Beğenin lütfen 🔪
Yorum da atın
"Kenma ile çocukluk arkadaşıyım. Hinata, Kageyama, Bokuto, Sakusa, Atsumu, Teru... Diğer hepsiyle liseden arkadaşım. Lisede hepimiz rakiptik."
"Duygusal bir şey, sizin yerinizde olsam çok mutlu olurdum."
"Mutluyuz tabii ki. Liseden beri tanıştığımız için daha rahat ediyoruz ayrıca. Lisedeyken Hinata ve Kageyama Karasuno'ya geldiklerinde yıllardır öne çıkamayan Karasuno bir anda patlamıştı. Herkesi yeniyorlardı."
Sesli bir şekilde güldü, "Tanrım, çıldırıyordum o zamanlar!"
Bir şey demedim.
Dakikalardır bana lise anılarını anlatıyordu, bunu anlatırken eğlendiği belliydi. Bu yüzden onu hiç kesmemiş, dinlemeye devam etmiştim.
"Teru'nun lisesi çok ünlü değildi. Yani, bilindikti ama çok değil. Daha çok parti okulu ve takımı olarak biliniyorlardı."
Kaşlarım alayla havaya kalktı, "Parti mi?"
"Evet, götleri yerlerinde durmuyordu. Maçtayken bile hiçbir zaman düzgün düşünmüyorlardı. Mesela, Kageyama ve Hinata'nın özel bir atağı vardı. Teru onu gördüğü an daha önce hiç denememesine rağmen maçın ortasında takım arkadaşı ile denemişti. Hem de hazırlık maçı falan bile değildi!"
Güldüm, "Gerçekten çılgın biriymiş."
Sessizlik oldu.
"Saat kaç oldu acaba?"
Uzun süredir buradaydık. En az 8 olmalıydı.
Cebinden telefonu çıkardı ve ekranı açtı, "9.30 olmuş. Kalkalım mı?"
"Olur tabii."
Ayağa kalkarak arkamı ve ellerimi silkeledim, daha sonra arabaya binerek yola çıktık.
.
Neredeyse yurdumun önüne gelmiştik. İnmek için hazırlanırken araba durdu.
Kapıyı açıp dışarı bir adım attığım sırada aklıma gelen şeyle hafifçe bağırdım.
"Hassiktir!"
"Ne? Ne oldu?"
Kuroo'ya döndüm, "Ben spor salonunu kilitlemeyi unuttum!"
İkimiz de koçun spor salonu kilitlenmesine ne kadar önem verdiğini biliyorduk.
Sinirle başımı ovalarken Kuroo beni geri arabanın içine çekip uzanarak kapıyı kapadı.
"Tamam, gider kilitleriz 15 dakikada."
Gerçekten de 15 dakikada gitmiştik.
Arabadan inip spor salonuna ilerledim, kapıyı kilitleyeceğim sırada Kuroo içeri girdi.
Kapı yaylı olduğu için açıldığı an otomatik olarak geri kapanıyordu. Kapı geri kapanınca birkaç saniye öylece bakıp ben de içeri girdim.
"Kuroo?"
İçerisi tamamen karanlıktı. Sokak da uzakta olduğu için fazla ışık girmiyordu.
Işığı açmak için duvarda düğmeyi bulmaya çalışırken sahanın olduğu orta kısma bakıyordum. "Kuroo?"
Spor ayakkabısının parkede sürünme sesini duyuyordum ama onu göremiyordum.
Siktiğimin düğmesini de bulamamıştım.
"Hey! Buraya gel!"
Telefonum arabada, çantadaydı.
Düğmeyi aramayı bırakıp sinirle sahanın ortasına doğru yürümeye başladım. Yürürken aynı zamanda ellerimle etrafı tarıyordum.
O horoz kafayı kesinlikle bulacaktım.
Filenin demirine çarpınca durdum. Sağa dönüp 2 adım attığım sırada bir el belime dolandı.
"Buradayım."
Veya o beni bulacaktı.
Ona doğru döndüm, gözlerim yavaş yavaş karanlığa alıştığı için yüzünü ayırt edebiliyordum.
"Neden birden bire içeri girdin? Kilitleyip gidecektik!"
"Voleybol oynayalım mı?"
"Işığı da bulamadım zate- Ne?"
"Voleybol." bana doğru eğildi, gözleri tam gözlerimin hizasındaydı. "Oynayalım mı?"
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Kuroo x Reader (Haikyuu x Reader)
FanficTürkiye'de okuyan, egzersiz ve spor psikolojisi üzerine yüksek lisans yapan Naz, üniversitesindeki bir proje ile Japonya'ya gider. Orada hem okuyup hem de bir takımın yanında stajyer olarak çalışacaktır.
