Gözleri kapalı bir şekilde "beni izlemem hoşuna mı gitti?" Dedi ve gözlerini açtı. Büyük bir utançla gözlerimi sıkıca kapadım. Fısıldayarak "Aç gözlerini." Dedi ve yavaşça gözlerimi açtım. Şuan yanaklarımın kızardığına o kadar çok eminim ki.
Benim bile insnmayacağım bir yalan uydurdum. "Seni izlemiyordum ki." Cidden yalan konusunda o kadar iyiyim ki(!) anlatamam. "Yanakların öyle demiyor ama."
Yanaklarımın kızardığını 10 metre uzaktaki bir adam bile anlardı bu süt beyaz tenimde.
Hiç konuşmadan öylece birbirimize baktık. Acaba Atlas benim hakkımda ne düşünüyor? Yanaklarımın kızarıklığı gitmiş olmalı ki yanma hissim geçmişti.
Biraz olsun rahatladım ve ayağa kalktım. "Nereye?" Atlas'ın sorusuyla kafamı ona çevirdim. "Hiç ışık yok belki yıldızlar görünür." Demekle Atlas hemen ayağa kalktı.
Beraber camın önüne geçtik. Yıldızlar buradan mükemmel duruyordu ve ay bütün mükemmelliği ile ışık saçıyordu. İstemsizce vücudum yani kafam Atlas'a döndü.
Kumral saçları ay ışığının altında çok güzeldi. "Yine ne oldu?" Banu! Kendine gel be kızım! Atlas'a kendini kaptırma! "H-hiç bir şey." Evet, senin yüzüne bakmadığımı sayarsak hiç bir şeye bakmadım. "Yalan söylüyorsun." Evet, yalan söylüyordum.
"Hayır yalan söylemiyorum. Zaten yalan söylemeyi beceremem." Kesin inanmadı. Zaten dediğim gibi, yalan söylemekte berbatım. "İyi öyle olsun."
Ne yani? Bu kadar mı. Şuan Atlas'ın iyi olup olmadığını sormak istiyorum çünkü beni terslemedi. Şuan 'iyi misin?' diye sormak istiyorum ama imkansız.
Çünkü sorduğum an tersleyebilir. "Evet, iyiyim birşeyim yok." Bir dakika...
Bunu kim sordu? Etrafıma şaşılık içinde bakarken, "Kimse sormadı, sen içinden düşünüyordun. Cevap lazım dı.
"Bu adam insan mı yoksa benim içimden geçenleri mi okuyordu? "Öyle bir şey düşündüğümü nereden çıkardın?"
"Her yerden bunu merak ettiğin fark ediliyor." Acaba sıradaki sorumu sorsam mı? Bence kalsın, sormak istemiyorum. "Hadi uyuyalım artık." Beraber sıramıza geçtik.
Sabah uyandığımda Ada ve Buse eğlenerek fotoğraflarımı çekiyorlardı. Keşke Hira ve Hayrunnisa'da burada olsaydı. Onların sesiyle beraber kendime geldim ve uyandım.
Herkes gülerek bana bakıyordu. Sebebini anlamadım o yüzden Ada bana telefonunu tutarak yüzümü görmemi sağladı. Bende şuan kendime baksaydım gülerdim ve gülüyordum da çünkü saçlarım birbirine karışmıştı
Saçlarım düz olduğu için kolayca düzeldi ve ayağa kalktım. Atlas beni yanına çekti ve kapıya doğru ilerledik. Atlas kapıyı açtı ve koridora baktı.
Birşey göremeyince bizi çağırdı. Hepimiz çok aç olduğumuz için kantine indik ben ve Atlas sandviç aldık ve diğerleri karışık şeyler aldı.
Herkes aldığı şeyi yedikten sonra parasını koydu ve kantinden çıktı. Hava bugün çok güzeldi. Herkes arasında konuşurken ben Atlas'ın dibinde birşeyler düşünüyorum.
Hatta o kadar çok yakındım ki nefes alış verişlerini de hissediyordum.
"Banu?" Zeynep'in beni sarsmasıyla kendime geldim. "Efendim?" Dedim ve yanıtımı hemen aldım. "Bir yol buldun mu?"
Acaba yeniden sınıflara baksak mı? "Bence sınıflara tekrardan bakalım belki bu sefer kitli değildir." Herkes düşünüp beni haklı çıkardı ve evet, herkes diyorum. Buna Atlas'ta dahil. İlk defa Atlas'ın takdirini kazanmıştım.
Zor da olsa...
Beraber sınıflara tek tek baktık ve diğer okulun tarafında ki sınıf açıktı. Hepimiz birden sınıfa girdik ve bir tane cam açtık.
Herkes teker teker girdi ve son olarak Atlas ve ben kaldık. "İlk önce sen gir." dedi ve arkama baktığımda kalemliğimin düştüğünü fark ettim.
Hemen kalemliğimi aldım. Kalemliğin yanında bir tane de pergel vardı. Onu elime aldığım an iki tane el tarafından sürüknmeye başladım. Kahretsin! Dün gördüğüm adam buradaydı!
Adam beni sürüklemiyordu. O kadar hafiftim ki ayaklarım havadaydı. "Banu!" Atlas'ın gürlemiyle kendime geldim ve ne yapmam gerektiğini düşündüm. Çırpındıkça adam canımı daha da çok acıtıyordu.
En sonunda elimdeki pergeli fark edip adamın sol omzuna geçirdim. Adam büyük bir inlemeyle beni Atlas'a doğru fırlattı v ayağa kalkıp koşmaya başladım.
Atlas'ın yanına geldiğim an onun kolundan tutup sınıfa attım ve beraber camdan atladık. Diğer okula geçiş yaptığımızda dış kapı açık olduğunu için dışarı çıktık.
Başım çok dönüyordu. "Banu iyi misin?"Zeynep, Ada ve Buse yanıma gelerek çantamdaki suyu bana uzattı. Suyu içmk istemediğim için geri çevirdim.
"Hadi, eve gidelim artık." Dedim ve ayağa kalktım. Herkes dağıldı ve ben ve Atlas kaldık. Atlas ile aynı eve gidiyorduk. Yani onların evine gidiyorduk. Yol boyunca Atlas'ın saçma sapan konuşmalarını dinlemek zorunda kaldım.
Hava yağmurluydu ama çok güzel hissettiriyordu. Eve geldiğimizde kapıyı Sude açtı ve ve kollarını kocaman açarak bana sardı. Bende aynı şekilde kollarımı ona sardım.
"Sarılmanız bittiyse eve geçmek istiyorum." Atlas'ın sinir bozucu sesiyle sarılmamız bitti. İçeriye girdiğimizde Emine Abla yanımıza geldi.
"Çocuklar gezi nasıl geçti?" Bir dakika... Emine Abla gezi mi dedi, yoksa ben mi yanlış duydum? Atlas, "Evet, güzel geçti." Diyerek kestirip attı. Şok olmuş bir şekilde Atlas'a bakıyordum.
"Ha bu arada Banu telefonunu annen bırakmış heyecanla demeyi unutmuş." Sanki hayatımda ilk defa telefon görmüş gibi güldüm.
Gülüşüm o kadar büyüktü ki Emine Abla bile şaşırmıştı. Hiç birşey demeden Sude ile beraber odasına geçtik.
Sude 7. Sınıfa gidiyordu. Arkadaş ortamı da mükemmeldi. Lise son olmama rağmen çok seviyordum. Bana kendi elbiselerinden verdi ve beraber mutfağa geçtik. Atlas biz gelmeden yemeğe başlamıştı.
Emine Abla'da telefonda birisiyle konuşuyordu. Atlas beni görünce telefonunu çıkarttı ve gelen bildirimle telefona baktım.
Atlas: Çantana baktın mı?
Banu:Neden ki?
Atlas:İşte yemekten sonra bak
Banu:Tm bakarım
Yazdım ve uygulamadan çıkacakken "Atlas adlı kullanıcı sizi 'GEZİ' adlı gruba ekledi' Diye bir bildirim geldi ve Atlas'a baktığımda telefonu masaya bıraktı.
Masaya oturdum ve pirinç pilavımdan bir kaşık aldım. Yemekten sonra Sude, ben ve Atlas UNO oynadık. Ben 1. Olmuştum ve Hazreti Atlas bunu beğenmemiş olacak ki yeniden oynadı.
Ama bu sefer hileyle kazandı. Ben buna itiraz ettim ama Sude alışmış olacak ki sesini çıkartmadan gülerek bizi izledi. UNO oynadıktan sonra benim ve Atlas'ın telefonunda FIFA olduğu için beraber oynadık.
2-1 onu yendikten sonra uyumak için Emine Abla'nın yanına gittim. Gerekli malzemeleri alıp koltuğa serdim ve herkes odasına geçtikten sonra uyudum.Vote+Yorum yapmayı Unutmayınnnn

ŞİMDİ OKUDUĞUN
Kumralım
Teen FictionBanu: Çok gıcıksın be adam. Atlas: Sende pis kadın. Banu: Seviyorum seni be.