Sumut bölümüdür +18
Lütfen okumak istemeyen bir sonraki bölümü beklesin.
---
Jimin yaslandığı yerden doğrularak, Jungkook'a doğru ilerledi.
"Jimin derhâl masana geri dön."
Jimin koca bir kahkaha atarak, başını olumsuz anlamda salladı. Eğlenmek istiyordu. Jungkook cama doğru yaklaşarak ellerini cama yasladı ve gözlerini kapattı.
Jimin sıkkıntılı bir nefes verekek ellerini pantolon düğmesine doğru uzattı ve Jungkook'un arkası dönük hâlinden faydalanarak pantolonunu ve baxsırını yavaşça aşağıya indirdi.
"Jimin babanı aramadan uslu dur ve masana geç."
Jimin sırıtatak, üzerindeki tişörtü çıkarttı. Şuan babası umrunda değildi.
"Sence babam şuan umrumda mı?"
Jimin ayakkabıları ve kalan siyah çorapları bir köşeye atarak, çırılçıplak bir şekilde Jungkook'a doğru yaklaştı. Jungkook hâlâ arkasında olan bitenlerin haberi yoktu.
"Jimin-"
Jungkook arkasına döndüğünde gördüğü görüntü ile yutkundu. Bakışları Jimin'in ince ve beyaz teninde dolanırken, vücudunun gerildiğini hissetti.
Jimin, Jungkook'un bu hâline gülümseyerek, yavaşça yanına yaklaştı.
"Jimin sen?"
"Camı kapatmama izin vermeyecek misin Jeon?"
Jungkook bakışlarını Jimin'in kasıklarından çekerek, kendini yana attı.
"Jimin- yani sen.."
Jimin sırıtarak, Jungkook'un önüne geçti ve arkasındaki camı kapattı. Şirketin en üst katında olmalarına rağmen karşıda başka bir şirket dâha vardı.
Jimin camı ve perdeyi kapatarak, Jungkook'un arkasına geçti ve ellerini beline yerleştirerek bedenini, bedenine yasladı.
Jungkook vücudunu ağır bir şekilde Jimin'e çevirerek, kısık gözleri ile önündeki çıplak ve oldukça dikkat çekici bedene baktı.
Jimin parmak uçlarına yükselip, Jungkook'un dudaklarına küçük bir öpücük kondurarak, sol elini ensesine götürdü ve sıkıca kavradı.
Jungkook dişlerini sıksada Jimin'in durmak bilmeyen dokunuşları vücudunda yarattığı o arzuya engel olamıyordu.
Jimin sıkıntılı bir nefes vererek bir küfür mırıldandı ve kendini geri çekti. Artık dayanamıyordu Jungkook'un bu hareketsizliği, isteksizliği canını fazlası ile sıkmıştı.
Jimin hızlı hareketler ile Jungkook'un pantolonunu çıkartarak bir köşeye fırlattı. Jungkook yumruklarını sıkarak gözlerini kapattı hiç doğru gelmiyordu ama karşı koymak hiç istemiyordu.
Saniyeler sonra üzerlerinde bir şey kalmayınca Jimin kendini geri çekerek bakışlarını Jungkook'un üzerinde gezdirdi. Kasları ve bacakları, kısaca şimdiye kadar hiç görmediği bir erkek bedenine sahipti ve bu Jimin'i fazlası ile tahrik etti.
Jungkook yutkunarak kendi masasına doğru ilerledi ve masanın üzerinde duran eşyaları yere fırlatarak, bakışlarını Jimin'e çevirdi.
Jimin dudaklarını kıvırarak, Jungkook'un göstermiş olduğu masaya doğru ilerledi ve ellerini Jungkook'un göğüsüne değdirdi.
"Bunu kabul edemem Jeon. Bay Park'ın oğlu olarak asla ama asla altta kalmam ben."
