"Hâlâ korkuyorsun."
"Nasıl korkmamamı beklersin ki? Seni bir tek ben görüyorum amına koyayım."
Hyunjin kısa kahkahasını bitirdikten sonra yatağında uzanır halde gözlerini kırpmadan kendisine bakan Felix'in ayak ucundan kalktı. Ahşap odanın her yanı kendisine Chan'ı hatırlatıyordu. Sakin adımlarla odanın içerisinde ilerlerken duvarları inceledi bir süre.
"Nesin sen şimdi?"
"Arkadaşın?"
"Cartoon Network'ü çok mu kaçırdım acaba?"
"O niye?"
"Foster'ın Hayali Dostlar Mekanı'nı çok izlerdim ne biliyim benim de hayali bir arkadaşımın olacağını."
"Sessiz ol." Gözlerini kapıya diken Hyunjin yüzünden iyice gerildi çilli çocuk.
"Noluy-"
"Abi yemek vakti." Kapıyı zar zor açan Chaeryeong "Uyumuyorsun değil mi?"
"Y-yok, gel Chaerry."
Abisinin şaşkınlığından habersiz başucuna geldi ve sırtına yastık koyup oturmasına yardım etti "Nasıl oldun, daha iyi misin?"
"İyiyim evet sayende." Uzanıp saçlarını dağıttığı kız kardeşi biraz söylense de güldü. Yemek yemesine yardım ederken aklından bir şeyler geçtiği belliydi. En sonunda kıpırdanmayı kesip boş çorba kasesini komodine koydu.
"Abi?"
"Efendim?"
"Şehir merkezindeki hastaneye gidelim mi? Tüm testlerini yaptırmış oluruz."
Kendisine kocaman gözlerle bakan kardeşine derin bir iç geçirdi "Gerek yok Chaerry, bir şeyim yokmuş işte. Stresten ya da sıcaktan olmuştur." Göz ucuyla köşede oturan Hyunjin'e baktı. Yatak örtüsünün ucunda düşünceli bakışlarını sabitlemişti, kendisiyle ilgilenir gibi durmuyordu.
Genç kız itiraz etmeye yeltendi "Lütfen bir kere de karşı çıkma işte." Bakışları yatakla arkasındaki bir noktada gidip gelen abisi kendisine cevap vermedi. Chaeryeong arkasına bakıp abisine döndü "Abi?"
Felix kendine geldi "Boşver Chaerry, bir daha böyle bir şey olursa gideceğim tamam mı? Şimdi biraz yatabilir miyim? Çorba için çok sağ ol eline sağlık."
Eli boş dönen genç kız çilli çocuğun uzanmasına yardımcı oldu alnından öptü "Ne zaman istersen çağır beni." Tereddütlü adımlarla odadan çıktı. Çıkarken abisinin yine aynı yere baktığını fark etmişti. Umarım aklıma gelenler saçmalıktır diye düşündü.
"Çok belli ediyorsun kız kafayı üşüttüğünü sanacak." Gözlerini sabitlediği noktadan ayırmadan konuştu hayali arkadaşı.
"Haksız sayılmaz." Karşısında kıkırdayan kişiyi izledi kısa bir süre "Kimsin sen?" Öteki soruşlarından farklı olarak korkudan tamamen arınmış saf merak dolu sesini kısık tutmaya özen gösteriyordu "Neden burdasın, neden şimdi?"
Bakışlarını gözlerine çıkardığında ürperdi Felix. Havanın ağırlaştığını hissediyordu. Dalıp gittiği yere bakması daha mı iyiydi bu kişinin? Kalın dudakları aralansa da hiçbir şey söylemedi. Uykusu geliyordu çillinin, öyle ki bir ara göz kapaklarını açık tutmakta zorlandı. Görüşü bulanıklaşırken Hyunjin kalkıp yanına geliyordu.
Bir ürperti sardı bedenini. Göz kapaklarını zar zor ayırabildiğinde tanıdık odada gözünü açtı. Camdan görünen uçsuz bucaksız deniz dalgalandıkça odaya güneş ışıkları yansıtıyordu. Rüyasında gördüğü o kulübedeydi. Hyunjin baş ucunda oturmuş saçlarını okşuyordu.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Sinner | Hyunchan
FanfictionBir şeytan olan Chan'a ne bir insan ne de bir melek karşı koyabilirdi. ©️Tüm hakları Felix'in zihninde saklıdır.
