3.9

137 8 81
                                        

Yine erken saatlerde bölüm attım. Alışkanlık oldu herhalde.d benim gececiler burada mı acaba?

Kimle başlayayım dedim Beomgyu ve Triad dediniz ben de ilk Beomgyu'yu sonra Triad'ı seçtim. 

İlhamı yakalamışken oturdum ve tek oturuşta yazdım bölümü.🧠✨

İyi okumalar<<<3333🤝

--- ---

Sırtı ağrımaya başladığında doğruldu. Dizlerinin üzerinde durduğu zeminde kendini geriye bıraktı ve oturur pozisyonu geldi. Bir eliyle yerden destek aldığında eldivenli elindeki kırmızı beze baktı. Yerdeki kanların hepsini toplamıştı. Ter içinde kalmıştı çocuk. Yaklaşık 4 saattir aynı daraltıcı evin içinde patronunun emri üzere buraları temizlemek üzere görevlendirilmişti.

-"Sikeyim böyle işi" diye sızlandı zorlanarak ayağa kalkarken. Elinin tersi ile eldiven değmeyecek şekilde alnında biriken terleri sildi Beomgyu. Kirli bezi de su kovasının içine attı. Kim Taehyung'un evinde artık kan yoktu. Her ne kadar dikkat etse de yine de spor ayakkabılarının uçları kırmızılaşmıştı. Bir elini boynuna dayayarak başını iki yana yatırdı. Her yerinin uyuştuğunu hissediyordu. İşinin bittiğini düşündü. Artık gitmeliydi. Sarışın polisin şu an nerede olduğunu bilmiyordu ama her an ekibi ile buraya gelebilirdi. 'İz bırakma...' demişti adam. 'Yoksa senin üzerinde bıraktığım izlerin sorumlusu sen olursun.'

Yüzünü buruştururken içten içe dalga geçiyordu onunla. 

-"Çok kolaysa gel kendin yap!" diye bağırdı evin ortasında. Sonra bir anda susup etrafa baktı. Ev korkunçtu. Burada kaç kişinin öldüğünü tahmin etmek imkansızdı. Lanetli sayılırdı. Baştan beri buraya geldiği için pişmandı. Uzun saçlarını vahşice ıslak alnından uzaklaştırdığında gitmek için kapıya doğru adımladı ama tekrar durdu. 

Ne kadar aptalca hareket ediyordu!? Arkasına dönüp kanlı bezi gördü. Onu öylece bırakamazdı. Yerleri ve bir çok yeri sildiği bez su dolu kovanın içinde yüzüyordu. Sıcakladığını hissetti. Hem de sinirleniyordu. Onu yok etmesi gerekiyordu. Kandan tiksindiğini fark etti. Yerleri silerken bayılmamak için zor durmuştu. Üstelik patronu bunu bilirken nasıl bu işi kendisine verebilirdi!?

Ondan nefret ettiğini düşünmeye başladı kovaya doğru yürürken. Daha yüzünü bile görmemişti. Hep telefondan emir veriyordu. Bez sayesinde pembeleşen su kovasını iki yanından tutarken zorla çekip kaldırdı.

İşten çıkmayı düşünüyordu. Bu işler kendisine göre değildi. Kardeşinin ameliyatı için paraya ihtiyacı vardı ama artık baştaki gibi düşünmüyordu. Benzin istasyonunda çalışmanın yanı sıra bir tefeciden borç alabilir ve ameliyat parasını öderdi. Neden bunlarla uğraştığını sorguladı. Şimdi gözüne çok saçma geliyordu. 

Aptal kovayı merdivenlerden yukarı çıkarmaya çalıştı. su beyaz şortuna doğru dökülüyordu. Dişlerini birbirine bastırırken küfürler ederek onu çıkardı. Lavaboya götürdü. Kapısı lavabonun içine doğru serilmişti ve ortası baltalanmıştı. 

-"Bu adam yeni şeyler deniyor herhalde." dedi klozetin yanındaki borulara bağlı kelepçeye bakarken. 

Suyu lavabonun içine boşalttı. Ardından sifonu bir kaç kere çekti. Bezi ve kovayı sabunla yıkarken eldivenlerini de çıkarmadan onun üzerindeki kanların gitmesi için suyun altına tuttu. İkisini de lavabonun köşesine fırlattı. Bir süre düz bir ifade ile izlese de geri düzgünce duracak şekilde düzeltti ve sıcaktan bayılacağı lavabodan çıktı. Akşam olmuştu neredeyse. 'Tüm günüm öldü' diye düşündü. 'Senin vereceğin işin...'

Mr. V's BunnyHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin