Oje

2.4K 240 45
                                        

Beğenin lütfen 🔪

Yorum da atın

"NE? SİZ ŞU AN SEVGİLİ MİSİNİZ?!"

"Ne diyor? Anlamıyorum."

Kuroo ile Hinata'nın evine gelmiştik. Kageyama, Hinata, Bokuto ve Akaashi buradaydı.

Diğerleri ise hâlâ Teru'nun evindeydi.

Lena beni tekrar tekrar arayınca açmak durumunda kalmıştım. Şimdi ise iki taraf birbirini anlamaya çalışıyordu.

"Lena, İngilizce konuş. Onlar da anlar."

"Of! Tamam be! Diyorum ki, sen şimdi Kuroo ile sevgili misin?"

Kuroo başını sallayarak elini omuzuma atıp beni kendisine çekti, "Gördüğün gibi."

Bokuto gözlerini kocaman açmış bir bana, bir Kuroo'ya, bir Lena'ya bakıyordu.

"Oha! Kuroo'nun sevgilisi var yani!"

"Bokuto-san, bu çok şaşırılacak bir şey değil."

"Akaashi! Sen de onlar için biraz sevin!"

Hinata elindeki su bardağını sanki rakı bardağıymış gibi havaya kaldırdı, "Bunun için parti mi versek?"

Lena telefonun diğer tarafından el çırptı, "EVET!"

Bir saniye geçmeden gülümsemesi soldu, "Bir dakika... Hayır! Ben Türkiye'deyim!"

"Ne yapalım seni buraya mı getirelim?"

Kageyama'nın dediği şey ile Lena gözlerini kıstı, "Seni hiç sevmedim. Uyuzun tekisin."

"Ben çok meraklıyım sanki sana!"

Şaka mıydı bu? İki arkadaşım telefonda kavga mı ediyordu yani?

Hem de biri Türkiye'de, diğeri Japonya'dayken!

.

"Siyah."

"Asla."

"Siyah sürelim, ismine bile uyuyor!"

"Bebeğim, lütfen. Ben oje sürmem!"

"Ya yakışır ama sana!"

"Sana sürsek?"

"Bana sonra süreriz, gel sana sürelim."

"Bir de makyaj yap istersen..."

Gözlerimi büyüterek ona baktım.

Dediği şeyi ciddiye aldığımı fark edince ağızlı korkuyla aralandı. "Öyle demedim. Makyaj yok. Asla."

Elimdeki makyaj çantası ile koltukta bacaklarını iki yana açmış oturan Kuroo'nun yanına giderek bacak arasına girdim.

"Kuroo! Hadi ama, çok yakışır!"

"Olmaz."

"Ama benim sevgilimsin."

"Ne yani sevgili olurken böyle bir şart mı vardı?"

Bir bacağının üstüne oturarak makyaj çantasını da diğer bacağının üstüne koydum. "Üzgünüm, ama gerçekten güzel olacak."

İç çekerek hafifçe kıpırdanıp daha rahat oturmamı sağladı.

"Yerin rahat mı bari?"

Bir elini bana uzatmış, oje sürmeme izin veriyordu.

Gülümseyerek başımı salladım, "Rahatmış. Otururum hep."

"Otur bakalım..."

Birkaç dakika sonra ilk eli bittiğinde elini çekerken ona baktım. "Sakın bir yere değdirme!"

"Tamam canım, ne kızıyorsun?"

Diğer elini uzattığında o eline sürmeye başladım.

"Naz."

"Efendim?"

"Bana biraz kendinden bahsetsene."

"Neyi öğrenmek istiyorsun?"

"Hiç, kendinden bahset sadece. Ailen, sevdiğin şeyler, hayatın."

Başımı eline biraz daha yaklaştırırken konuşmaya başladım.

"Bir abim var, benden 10 yaş büyük. İyi biridir ama bazen sinir bozucu. Okuldan nefret ederim, özellikle lise psikolojimi alt üst eden dönemdi."

Bu eli de bittiğinde ojeyi çekerken kendisi de elini kendisine çekti.

İki elini de koltuğun arkasına yasladığında iyice kucağına yerleşerek dizlerimi de kendime çektim.

"Lisen neden kötüydü?"

"Pek bir şey yok. Sadece dersler, sınavlar çok ağır geliyordu. Her neyse, üniversitede Lena ile birlikteydim hep. Fakültelerimiz farklı olsa bile boşluk olan saatlerimde ya o beni, ya da ben onu görmeye gidiyordum. Zaten daha sonra aynı eve çıktık."

"Bana taşın."

"Ne?"

"Benim evime gel."

"Senin evine mi geleyim?"

"Küçük yurt odasında kalmana gerek yok. Bana gel, evim daha büyük. İkimizi bırak tüm takıma yetecek oda var."

"Allah korusun..."

Kuroo x Reader (Haikyuu x Reader)Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin