13.BÖLÜM

68 6 8
                                        

Keyifli okumalar...

Anıl'dan;

Uyuyamamıştım... O bütün güzelliğiyle kollarımda uyurken nasıl uyuyabilirdim ki? Saat 3'e gelirken ben bıkmadan onu izliyordum. Gözlerim ellerine kayınca duraksadım. Elinin üstü parçalanmış ve kızarmıştı. Yavaşça bana doladığı kollarını üzerimden çekip aynı yavaşlıkla yataktan kalkıp banyoya girdim, çekmeceleri karıştırmaya başladım. İstediğimi bulduğumda yatağa girip eylemin elinin üzerine kremi yavaş hareketlerle, canını yakmadan sürdüm. Kremi yatağın yanındaki komodine koyup eylemi kollarımın arasına aldım. Onu bu durumdan kurtarmak istiyordum, ormanda o sevgisizliğine ağlarken ailesinden bir kere daha nefret ettim. O gece, eve sarhoş geldiğim gece sinanlaydım. Sinan deli gibi içiyordu ve içtikçe içini döküyordu ve ben keşke o gece orada olmasaydım, keşke işin aslını öğrenmeseydim. Artık eyleme yalan söylemek zorundaydım ve eğer gerekirse bu sırrı öğrenmesine asla izin vermeyecektim. Çünkü yıkılırdı, toplayamamamaktan korkuyordum, ellerimden kayıp giderse ne yapardım.

O GECE:
"Sinan yeter bırak şu bardağı" beni dinlemeden rakıyı sek halinde kafasına dikti "içkime karışma" bir bardak daha doldurup onu da kafaya dikti "sinan eve gitmem gerek" kafasını eline yasladı "kurtarıcam o kızı" eylemden mi bahsediyor?

"Neyden kurtaracaksın lan, yanımda işte, güvende" başını olumsuz salladı "senin yanındayken içim rahat, sana güveniyorum, ona sahip çıkıcaksın" önümdeki bardaktan bir yudum aldım. Rakıyı sevmiyordum ama yine de içtim "ne peki lan" şişeyi tekrar eline aldı "babasından, o borçtan, olacaklardan" sıkıntıyla nefesimi verdim "oğlum ben seni anlamıyorum. Sana diyorum ki vereyim ne kadar lazımsa sonra verirsin kim ne bilecek"

kaşlarını kaldırıp ağzından cık sesi çıkardı "olmaz" hava o kadar soğuktu ki istemsizce kabanıma daha sıkı sarılıyordum "niye?"  Bardağı kafasına dikti "sen bulaşma, ben halledicem" sarhoş olduğundan dili dolanıyordu "sen eylemi uzak tut bu meselelerden yeter daha fazla yara almasın"

kaşlarımı çattım "ulan kız daha ne kadar yara alabilir, ne yaşattınız bu kıza siz" gözlerini zor açıyordu "babası kardeşinin ölümünü sebep gösterip evden attı, yıllardır ne annesi olacak kadın arayıp sordu ne o babası, benim amcam olacak adam tam bir piç" ağzımın içinden bir küfür savurdum "oğlum o zaman sen niye bıraktın bu kızı"

"Öyle olması gerekiyordu"
"Lan sen nasıl abisin, insan kardeşini bırakır mı?"
"Göndertmedi amına koyayım göndertmedi"
"Kim göndertmedi gerizekalı"
"Babası babası, amcam"
"Sende paşa paşa susup oturdun öyle mi?" Bir

öfkeyle bağırdı "onun iyiliği için gitmedim" bende sesimi yükselttim "oğlum böyle iyilik mi olur beynini sikiyim senin" ellerini sitemle iki yana açtı "çok biliyorsun sen dimi. Amcam gidersen eylem tehlikeye girer dedi" alnımı ovdum "ne tehlikesi Sinan, ne diyorsun? Kaç yıldır borcunuz var bu heriflere" bir süre sustu "borçla alakası yok. Konu başka" masaya vurdum

"ney lan konu o zaman, kanser ettin adamı söyle işte" o da sinirlendi "değilmiş oğlum değilmiş" daha yüksek sesle bağırdım "ney gerizekalı ney?" Sustu "eylemin annesi o kadın değilmiş lan" durdum, sustum "ne?"

Sırtını arabaya yasladı "yıllar önce öğrendim, amcam da kapıyı dinlediğimi anladı yakaladı beni, eyleme söylersem onu tehlikeye atacağımı söyledi" ellerimi saçlarıma daldırıp karıştırdım "nasıl bir tehlikeden bahsediyorsun" burnundan soluyup bir kadeh daha devirdi "söylemedi, ama ağzımı sıkı sıkı tutmamı söyledi" tek kaşımı kaldırdım

"sende yalanına beni de dahil ettin" ellerimi birbirine vurdum "afferin sana gerizekalı, ben şimdi eylemin gözüne baka baka nasıl yalan söyleyeceğim" sinan ciddileşti "bakma lan benim kardeşimin gözlerine" bardağı ona fırlatmak için kaldırdım sonra vazgeçip bardağı kafama diktim. Sinan durdu, gözleri doldu "ben bıraktım, sen bırakma lan o kızı. Bu yalana çok geçmeden son vericem, alıcam onu yanıma" yanına mı alacaktı. Eylemi götürecek miydi?

İLTİMASBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin