8.BÖLÜM

112 15 26
                                        

***

Bir haftadır evden dışarı çıkmıyordum. Sabah erken kalkıp zinde kalmak için konağın etrafında elli tur atıyordum, eğer mahallemde olsam daha fazla geniş alana çıkabilirdim ama kapılara ben dışarı çıktığım anda daha fazla koruma koyuluyordu bu durum artık canımı sıkmaya başlamıştı ama halledicektim. Benim erken kalkmamla birlikte artık leyan da erken kalkıyordu normalde onu kimsenin saat altıda kaldıramayacağını söylüyordu ama sanırım onu da alıştırmıştım her ne kadar benimle koşu yapmasa da yoga yapıp ruhunu dinlendirdiğini söylüyordu söylediğine göre onu rahatlatıyormuş yogayla nasıl rahat ederdi ki insan ben düşüncelerimle baş başa kalınca kriz geçirecek duruma geliyordum benim için ruh dinlendirme boksdu.

Spordan sonra saat epey ilerlemiş oluyor ve böceklerle aziz bey de kalkınca gerginlik dolu bir kahvaltı için masaya oturuyorduk. Neden bilmiyorum ama leyan da böceklerde bu adamdan nefret ediyorlardı yaptığı konuşmalar yüzünden leyanın sinirden ellerinin titrediğini görebiliyordum. Kahvaltıdan sonra arka bahçedeki çardakta biraz oturup sohbet ediyor sonra ya filmle yada puzzle gibi zaman geçirecek şeyler yapıyorduk ve tabi ki tarçında bizimle beraberdi biliyordum evin içinde çok sıkılıyordu ama her sabah benimle spor için kalkıp yalnız bırakmıyordu ve sarp ta onu akşamüzeri benim için konaktan dışarı çıkarıp doğa yürüyüşü yaptırıyordu.

Bu sabah da spor ve kahvaltıdan sonra böcekler dışarı çıkacaklarını söylediler ve gözden kayboldular leyan da bir şey demeden odasına çekildi bende rahatsız olabileceğini düşünüp onu rahat bıraktım ve tarçınla odadaki dvd'leri karıştırıp bir aksiyon filmi açtık. Odadaki kapım tıklatılmadan açıldığında leyan olduğunu anladım ve topuk sesleri de bunu doğruladı kapı pervazının önüne gelip kendini ve kombinini gösterdi. Baldırlarının üzerinde biten siyah çizmelerinin üzerine mini bir etek giymiş üzerine de göğüs dekoltesini tülle kapatan bir bluz ve üzerine de siyah ayaklarına kadar uzanan kabanını giymişti, sarı saçlarını salmış ve soğuk tonlarda bir makyaj yapmıştı.

Elimi şakaklarıma koyup dudaklarımı vay anasını der gibi büktüm "çok şık duruyorsunuz leyan hanım yolculuk nereye?" Leyan sarı saçlarını savurup "tek değil beraber gidiyoruz" tek kaşımı kaldırıp leyana baktım "benim niye haberim yok ayrıca gelmek istediğimi nereden çıkardın?" Leyan gözlerini devirip büyük bir of çekti "eylem hadi kalk da hazırlan" Kucağımdaki tarçın başını kaldırıp leyana benim gibi bıkkın gözlerle baktı "tarçın da bende şu an dışarı çıkıcak durumda değiliz leyan" leyan omuzlarını çökertti "tamam tarçın evde kalabilir ama sen benimle geliyorsun"

Yaklaşık yarım saat boyunca gidip gitmemekte tartıştıktan sonra leyan kazanmıştı. Bana kendi dolabından siyah kadife kalın bir mont vermiş ve tüm ısrarlarına rağmen etek giymemiş siyah jean pantalonum ve botlarımla mutluydum ama maalesef ki yüzüme sürdüğü boyalardan kaçamamıştım.

Yüzüm öyle tuhaf görünüyordu ki arın beni görür görmez uzun uzun yüzüme bakmış sonra da ben olup olmadıma dair kendince kendini doğrulamıştı. Şimdi ise siyah jeepin içinde karlı yollardan bir yere gitmeye çalışıyorduk ama nereye gittiğimiz muammaydı.

Jeep bir göl evinin önüne durdu. Bu aziz girayın evi gibi değildi bu ev iki katı ve en üst katında terası olan bir evdi tabi eğer yanılmıyorsam arkasında büyükçe bir göl vardı. Leyan beni beklemeden arabadan inince arına baktım "neresi burası?" Arın evi gösterdi "anıl abimin göl evi eylem endişelenmene gerek yok" anıl mı? O kadar ısrar edip beni anılın göl evine mi getirmişti üstelik anıl buraya yalnız kalmak için gelmişti. Arın arabadan inip benim kapımı açtı. Ağzım bir karış açık eve bakıyordum, evin tüm bahçesi karla kaplıydı ve bacasından duman çıkıyordu. Leyana bir iki adımda yanına ulaşıp ellerimi cebime koydum.

İLTİMASBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin