
"Kabul ediyorsun yani?"
"Sexi olduğunu mu? Kabul etmeyen insan değildir."
Kahkaha atarak kollarını boynuma dolayarak beni kendisine çekti. Kafam göğüsüne yaslandığında gülmeye devam ettiği için göğüsü titriyordu.
"Mükemmelsin sen..."
Çenesini saçlarıma bastırdı, daha sonra da dudaklarını. "Çok mükemmelsin."
"Kuroo, biz şu an sevgili miyiz?"
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Kuroo x Reader (Haikyuu x Reader)
Fiksi PenggemarTürkiye'de okuyan, egzersiz ve spor psikolojisi üzerine yüksek lisans yapan Naz, üniversitesindeki bir proje ile Japonya'ya gider. Orada hem okuyup hem de bir takımın yanında stajyer olarak çalışacaktır.
