İyi Okumalarrr<3
Olanlardan 6 Gün Sonra...
Bugün hastanede son günümüzdü. 6 gün boyunca Atlas ile çok eğlenmiştim. Beraber gizlice geceleri bahçeye çıkmıştık ve Atlas her gün saçlarımı tarayıp örgü örmüştü.
Beraber çantalarımızı hazırladık ve herşeyi halledip dışarı çıktık. "Diğerleri yakınlarda bir parkta bekliyormuş, gidelim mi?"
"Olur, zaten bana da iyi gelir." Dedim ve elini tuttum. Beraber hem konuşup hem de gülüyorduk. Biraz daha ilerledikten sonra baya bir yağmur bastırmıştı.
Yağmuru umursamadan konuşmaya devam ettik. Hava daha da çok soğumaya başlamıştı ki parka gelmiştik. Park genel olarak iyiydi. Hatta çardakların etrafı bir ev gibi kapalıydı.
Bizimkilerin olduğu çardağı bulduk ve yanlarına gittik. İçeri girdiğimizde herkes "SÜRPRİZ!" diye bağırıp bana sarılmışlardı.
Ne oluyor burada ya? Benim neden haberim yok? "Bir dakika, bacağımı acıttınız yavaş!" dedikten sonra herkes benden ayrıldı.
"Ne günü bugün?" sorumla herkes kıkırdadı ve bana döndüler. "Güzelim, bugün senin doğum günün." Ne!? Nasıl ya, benim bundan neden haberim yok?
"Nasıl ya, ayın kaçındayız?" Neden benim hiç birşeyden haberim olmuyor? "5 Mayıs." Oha yani, herkes nereden biliyor doğum günümü?
-
Beraber çok fazla eğlenmiştik ve kaldığımız yere gelip odalarımıza çıkmıştık. Ben odamda kalamıyordum çünkü kapımı hâlâ yaptırmamışlardı, o yüzden de Atlas'ın odasındaydım.
Ben çantamı hemen dolabın önüne koydum ve yatağa oturdum. Çok fazla uykum vardı çünkü olanlardan sonra çok yorgun düşmüştüm.
"Güzelim, iyi misin?"
"Evet, sadece başım dönüyor."
"O zaman sen uyu."
"Sen?"
"Güzelim sen beni merak etme. Koltukta uyurum."
"Olmaz, sende benimle yatacaksın ve beraber sarılıp uyicaz."
Burnundan güldü ve oda yanıma gelerek yattı. Kollarını bana sarıp kendine doğru çekti ve gözlerini kapadı. Şuan hayatımda en mutlu anı yaşıyorum. Heyecandan ne yapacağımı bilmiyorum tabii.
-
Uyandığımda Atlas yanımda yoktu ve hava karanlıktı. Gözlerimi kamaştırıp yattığım yerde doğruldum. Ayağa kalkamıyordum çünkü bacağımın ağrısı çok fazlaydı.
Atlas'ı çok fazla merak ettiğim için elime telefonumu aldım ve Atlas'a yazmaya başladım.
Siz:Atlas nerdesinnn.
Çevrimiçi... Yazıyor...
Kumralımm: Aşağı inmiştim hemen geliyorum.Siz:İstersen aşağıda kal ben seni bunaltırım.
Kumralımm:Güzelim, yok öyle bir şey sakın deme bir
daha, hemen geliyorum.Telefonumu kapattım ve ayağa kalkmaya çalıştım. Tam camdan bakacakken Atlas geldi. "Güzelim, bir şey mi oldu?"
"Yok, merak ettim o yüzden."
"İyi, karnın acıktı mı?"
"Evet, hadi beraber inelim."
"Olmaz, ben getiririm."
"Hayır, seninle yemek istiyorum."
"İyi gel." dedi ve beraber dışarıya çıktık. Elimdeki telefonu açtım ve saatin 22.04 olduğunu gördüm. "Atlas?"
Diyerek Atlas'ı durdurdum."Efendim,"
"E saat 22.04 akşam yemeği geçmedi mi?"
"Atıştırmalık oluyor. İstediğinden alırsın."
"Şeker falan mı? Yada kurabiye." Kurabiye diyince gözlerim fal taşı gibi açıldı çünkü kurabiyeye bayılıyorum kimse aramıza giremez. Atlas hariç.
"Evet, ikiside olur."
"Yeeeeeyyy!" diyerek bacağımın acısını umursamadan koşmaya başladım. Asansör yerine merdivenlere ilerledim. Bir basamak inecekken ayağım kaydı ve düşmeden önce Atlas beni tuttu.
"Ne kadar yaramazsın be kadın."
"Ben daha kadın olmadım ki."
"O zaman kızım olursun."
"Heh, o olur." dedim ve beraber aşağı indik.
-
23 dakika boyunca kurabiye yemiştim ve Atlas hem videomu, hem de fotoğraflarımı çekerek eğlenmişti. Yani ikimizde çok eğlenmiştik.
"Eee, napalım?"
"Bence terasa çıkalım. Burası ormanlık alan olduğu için pek ışık da yok. Yıldızlar çok güzel görünür."
"Tamam, gidelim."
Atlas'ın Anlatımıyla...
Banu ile beraber terasa çıktık ve beraber bir banka oturduk. Yıldızları pek sevmem ama Banu'yu çok severim.
Banu bir yandan bana birşeyler anlatıyor, bir yandan da insanı fest eden gülüşüyle içimi dolduruyordu. Banu çok çocukça davranan birisi. Yani asla olgun davranamaz ve hiçbir şeyi kafaya takmaz.
Hava iyice soğudu ve Banu'da uymuştu. Kaç kere bilmiyorum ama sürekli olarak yıldızlar hakkında bilgiler veriyordu. Bende söylediği şeylerle ilgilenmeden sadece sesini dinliyordum.
Onu uyandırmadan kucağıma aldım ve odama indirdim. Bacağındaki yaraya dikkat ederek yatırdım ve üzerini örttüm.
Bacağındaki yarayı hatırladıkça bir yandan kin besliyordum bir yandan da çok korkuyordum. Korkuyorum çünkü futbolcu olma hayalleri yarım kalır diye.
600 Kelime Yazdım kee
Vote verin biraz be kitap bu kadar mı kötü

ŞİMDİ OKUDUĞUN
Kumralım
Teen FictionBanu: Çok gıcıksın be adam. Atlas: Sende pis kadın. Banu: Seviyorum seni be.