Multimedyadaki Emir...
Parti bittikten sonra Açelya'yı arabayla eve bıraktım. Nedense çok mutluydum. Eve geldiğimde annem salonda oturmuş televizyon izliyordu. Bana döndü;
"Hoşgeldin oğlum. Parti nasıl geçti? "
"Güzeldi."
"Iyi sevindim. Haydi saat geç oldu yat artık."
"Tamam anne ben artık büyüdüm lütfen bana altı yaşında bir çocukmuşum gibi davranma."
Hiç bir şey demedi. Zaten bende bunu bekliyordum. Odama çıktım. Üstümü değiştirdim ve yatağa uzandım. Hiç uykum yoktu. Bugünü düşünürken uykuya dalmıştım bile...
____________________________________
Ertesi gün çalar saatimin sesiyle uyandım. Bugün neşeliydim. Nedenini ben bile bilmiyordum. Koşarak mutfağa gittim. İnci teyze kahvaltı hazırlıyordu.
"Günaydın İnci teyze. Nasılsın bakalım bu sabah."dedim keyifli bir biçimde.
"Günaydın Mete. Iyiyim. Anlaşılan sende bu sabah neşelisin."
"Evet aynen öyle. İçimde bir huzur bir mutluluk var bugün."
"İyi sevindim. Haydi üstünü değiştir de kahvaltıya gel."
"Tamam."dedim ve hızla odama çıktım. Üstümü değiştirip, hemen mutfağa indim. Hızlıca kahvaltımı yaptım. Çantamı alıp hızla evden çıktım.
Bugün oldukça neşeliydim sanırım bunun sebebi dün Açelya ile geçirdiğimiz güzel gündü.
Okula vardığımda Açelya'nın yanında bir çocuk vardı. Oldukça yakışıklıydı. Fakat en önemli soru onun Açelya'nın yanında işi neydi? Gerçi bana ne oluyor ki. Sanki biz Açelya ile sevgiliyiz. Ona karışmaya hakkım yoktu ama sinirimden bunu da yaptım. Koşarcasına Açelya'nın yanına gittim.
"Ah merhaba Mete. Bak bu bizim sınıfa yeni gelen arkadaşımız Emir. Emir bu da Mete. En yakın arkadaşım olur kendisi."
Nasıl yani biz sadece arkadaş mıyız? Neyse şu an düşünmem gereken başka şeyler var.
Emir bana elini uzattı.
"Memnun oldum Mete."dedi fakat benle tanıştığı için pek de memnun görünmüyordu.
"Bende memnun oldum Emir."dedim uzattığı eli sertçe sıkarak. O sırada ders zili çaldı. Ve herkes sırasına geçti. Öğretmen gelmeden önce Açelya'ya döndüm ve;
"Ben bu Emir denen çocuğu pek sevmedim. Garip biri."
Açelya suratını bana çevirdi ve;
"Bence iyi birine benziyor. Ben sevdim."
"Peki sen öyle diyorsan öyle olsun."dedim. Ve edebiyat öğretmenimiz derse girdi. Sınıfa döndü ve;
"Merhaba çocuklar bugün aramıza katılan bir arkadaşımız var. Gel yavrum bize kendini tanıt."
Öğretmenin bu konuşmasından sonra Emir tahtaya çıktı.
"Merhaba ben Emir Çelik. Buraya İstanbul'dan yeni taşındık. Normelde buralıyım. (İzmir) Fakat babamın işi dolayısıyla İstanbul'a taşınmak zorunda kaldık, ama yeniden burdayız. Bu arada babam mimar, annem ise kalp cerrahı."dedi ve gülümsedi.
Sınıftaki bütün kızlar ağızları açık Emir'i dinledi, Açelya dahil. Bundan sonra tek düşmanım EMİR...