Jimin kalçasını oynatarak Jungkook'un arkasına geçti ve Jungkook'un penisine nazaran küçük aletini Jungkook'un kalça arasına yerleştirdiğinde, Jungkook hissettiği sıcaklık ile kasılmıştı. Buna izin vermeli miydi?
"Yapamam Jimin kendimi sana açamam."
Jimin kaşlarını çatarak, Jungkook'un hiç beklemediği bir anda kendini Jungkook'a ittirdi. Jungkook'un dudakları arasından çıkan büyük bir çığlık odada yankılanırken, Jimin küçük bir küfür savurarak gözlerini kapattı. Bu çok farklı hissettirmişti.
"Jimin çık çabuk içimden!"
Jungkook'un zar zor kurduğu cümle, Jimin'i güldürmüştü. Jungkook acıyan darlığı ile ellerini masaya yaslayıp, kendini sıkmaya çalıştığında, Jimin dakikalarca bekledi ve kendini geri çekerek bir kere dâha girdi.
"Jimin dur!"
Jungkook'un yankılanan sesi, Jimin'i asla durdurmuyordu. Jimin vuruşlarına devam ettikçe, Jungkook dakikalar sonra kendine gelmişti.
"Dayan Jungkook-ah!"
Jungkook omuzunun üzerinden Jimin'e bakış atarak, alt dudağını ısırdı. Artık acı değil, zevk almaya başlamıştı.
Jimin, Jungkook'un inlemelerinden hoşlanarak, sert vuruşlarına yenilerini ekledi. Jungkook elini kendi aletine götürerek, başını geriye yasladı ve kendini çekmeye başladı.
"Hızlan Jimin!"
Jimin duymazdan gelerek kendini Jungkook'a bastırdı. Odada inlemeler yankılanıyorken, Jimin kendini geri çekerek, Jungkook'un içinden çıktı. Jungkook rahatlamış bir şekilde Jimin'e dönerek kalçasını Jimin'e doğru çevirdi.
Jimin sandalye'ye oturarak, yorgun ve gülen yüzü ile elini Jungkook'un kalçasına koyarak, kendisine doğru çekti.
"Beni rahatlatmanı istiyorum bodyguard'ım."
Jungkook alnından akan terler ile başını olumsuz anlamda salladı. O kadar ileriye gitmeyecekti.
Jungkook sinirli bir bakış atarak, sandalyede oturmuş kendisine bakan Jimin'i, ensesinden tutarak ayağa kaldırdı ve arkadaki duvara hızlıca yaslayarak, aletini küçük darlığa ittirdi.
"***!"
Jimin'in bağırışları odayı doldururken, Jungkook elini Jimin'in beline koyarak, sertçe içine girdi. Saatler önce yaptığı şeyi Jimin'e yapmak hoşuna gitmişti.
Jimin alnını duvara yaslayarak küfür mırıldandığında, Jungkook belindeki ellerini sıkılaştırarak, daha sert ve hızlı bir biçimde hareket etti.
"D-dur!"
Jungkook kendinden geçmişken, Jimin dişlerini sıkarak ellerini duvara yasladı ve gözlerini kapattı. Acı ona yavaş, yavaş zevk vermeye başlamıştı.
...
Saatler geçmişti, Jimin kasılıp gevşeyen darlığı ile yavaşça masaya oturarak, gözlerini kapattı.
"Bir dâha asla senin ile sikişmem. Asla!"
Jungkook başını geriye yaslayarak, koca bir kahkaha attı. Jimin elini aletine götürüp okşarken, Jungkook üzerini giyiniyordu.
"Yürü şimdi yapacağımız çok fazla iş var.. Jimin bey."
"Aptal!"
...
Bölüm sonu.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
BODYGUARD / JİKOOK
Fanfiction(TAMAMLANDI) Hayatımın bir şımarıklık yüzünden bu hâle geleceğini bilseydim o aç gözlülüğü ve o şımarıklığı bir dâha yapardım. --- /Kapak bana aittir. /Kurgu bana aittir. /Benden habersiz kopyalanacak hiçbir şey istemiyorum!
