28- Ateşli Dakikalar

2.1K 130 43
                                        

"Doğan, sana kıyafet ayarlayıp geleceğim. Sonra seni kaldırıp sandalyeye oturtacağım tamam mı?"

Oğuz bana banyo yaptıracaktı. Yataktayken üzerimdeki giysileri çıkartmış tekerlekli sandalye ile beni banyoya sokmuştu.

Aslında sandalyeye oturduktan sonra kendim de banyo yapabilirdim ama Oğuz izin vermemişti.

Oğuz banyodan çıkınca elimin birini tekerlekli sandalyenin kollarına koyup vücudumu kaldırdım. Diğerini de sandalyeye koyup vücudumu oraya geçirdim.

"Doğan! Niye beni beklemedin?"

"Yavrum, ağırım beni kaldıramazsın ki? Hem kolay geçtim, zorlanmadım."

"Of Doğan of! Ya düşseydin? O zaman ben napacaktım?"

Gülümsedim.

"Bir şey olmadı ama endişelenme."

Oflayarak yanıma geldi.

"Oğuz'um?"

"Efendim Doğan'ım?"

Yüzümde hınzır bir gülumseme belirdi.

"Sen de mi üstünü çıkartsan? Islanmasın durduk yere kıyafetlerin, ne gerek var?"

Oğuz sanki güzel değilmiş gibi kahkaha atarak daha da güzelleşti. Ben onun bu haline iç çekerek bakarken o bundan bir haber gülüyordu.

"Doğru söylüyorsun aşkım, ıslanmasınlar."

Üzerindeki tişörtü çıkartıp çamaşır makinasının üstüne koydu.

"Bunlarda ıslanmasınlar."

Eğilip eşofmanını da çıkarttı sonra da boxerını. Onları da tişörtünün yanına bıraktı. Yutkundum. Kendim kaşınmıştım.

Oğuz suyu açtığında aylar sonra vücuduma değen su direkt iyi gelmişti sanki. Gözlerimi kapatıp suyu hissettim iyice. Oğuz saçlarıma şampuan döküp yıkamaya başladı. İyice köpürttükten sonra yıkadı. Bu işlemi bir kez daha tekrarladı. Sonra eline kese alıp duş jelimi döktü, jeli yice köpürttü.

"Ben tenine dokunduracağım, eğer canın acırsa söyle."

"Canım acımıyor, iyileşti yaralarım artık. Güzelce yapta bir rahatlayayım ya, duş almayı unuttum resmen."

Gülerek keseyle omuzlarımı, kollarımı, sırtımı ve de göğsümü keseledi. Vücudum eskisi kadar kaslı değildi artık. Ne kadar yediğime içtiğime dikkat etsemde spor yapamadığım için eskisi kadar iyi görünmüyordu.

"Artık vücudum da çirkinleşti yata yata."

Karnımı keseleyen Oğuz bu dediğimle ters ters bana baktı.

"Şaka mı yapıyorsun? Kas oranın azaldı tamam ama hâlâ çok iyi görünüyorsun."

Bakışlarını gözlerimden vücuduma indirdi. Elini karın kaslarımda gezdirdi.

"Hâlâ da kaslısın ayrıca."

Gezdirmese miydi acaba elini vücudumda?
Elini tuttum.

"Sen çok dokunma yine de."

Güldü. Elini elimden kurtarıp vücuduma geri koydu. Yavaş yavaş elini aşağıya indirdi. Elini kasıklarımda gezdirirken inlememek için zor tuttum kendimi. Kaç yıllık hayatımda bir kere sevişmiştim ve bu da Oğuz ile olmuştu. Malum patlamadan sonra da bir daha böyle bir münasebete girememiştik.

"Neden?"

Zoraki gülümsedim. Sınırlarımı zorluyordu.
Diğer elini enseme sarıp beni kendine çekti. Dudaklarımız arasında biraz mesafe bıraktı.

"Doğan, ne istediğini biliyorsun. Ben de biliyorum ne istediğini ama bunu bana söylemelisin yine de. Ben senin sevgilinim. Daha doğrusu kocanım."

Oğuz'un cesur halleri beni mahvediyordu. Elini tutup penisime koydum ve dudaklarımızı birleştirdim. İkimizde sertçe birbirimizi öpmeye başlarken isteyenin sadece ben olmadığımı anlamıştım. Oğuz eliyle penisimi kavrayıp çekmeye başlarken ben de elimi onun penisine sarıp çekmeye başladım.

Dudaklarımızı şapırtıyla ayırıp dudaklarımı boynuna götürdüm. Sertçe emerken Oğuz inleyerek alnını omzuma yasladı. Bir elimle bacağından tutup kucağıma çektiğimde Oğuz kalkmaya çalıştı.

"Canım acımıyor, otur."

Bir süre kasılıp kaldı ama tekrar onu öpmeye başladığımda gevşeyip oturdu kucağıma. Bacağım hissiz değildi, hissediyordum. Üstüne bastığım zaman çok canım yanıyordu. Adım atamıyordum zaten.

"Doğan!"

Sertçe boynunu emdiğimde omzumu sıkmış ve beni daha sert çekmeye başlamıştı.

"İstersen ah! İstersen üzerine oturabilirim?"

Dediğiyle gözümde canlanan sahneler çok ateşliydi. Ama şu an bunu istemiyordum.

"Hayır, şu an bunu yapmayacağız ama ben iyileştiğim zaman, işte o zaman kendimi tutmayacağım Oğuz. Sen de aynı şekilde kendini tutmayacaksın."

"Tutmayalım Doğan'ım."

Oğuz sertçe dudaklarımızı birleştirdi. Dakikalar boyu öpüştükten sonra ikimizinde el hareketleri hızlanırken sona geliyorduk.

"Daha hızlı aşkım."

Daha da hızlı çekmeye başladım. Dudaklarımızı ayırdım, ikimizde inlerken kasılarak boşlamaya başladım. Elimin biri Oğuz'un kalçasını sıkarkan mümkünmüş gibi onu daha çok kendime çektim ve en sonunda rahatladım.

Birkaç saniye soluklandıktan sonra hâlâ boşalmamış Oğuz'u çekmeye devam ettim. Oğuz kafasını omzuma yasladı. Kalçasındaki elimi tutup iki lobunun arasına soktu.

"Okşa."

Dediğini yapıp bir yandan çekerken bir yandan da deliğini okşamaya başladım. Oğuz boynumu öperken kucağımda kıvranıyordu zevkten. İnleyerek o da boşaldığında kendini tamamen kucağıma bıraktı.

"Hayatımdaki en iyi ikinci ateşli dakikalardan biriydi."

Dediğimle Oğuz kafasını kaldırıp sinirli sinirli bana baktı.

"İkinci derken? Birinci sırada kimimle geçirdiğin ateşli dakikalar yer alıyor?"

Güldüm ve sertçe dudağından öptüm.

"Birinci sırada seninle ilk sevişmemiz yer alıyor tabiki."

Gülümsedi.

"Haaa tamam. Aferin."

Dudağımdan öpüp kucağımdan kalktı. İkimizi de bir güzel yıkadıktan sonra kurulanıp giydirdi. Yatağa uzandığımda onu da göğsüme yatırdım. Kedi gibi rahat bir pozisyon bulana kadar döndü durdu. Sonunda yattığında boynuma bir öpücük kondurdu ve gözlerini kapattı. Ben de saçlarından öpüp gözlerimi kapattım.

YeşillenmekBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin