2

724 48 18
                                    

Sunflower: Her sabah doğan güneş

Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.

Sunflower: Her sabah doğan güneş

Sunflower: Bir sabah doğmaz oldu

denizlervederinler: Elleri ellerimden

denizlervederinler: Kayıp giden yıldız oldu

Sunflower: Gülünce ışık saçan

denizlervederinler: O gözler yaşla doldu

Sunflower: Ağlama duymaz artık

denizlervederinler: Bir varmış, bir yok oldu...

Güneş doğalı altı saat olmuştu. Tepemdeydi kendisi, yüzüme vuruyordu. Kurtulmuştu Yıldız dün gece. Sabaha kadar onun için dua etmiştim. Bundan sonraki hayatı güzel olsun diye. Sabah erkenden olanları ve ne kadar mutlu olduğunu anlattığı uzunca bir mesaj yazmıştı. Karakolda ifade vermişti en son, bundan sonra annesiyle devlet desteği üzerindeyken yaşayacaklardı.

Teşekkür ederim demişti. Teşekkür ederim okyanus kalpli.

Ayaklarımı oturduğum sahilden denize uzattım. Ayaklarım bile ipince duruyordu. Her bir parmağıma farklı renkte oje sürmüştüm, güzel duruyordu yine de. Gülümsedim.

Yazdığının şarkı sözü olduğunu anladığımda ben de açıp eşlik ettim ona. Sözlerini mırıldanırken rüzgarın suratıma vurmasına izin verdim.

Bu hissi seviyordum.

Yaşama hissini.

Kan kanseriydim.

Aldığım milyon liralık tedaviler bile işe yaramamıştı.

Sorun değildi, doktorlar hala yaşayacak aylarımın olduğunu söylüyordu. Ama ne kadar kaldığını değil.

denizlervederinler bir ileti paylaştı.

Bir kanserden ölsem ne yapardınız? LoL.

X: Ne kanseri?

saysonsuzyıldızları: Ağlardım. Çok ağlardım, sen ölürken kimseye yaşamak yakışmaz çünkü.💙

Kullanıcı adını değiştirmişti. İşte böyleydi, benim etkim buydu ve amacım da buydu zaten.

Yıldızlar sayılmalıydı çünkü.

Sonsuz olsa bile.

Sunflower: Benden önce ölme. Yanı başımda şarkı söyle.💙

J...: Küfrederdim lan

whyalwaysad: Ben de kanser olurdum

Selen: Seni tanımıyorum ama üzülürdüm çok..

Uzayasürüklenenkelebek: Şşş ne kanseri, ne ölümü!

Ve birkaç yorum daha. Paylaşalı bir dakika olmamıştı.

Telefonumu kapatıp çantamın içine koydum. Çantamı ıslanmaması için biraz daha geriye bıraktım ve kendimi denizin içine sürükledim. Hala toprağın üzerindeydim fakat suyun içinde olan bu kez sadece ayaklarım değildi.

Olduğum yerde geriye doğru suyun içine uzandım. Gözlerimi kapadım, dalgalar beni ıslatıyordu. Saçlarım iki yanıma okyanus mavisiyle dağılmıştı denizin mavisine.

Birkaç dakika boyunca yerimden kımıldamadan suyun içinde kaldım.

Kirpiklerim ıslanmıştı ama deniz ıslattığı için değil.

Gelen bir dalga bütün yüzüme çarparken kıkırdadım kendi kendime. Sırılsıklam olmuştum ve annem kesinlikle çok kızıcaktı.

Daha fazla ıslanmanın sonucu hiç sağlıklı olmayacağı için çıktım buz gibi suyun içinden. Bedenim titriyordu fakat yeniden oturduğum kum taneleri ısıttı bedenimi.

Güneşe bakarak teşekkür ettim ve ıslak saçlarımı yüzümden çektim. Telefonumu çantamdan bir fotoğraf çekmek için çıkardım.

Üstten gelen kullanıcı adını ilk kez gördüğüm kişi dikkatimi çekti.

Yeni biri.

Hoş geldin dünyama.

Mesajına tıkladım ve kalp atışlarımın hızlanmasını engelleyemedim.

Beni çekmişti. Mavi saçlarımla gözlerimi kısarak gökyüzüne bakıyordum.

Ani refleksle arkama döndüm.

Kimse yoktu.

Bir mesaj daha geldi.

yaralarvebantsızlar: saçları profilindekine çok benzediği için çektim.

yaralarvebantsızlar: sen değilsin değil mi o kız?

yaralarvebantsızlar: sanmam. zaten bu kadar güzel birinin burada işi olmaz.

Bir Kansere Ölmem | TextingHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin