Beğenin lütfen 🔪
Yorum da atın
Başımın çok feci ağrıması ile yüzümü buruştururken elimi alnıma attım.
Ölüyor muydum? Bu ağrı neydi böyle?
Yattığım yerden doğrulurken gözlerimi araladım.
Nerede olduğumu anlamaya çalışırken bir anda gelen mide bulantım ile ağızımı tutarak ayağa kalkıp koşarak odanın köşesindeki banyoya gittim.
Klozetin önüne çömeldiğim an kusmaya başlamıştım.
Yaklaşık 1 dakika sonra sifonu çekip musluğun karşısına geçerek önce ağızımı ve yüzümü yıkadım.
Aynadan kendime bakarken bir anda dün geceki olaylar aklıma bir şimşek gibi çaktı.
BEN SARHOŞ OLMUŞTUM!
Sonra ne olmuştu?
Tamam, Naz. Sakin ol. Belki de saçma bir şey yapmamışsındır.
Bu kafayla var ya, aynen canım... Yapmamışsındır.
"İyi misin? İçini bayağı boşalttın sanırım."
Kapıdan gelen sesle gözlerimi büyüterek kapıya döndüm.
Kuroo.
Allah'ım, al canımı.
"Ben..."
"Çay falan yapmamı ister misin?"
"Yo, gerek yok."
Gözleri üstüme kayınca ben de başımı indirip üstüme baktım.
Bunlar... Neydi?!
"Bunlar..."
"Şey ya... Sen dün gece üstüne kustun da..."
Bir elini ensesine atmış gözlerini yerden ayırmadan konuşuyordu.
"Öyle yatamazdın yani... Değiştirmek zorunda kaldım."
Bir anda bana baktı, "Bakmadım ama! Sapık değilim yani! Bir şey yapmadım!"
Şu an bunu sorgulamak, bunun yüzünden utanmak istemiyordum.
Hiçbir şey olmamış gibi kafamı aşağı yukarı sallerken elimi boşluğa doğru salladım.
"Sorun yok ya, teşekürler."
Yanından geçerek kapıdan çıktım.
Ne olacak canım...
"Alt tarafı beni iç çamaşırlı gördü."
"Anlamadım?"
Hassiktir.
Omuz üstünden ona baktım, "Sesli mi söyledim?"
Başını salladı. "Alt tarafı iç çamaşırlı görmüşüm."
"Öyle demek istemedim. Ben yani, kendimi şey yapıyordum. Boşver sen."
Omuz silkerek odanın kapısına ilerledi, "Aşağıya gel hadi, bir şeyler yiyelim. Sonra başın için ilaç içsen iyi olur."
.
Kuroo bana bir bitki çayı yapmıştı. Yanında da biraz peynir ile ekmek yiyerek kendimi doyuruyordum.
Midem hâlâ çok iyi olmadığı için daha ağır şeyler yemek midemi bulandırırdı.
"Dün gece neler oldu? Anlatsana."
Kahvesinden bir yudum alıp bardağı masaya bıraktı.
"Herkes sarhoş oldu. Sen... Uçmuştun resmen. Göklerde kartal gibiydin."
Bu söz Türkiye'de de gençler arasında çok kullanılıyordu. İstemsizce kahkaha attım.
"Ee?"
"Saçma saçma şeyler söyledin işte. Alkolü su sandın, elimden almaya çalıştın falan. Sonra güzel koktuğumu söyledin, sonra uykunun geldiğini söyledin."
"Umarım devamı daha utanç verici yerlere gitmiyordur."
Gülümsedi, "Kime göre neye göre? Neyse, daha sonra 15 dakikalık uğraş sonucu seninle arabaya bindik. Araba tavanındaki camdan dışarı sarktın."
"Evet, bunu hatırlıyorum."
"Daha sonra... Sonra bir şeyler söyledin."
Yutkundu, yüzü daha farklı bir hâl almıştı.
Ne söylediğimi düşünürken elimdeki fincanı masaya bıraktım. "Ne söyledim?"
"Birilerini sevdiğini söyledin önce. Sonra... Biraz garip bir ifade kullanarak hissettiğin şeyleri söyledin."
"Garip bir ifade?"
Yüzü gülmek ile gülmemek arasında gidip geliyordu.
"İnsan bir hayvana aşık olur mu?"
"Ne? Ne alaka bu?"
"Sen söyle. Sen dedin bunu. Ne anlama gelmişti senin için?"
"Çok saçma bu. Sarhoşken saçmalamışım işte."
Kesinlikle çok saçma.
Söylememişimdir böyle bir şey.
Umarım.
"Horoza aşıkmışsın."
Yudumladığım çayı ağızımdan püskürttüm.
"NE!"
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Kuroo x Reader (Haikyuu x Reader)
FanfictionTürkiye'de okuyan, egzersiz ve spor psikolojisi üzerine yüksek lisans yapan Naz, üniversitesindeki bir proje ile Japonya'ya gider. Orada hem okuyup hem de bir takımın yanında stajyer olarak çalışacaktır.
