Açelya'dan...
Bugün iki saat matematik dersi var fakat bir saati tiyatro çalışması nedeniyle geçip, gitmiş olacak. Açıkçası bu duruma sevinmiyor değildim. İlk saat tam anlamıyla bir eziyetti. Tenefüs zili çalınca ferahladığımı hissettim. Eşyalarımı topladım. Okan ve Mete'nin oturduğu sıraya baktım. Çoktan gitmişler bile. Onlara yetişebilmek için çantamı sırtıma taktım ve var gücümle koşmaya başladım.
Sonra birden ayakkabımın bağcığı çözüldü. Kendimi yerde bulacağımı düşündüğüm halde birinin beni belimden tuttuğunu hissettim. Beni tutan kişi Çınar idi. Tedirgin görünüyordu.
"İyi misin?"dedi sessizce.
"Evet, ben iyiyim."
Yavaşça beni doğrulttu ve ellerini belimden çekti.
"Biraz daha yavaş ve dikkatli olmasın. "dedi gülerek.
"Haklısın." dedim.
"Haydi gel konferans salonuna gitsek iyi olur yoksa çalışmayı kaçıracağız."
"Tamam."dedim ve birlikte salona gittik.
Sırma hoca henüz gelmemişti. Mete benim için yer ayırmıştı bile. Canım benim... Hemen gidip yanına oturdum.
Mete:
"Kapıdan geçerken Çınar ve seni yan yana gördüm. Birlikte mi geldiniz yoksa?"
"Evet."dedim biraz çekingen bir sesle.
"Onun senin yanında olmasından hoşlanmadığımı söylemiştim. "
"Bak Mete sahiden olay hiç senin düşündüğün gibi gelişmedi. Okan ve senin sınıftan çıktığınızı fark edince arkanızdan hızlıca koştum. Fakat koşarken ayakkabı bağcığım çözüldü ve yere düşeceğim sırada Çınar beni tuttu. Böylece buraya birlikte geldik hepsi bu."
"Bir dakika, bir dakika! O seni mi tuttu dedin?!"dedi ve hızla oturduğu yerden kalktı. Çınar'ın oturduğu yere sert adımlarla geldi ve oldukça okkalı bir yumruk savurdu.
Çınar ne olduğunu, neye uğradığını şaşırmış bir vaziyetteydi. Mete'yi durdurmak için onu arkasından çektiğimde bedenini benim ellerimden kurtardı ve Çınar'a tokat atmaya başladı.
Bir yandan tokat savururken bir yandan da konuşuyordu.
"Sen nasıl olur da benim sevgilime dokunursun lan?! Sen kimsin ki onun yanına yaklaşma cesaretini gösteriyorsun?!"
Bu sırada Çınar da kendini savunmaya geçmişti bile.
Çınar:
"Sahip çıkamadığın sevgilinin yaralanmasını önledim, onun yanında her zaman ben vardım! Sen yoktun!!"
Mete bu sözler üzerine vurmayı kesmişti, aralıksız soluyordu. Çok sinirlendiği bakışlarından belliydi. Çınar'a yaklaştı ve:
"Benim olana dokunamazsın tamam mı? Onun her bir hücresi her bir saç teli bana ait. Eğer bir daha benim olana dokunursan bu sefer sonun çok daha beter olur. Bilmem anlatabildim mi?"dedi ve bana döndü yaklaştı ve elimi tuttu.
Beni hızlıca salondan çıkardı. Koşuyorduk daha doğrusu o koşuyor ben arkasından sürükleniyordum. Okul bahçesinden dışarı çıktık ve yolun karşısına geçtik. Mete bir taksi durdurdu ve beni arka koltuğa tıkıştırdı. Kendisi öne oturdu ve taksi şoförüne bir adres verdi fakat neresi olduğunu tam anlayamadım...
Merhaba arkadaşlar tam bir aydır yoktum. Aslında bölüm haftalardır defterimde yazılı duruyordu fakat yazmak bugün nasip oldu :D
Umarım beğenmişsinizdir. Bundan sonra olacaklarla ilgili tahminlerinizi ve hikayeyle ilgili genel görüşlerinizi paylaşabilirsiniz. Hepinizi seviyorum :*
