Beğenin lütfen 🔪
Yorum da atın
YORUM DA ATIN ALOOO
2 ay sonra:
"Naz! Havlumu verir misin? Orada kalmış."
Yatakta yüz üstü uzanmış telefondan anime izlerken gözümü banyo kapısına çevirdim.
Kuroo kapıyı azıcık aralamış ve oradan bana seslenmişti.
Animeyi durdurup yatağın diğer köşesinde duran banyo havlusunu alarak banyoya ilerledim.
Aralık olan yerden uzattım, "Al."
Birkaç saniye sonra havluyu aldı, "Teşekkürler güzelim."
Geri yatağa uzanıp animeye devam ettim. Birkaç dakika sonra ise Kuroo, altında bir eşofman, üstü çıplak ve saçını saç havlusuyla kuruturken odaya girdi.
Yatağın köşesine oturup bana baktı, "Ne yapıyorsun?"
"Anime izliyorum."
"Şu sargılı adam mı yine?"
Dazai en sevdiğim ve kendime benzettiğim anime karakterlerinden biriydi.
Kuroo ise onu kıskanıyordu.
Açıkçası bu komikti.
Gülerek başımı iki yana salladım. "Hayır, bir spor animesi. Kuroko no basket."
"Burada da aşık olduğun var mı?"
"Var tabii! Bayağı yakışıklı var. Nazar değmesin."
Elindeki havluyu kenara bırakarak üstüme doğru eğilince telefonu yana bırakıp yüzüne baktım.
"Ne oldu?"
"Beni sinir etmek için mi yapıyorsun?"
"Sevgilimi neden sinir etmek isteyeyim?"
"Sevgilini sinir etmek en çok eğlendiğin aktivitelerden biri."
Elimi saçlarına atıp nemli saçlarını karıştırdım, "Afferim aslanım, beni iyi tanıyorsun."
"Aslanım?"
Tek kaşını kaldırdı, "Askerlik arkadaşı mıyız? Hayırdır?"
"İstersen askerlik arkadaşı da olabiliriz."
Yüzünü yüzüme biraz daha yaklaştırdı, "Valiz hazırlamamız gerek. Haftaya Amerika'ya gidiyoruz."
"Biliyorum, hazırlarız bir ara."
Maçlar başlamıştı ve bunun için Amerika'ya gidiyorduk. İş ayağına başka ülkeye gezmeye gideceğim için mutluydum.
Dudağıma minik bir öpücük kondurarak ayağa kalkıp dolabının önüne gitti.
Giymek için tişörtlerine bakmaya başladı. "Bugünlerde Lena ile çok konuşmuyor gibisin, bir sorun mu var?"
"Okul için projeleri var, son senesi olduğu için programı daha sıkı. Uyku düzeni de bayağı bozuldu, pek konuşamıyoruz."
Kafasından bir tişört geçirdi, "Anladım."
Komodinin üstündeki telefon çalmaya başlayınca Kuroo uzanarak telefonu eline alıp kulağına dayadı.
"Alo?"
Kiminle konuştuğunu bilmiyordum.
"Saat kaçta?"
Telefonu kulağından çekip ekrana baktı, muhtemelen saate bakmıştı.
"Tamam, geliriz 1 saate. Şampanya? Teru ve Atsumu'da bir sürü yok mu? Bende az var."
Derin bir nefes aldı, "Tamam, tamam! Eğer boşuna getirirsem ve bitirmezseniz şişeler götünüze girer!"
Telefonu yatağa fırlattı, doğrulup ona baktım. "Kimdi?"
"Noya, maçlar başlıyor ya, kafa dağıtmak için parti tarzı bir şey yapıyorlarmış. 1 saate gitmemiz gerek, hazırlan."
Yataktan kalkıp kollarımı esnettim, "Ne kadar süslenmem gerek? 10'dan 0'a bir sayı söyle."
Arkamdan ellerini belime sarıp burnunu boynuma dayadı. "İstediğin gibi giyin bebeğim."
Bir elimi belimdeki elinin üstüne koyup dolaba bakmaya başladım. "Kırmızı mini elbise?"
"Rahat etmezsin ama sen bilirsin."
"Siyah askılı şort tulumum?"
"Bol bir şey, rahat hareket edersin. Olabilir."
Başımı sallayıp askıda duran tulumu elime aldım.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Kuroo x Reader (Haikyuu x Reader)
Fiksi PenggemarTürkiye'de okuyan, egzersiz ve spor psikolojisi üzerine yüksek lisans yapan Naz, üniversitesindeki bir proje ile Japonya'ya gider. Orada hem okuyup hem de bir takımın yanında stajyer olarak çalışacaktır.
