2.1

242 19 15
                                        


Yaşanan deprem yüzünden bölümleri yazamadım. Bilgisayarımı evde bırakıp çıkmam gerekmişti. Şu an evde olmadığım icin telden yazıyorum Telefondan yazmak çok zahmetli.

Her neyse

Geciktigi icin özür dilerim. Yazım hataları varsa görmezden gelin. İyi okumalar<<3

--- ----

Geri çekildi. Ellerine baktı. Titriyorlardı adeta.

Uzun zamandır ilk defa birine el kaldırmıştı Jungkook. Hem de tüm gücüyle.

İyi giyinimli adam yerdeydi. Bir elinin çenesine gittiğini fark ettiğinde ekşittliği yüzünü gördü. Çenesi çıkmıştı ve dudağının kenarından kan akıyordu.

Yanındaki iri adam bir Jungkook'a bir ortağına bakarken büyüyen gözleri yaşadığı şoku gösteriyordu. Yumruklarını sıktığında ise kaşları çatıldı.

-"Sen...ne yaptığını sanıyorsun!?"

Tüm gücüyle karnına bir tekme attığında Jungkook geriye doğru sendeledi. Karnını tutarken kusmamak için zor duruyordu. Daha doğrulamadan ikinci darbeyi aldığında sırt üstü yere çakıldı. Başını yere çarptığında zaman onun için durmuştu adeta.

Öldün diye fısıldadı içindeki ses yeniden. Gözlerini açamıyordu. Ayağa kalkması gerektiğinin farkındaydı. Beyni resmen kendisiyle dalga geçiyordu. Akan dalgaları gördü. Sahilde otururken yüzüne çarpan hafif rüzgarı hissediyordu ve çığlıklar yine kulağına doluştu.

Artık vücudu tümüyle titriyordu. Başını çarpması bazı kafasında gömdüğü anılarını ortaya çıkarmıştı: Tramvasını. Adamın poşetinde bir şey aradığını gördü.

Çıkardığı şey sivri bir çakıydı.

Oturma pozisyonuna geldi ve kendini kaldırmamakta kararlı olan bacaklarına direnerek ayağa kalkmaya çalıştı. Baş ağrısı artık 5'e katlanmıştı.

Suyun sesi hala kulağındaydı. İleride bir kadın gözlerinin önüne geldi. El sallıyordu kendisine doğru. Sesleniyordu:

(-"Hey, gelsene,Jungkook!)

Adam kendisine doğru gelirken kendine ait olan ikinci sesi çığlık atmaya başladı. "Kendine gel! Kendine gel!-"

Tam sesler geçiyor derken beklemediği şekilde daha da arttı. Tıpkı yıllar önce doktora gitmeye karar vermeden evvel yaşadığı gibi hissediyordu yine. İki elini başına bastırdığında bankın yanına çömeldi. Çığlıklarını bastırıyordu.

-"Hah! Sana ne oluyor?" Dedi adam. küçümser gülümseyişiyle Jungkook'un arkasına doğru geldi.

Jungkook istersen onu indirebileceğini biliyordu. Ama yapamıyordu. Sesler etrafını sarmış durumdaydı.

("Jungkook-ah, gel hadi!"

"seni bekliyorum, hayatım..."

"Herkes çıksın! Hemen!"

"Buraya gel!"

"Gelemiyorum")

Her bir ses 4 yanından etrafını sarmıştı. Tekrar sahile, eskilere dönmüştü. "Hayır! Hayır! Hayır!" Diye mırıldandı. Önüne düşen gölgeden arkasında kalan bıçağı görebiliyordu.

Mr. V's BunnyHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin