1.7

244 19 4
                                        


Emin değilim ama fark edenleriniz vardır, sanırım hikayede biraz zaman kavramını bükmüş olabilirim bunun için özür dilerim skxjxjd

Neyse iyi okumalar<3...

---- ----

17 yıl önce, 2005...

(Tae elinde döndürüp durduğu çiçeği sıkı sıkı avuçlarken ellerinde oluşan yaralarla ilgilenmiyordu.
Gülü seven dikenine katlanır, demişti Yoongi.

Her ne kadar şu durumu kast etmese de Taehyung her zaman istediği gibi anlardı.

Sapını zar zor kopardığında onu arka verandadaki çöpe doğru fırlattı. Ama sap çöpe girmedi.
Gülün yapraklarını özenle kopardı ve üst üste koydu. Yeşil kısmını kıvırdı ve sapla aynı sonu paylaşmak üzere ileri fırlattı.

Yüzünde aşırı ciddi ama bir o kadar da sevimli bir ifade vardı. Karşılaştığı çoğu yetişkin ona 9 yaşındaki bir çocuğa göre çok daha alımlı bir yüze sahip olduğunu söylerdi. Ama onun yüzü toz toprak içindeydi yine. Abisi onu okulun önüne bırakıp gittiğinde gözden kaybolmasını beklemek zor olmamıştı.

Evde oyun oynamak her zaman daha eğlenceliydi onun için.

Bahçeden kopardığı sonuncu gülün de yapraklarını ayıkladığında kırmızı, pembe ve sarıları gruplara ayırdı. Önündeki kaba kırmızı olanları boşalttı.
Küçük avucuna zor sığdırdığı bir taşı eline aldığında yaprakları titizlikle ezmeye başladı.
Arkasından gelen adımları işitti. Sessiz ve sabırsız adımları. Kim olduğunu anlamak onun için hiçbir zaman zor olmamıştı:

-"Tae?" Dedi sesin sahibi. Sesinde yorgunluk ve çaresizlik vardı. Abisinin yüzüne bakmak için başını çevirdi Taehyung.

Dağınık ve karışık dalgalı saçları kir içinde yüzüne düşüyordu ona bakarken:

-"ha?"

-"Neden okulda değilsin?"

Başını yere indirirken geri önüne döndü. Hızla dövüp durduğu Gülleri artık taşla okşamaya başlamıştı sanki:

-"Sıkıcı" dedi kısaca. Abisi şimdi gelip yanına oturmuştu. "Hem sen de gitmiyorsun, ben niye gideyim ki!?"

Yoongi oldukça soluk duruyordu. Bu aralar çok sık böyle davranırdı. Bu soruya cevap vermek yerine iç çekerek bir Taehyung'a bir de ezdiği ve etrafa saçılmış olan çiçek parçalarına baktı:

-"Bu gülleri neden parçalıyorsun, babam görse ağzına sıçar,Bahçesinden almışsın"

-"Onun bahçesi degil bir kere" dedi sinirli bir tavırla. Tekrar sertçe eziyordu güllerini. "Annemin bahçesi."

-"Tabi..." dedi. Daha da durgunlaşmıştı. "Annemin..."

-"Bende büyüyünce kendi bahçeme annem gibi gül bahçesi yapacağım, Hyung"

-"Ne guzel..."

Tae küçük işini özenle yaparken bir süre onu izledi abisi. Kendisinden 5 yaş büyüktü ve oldukça akıllıydı Yoongi. Sürekli kendisine uğraşacak bir şey bulur, asla boş kalmazdı. Şu an neden burada olduğunu ise henüz düşünmemişti.

Yanındaki etrafı çamurlu şişeyi eline alıp bir kaç damla yaprakları ezdiği kaba döktü. Başını Yoongi'ye çevirdiğinde uzaklara dalmış olduğunu gördü:

Mr. V's BunnyHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin