14.bölüm

287 33 32
                                    

Yazardan....

Feride Hanım yine aileyi toplamak için bir yemek düzenlemişti. Ömer ve Hilalde akşam Ömer işten çıkar çıkmaz gelmişlerdi. Aras'a çok ısrar etsede o aile yemeği olduğu için kabul etmemişti. Herkez toplanmış bu Feride hanım'i çok mutlu etmişti. Özlem duyuyordu böyle ortamlara.
Eşi Taner Bey'in morali pek düzgün olmasada sessizliğini koruyarak oturmuştu masada

Hülya Hanım'da torunlarıyla uzun zamandır vakit geçirmemiş gibi onlarla muhabbet ediyordu.
Hilal ve Çisem sofradan erken kalkıp babannelerinin odasında olan albümleri çıkarmış eski resimlere bakıyorlardı.
Bir kaç kere daha bakmış olsalarda tekrar tekrar bakmayı seviyorlardı.

Onlar albümlerle salonun koltuklarından birinde otururken diğerleride yemeklerini bitirmiş masadan kalkıyorlardı.

Ömer Ahmet'le beraber konuşarak salona geçtiler. Ahmet bir kızla tanıştığını ciddi düşündüğünü ve onlarla tanıştıracağından bahsediyordu Ömer'e.
Ömer.de onu büyük bir ilgiyle dinliyor ara ara sorular soruyordu.

Bir an kendisiyle Zeyneb'i düşündü. Onu ailesiyle tanıştırdığını düşününce bir an duraksadı. Zeynep onlar gibi insanlardan pek hoşlanmazdi ki. Ilk tanıştıkları zaman ona nasıl çıkıştığını, söylediği sözleri, herşey tek tek gözünün önünden bir şeridi gibi geçti.

Bunları düşünürken gözü kızlara doğru dalmıştı. Düşüncelerinden sıyrılınca Ahmet'inde onların yanına geçmiş olduğunu yeni farketmişti. Üçü bir olmuş hem kendisine gülüyorlar hemde önlerindeki albüme bakıyorlardı.
Değneklerini alıp yanlarına doğru geldi ve "Neye gülüyorsunuz? Bende bir bakayım." diyerek aralarına oturdu.

Dördünün küçüklüğüyle dolu albümde Hilal bir resmi göstererek "Ayy abi yaa kameraya nasıl bakmışsın öyle. Koptum." dedi kıkırdayarak.
Ömer.de resmi eline alınca gülerek eşlik etti kardeşlerine.

Çisem'in "Bu albümü daha önce hiç görmemiştim. Bunların kim olduğunu bilen var mi?" deyince üçü'de dikkatini Çisem'in elindeki albüme verdiler.

Bir kadın ve adam ellerinde bir bebekle bahçeli bir evin önünde duruyorlar yanlarında da yaşlı bir kadın vardı. Eski bir resimdi. Dikkatlice bakmak için Ömer uyandı. Tam eline alacaktı ki albümün çekilmesiyle hepsi bakışlarını kaldırdılar.

Hülya hanım aldığı albümü kapatıp "Onu bunu bırakında rezil olduk cümle aleme." deyince hepsi "Neden?" diye meraklı bakışlarını babannelerine doğru çevirdiler.

Feride hanım elindeki gazeteyi olurken Hülya hanım'ın yanına geldi. Gazeteyi gelininin elinden alan Hülya hanım Ömer'in önüne bıraktı. Ömer gazetenin sayfasını açıp önüne dik bir şekilde tuttu. Okudukları karşısında oda şaşırmıştı. Fakat asla babannesi gibi rezil olduğunu falan düşünmüyordu.

Gazetenin ilk sayfasında ki manşetlerde Zeynep ve kendisinin resmi vardı.

"Yıldırım holdingin genç veliahtı Ömer Yıldırım yıllar sonra tanınmayan bir güzelle kaçak göçek görüşürken kameralarımıza yakalandı. Bir müddet cafe'de olan sakin görüşmenin ardından beraber çıktılar ve gizlice arabaya geçtiler. Ömer Yıldırım tekerlekli sandalye ve değnek yardımıyla gidiyordu. Peki neden? Bir hastalık sebebiyle mi yoksa..." diye babaannesi seslice okumaya devam ediyordu ki annesi "Tamam anne. Bu kadar yeter." deyince sustu.

Ömer'e dönerek " hemen tekzip için birini arayalım. Dava açalım. Ben orayı güvenli sakin bir ortam olarak seçtim. Nasıl oldu bu anlayamadım.?"
Çisem "Onlar bir yol buluyorlar. Fırsatçılar. Takma abim." dedi kolunu destek amaçlı tutarak.

Yıllar Sonra ILK ADIMIMHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin