[19]😻

80 9 4
                                    

Yeni bölüm 3 vote gelince yazcamm

Her şeyden 3 yıl sonra...

Şuan elimdeki eldivene belalar okuyarak bulaşık yıkıyordum. Şu 3 yıldır herşeyden nefret etmiştim. Yaşamaktan, nefes almaktan, başka birisiyle aynı evde kalmaktan, Utku ile aynı evde kalmaktan...

Her şeyden bezmiştim. 19 yaşına girmiştim ve hala futbolcu olmamıştım. Saat akşamın 12'siydi ama Utku pisliği hala eve gelmemişti.

Elimdeki eldivenleri yere fırlattım ve yeniden ağlamaya başladım. Her zaman ağlamaktan yorgun düşüyordum. Lanet olsun! O Atlas pisliğinin yeşilimsi gözleri aklımdan çıkmıyor!

Sinirden ağlamaya başladım ve kapı açılarak birisi eve girdi. Utku'nun girdiğini düşündüm ve hemen ayağa kalktım.

Eldivenleri de yıkadım ve tezgahın üzerine düzgünce koyduktan sonra mutfaktan çıkarak Utku'nun yanına gittim.

Elindeki içki şişesi ve gevşek kravatı yeniden içtiğini gösteriyordu. "Banu..." Sesi çok yorgun geliyordu ve elindeki şişeyi yere attı.

Şişenin kırılmasını izlerken Utku bana doğru geldi ve beni kucağına aldı. "Ne yapıyorsun! Bırak beni!" Bağırmam yetmedi, ama kurtulamıyordum da.

"Gel bakayım." diyerek beni odaya fırlattı. Bana doğru geldi ve dudaklarımdan öpmeye çalıştı. Tam öpecekken ellerimle onu ilttim.

"Sen ne yaptığını sanıyorsun!" diyerek gürledi ve sağ yanağıma attığı tokatla sola doğru savruldum. Kulağıma gelen zonklama sesiyle kendimden gitmiştim zaten.

Utku kendimde olmadığımı anlayınca ellerini belime koydu ve kendine doğru çekti. "Bugün çok eğleneceksin Banu."

Şerefsize bak ya! Tabii, az önce tokat yiyen ben değilim, oydu ya. "Ne diyorsun be sen! Ben hiç eğlenmiyorum." dedim ve ayağa kalkarak mutfağa koştum.

Mutfağa girdim ve çekmecelerden bıçak aramaya başladım yoksa bu adam beni tecavüz edecekti. Bıçağı pantolonumun cebine soktum ve Utku'nun içeriye girdiğini gördüm.

Bana doğru geldi ve ellerini göğsüme dokundurmasına izin vermeden bıçağı tam kalbinin üzerine sapladım. Karşımdaki adam büyük bir acıyla inlerken ben onu umursamadım ve bıçağı birçok kez aynı yere sapladım.

En sonunda bıçağı karnına sokmamla yere yığılması bir oldu. Bıçağı tekrar çıkarmadan yaptığım şeye baktım ama üzüntü kırıntısı bile yoktu bende.

Hemen koşarak odaya girdim ve işime yarayacak şeyler aramaya başladım. Bir çantaya bol bir miktarda para, dolapta hiç kullanılmamış bir telefon aldım ve dışarı çıktım.

-

Şuan uçaktayım ve nasıl yaptım bilmem ama telefonu kurmayı başarmıştım. Hemen Atlas'ı aradım. Hadi... Aç şunu lütfen...

"Alo?"

"Alo!"

"Banu! Sen misin güzelim?"

"Evet, benim. Şimdi kulağını 4 aç Kumral. Almanya-Türkiye uçağına bindim ve yanına geliyorum. Saat 00.00 olduğu için 03.00'te orada olurum."

"Tamam, yarın hepimiz seni almaya gelicez."

"Atlas..." dedim ve ağlamaya başladım.

"Ne oldu güzelim?"

"B-ben beni kaçıran adamı öldürdüm..."

"T-tamam güzelim, ben halledicem."

"A-ama isteyerek yapmadım. B-beni tecavüz edecekti..."

"Ne!?"

"B-ben isteyerek yapmadım." dedim ve salya sümük ağlamaya başladım.

"Tamam güzelim. İyi yapmışsın. Sen şimdi uyu. Sen gelince konuşcaz."

"Tamam, görüşürüz."

"Görüşürüz güzelim."

Telefonu aynı anda kapattık ve gözlerimi 3 saat sonra uyanmak için kapadım...

Yeni bölüm 3 vote verince gelicek umarım verirsiniz

KumralımHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin