Uzun bir bölümle geldim, bundan sonra olaylar daha da hızlanacak sanırım. Keyifli okumalar💋❤️
. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .
Kolumdaki alçı çıkacaktı. Bunun için ilçeye gitmem gerekiyordu ve iki gün önce Oğuz ile anlaşmıştık, beraber gidecektik. Bu sırada işlerimden dolayı görüşememiştik. Özlemiştim. Sonunda telefonunu da alacaktık ona.
Saat sabah dokuzdu. Erkenden gidip bolca vakit geçirmek istiyordum Oğuz ile. Mavi kot pantolonumu giyip üzerine beyaz tişört giydim. Arabamın anahtarını, cüzdanımı, silahımı alıp koğuştan çıktım. Bahçeye çıkıp arabama bindim ve Oğuz'un kulübesine yani Mahmut Amca'ların evine sürdüm.
Kısa sürede vardığımda arabayı park edip indim. Bu sırada muhtemelen arabanın sesini duyan Mahmut Amca ve eşi dışarıya çıktı. Biraz panikle yanıma geldi Mahmut Amca.
"Hayırdır Komutan? Bir sorun mu var?"
İstemsizce güldüm. Oğuz'un şikayet ettiğini düşünmüştü galiba. Ama onu umursamadım.
"Merhaba, sizinle tanışamadık ben Doğan, karakol Komutanıyım. Siz de Oğuz'un annesi olmalısınız."
"Evet, Gülşah adım. "
"Memnun oldum abla, bir sorun olursa çekinmeden bana diyebilirsiniz. Hallederim ben."
"Sağ ol komutan oğlum. Siz bizim oğlanla arkadaş mı oldunuz?"
"Evet, Oğuz çok iyi biri. Onu çok güzel yetiştirmişsiniz."
"Sağ ol sağ ol da sen bizim oğlana dikkat et. Bu kadar yakın olma."
Kaşlarım çatıldı.
"Neden?"
"Nedenini boşver, başına bela olur komutan."
Kendine yüz vermediğim halde konuşan Mahmut Amca'ya ters ters baktım. Derin bir nefes alıp sainleşmeye çalışıp gülümsedim.
"Neyse ki ikimizde gayet yetişkin insanlarız da böyle şeylere kendimiz karar verebiliyoruz. Size iyi günler, ben Oğuz'un yanına gidiyorum."
Onları kapının önünde bırakıp bahçeye girdim ve kulübeye ilerledim. Kapıyı tıklatıp bekledim. Ses gelmeyince içeriye girdim. Oğuz uyuyordu. Gülümsedim onun bu haline. Kapıyı örtüp kilitledim. Perdeler de kapalıydı.
Oğuz'un yanındaki ufak boşluğa oturdum. Eğilip yanağına uzun bir öpücük bıraktım.
"Oğuz'um, uyan hadi."
Gözlerini açıp bana baktı.
"Günaydın."
Kahve gözlerini kırpıştırıp bana baktı, gülümsedim.
"Günaydın sevgilim."
"Aslında uyanmıştım, hatta hazırlanmıştım bile ama sen gelene kadar biraz uzanayım dedim geri uyumuşum."
Uyku mahmuru gülümsedi bana. Kollarını boynuma sarıp beni kendine çekip sıkı sıkı sarıldı bana. Kafam boynuna denk gelmişti.
"Özledim seni sevgilim."
Sakinleşmek için derin bir nefes çektim içime, heyecanlanmıştım. Boynuna bir öpücük bıraktım.
"Ben de seni özledim Oğuz'um."
Kollarından birini gevşetti ve elini enseme sarıp okşamaya başladı diğer eliyle de kafamı boynundan çıkarttı. Yavaşça önce sağ yanağımı sonra da sol yanağımı öptü.
Yüzü tam yüzümün karşısındaydı. Aramızdaki mesafe de az olduğundan nefeslerini yüzümde hissediyordum.
