( +18 bir sahne olmasa da biraz detaylı yakınlaşma mevcut. Rahatsız olabilecek ya da okumamayı tercih edecek olanlar için sahnenin başında ve sonunda uyarı bırakacağım atlayabilirsiniz. Bölümde de genel olarak Poyraz dozunu birkaç tık kaçırıyor 👉👈)
♥Yorumlarımızı ve oylarımızı unutmayalım ♥
Keyifli Okumalar
|∘◦☘◦∘|
Herkes kahvelerini içerken odaya dönüp Mira'yla birlikte Ceylin teyzenin verdiği paketi açmıştık. İçinden iki ayrı paket daha çıkmıştı ve üzerlerine kalemle isimlerimiz yazılmıştı. Kadının el yazısı bile güzeldi. İlk önce 'Mira' yazan paketi açtık. İçinden Powerpuff Girls baskılı bir sweatin çıkmasıyla sevinçle zıpladı olduğu yerde. Alıp üzerine tuttu etrafında bir tur döndükten sonra.
"Abla abla! Yakıştı mı?" diye sordu parlayan gözleriyle. PPG'yi çok seviyordu, bunu nereden öğrendiklerine dair hiçbir fikrim yoktu. Belki de annem söylemiştir diye düşündüm ancak öyle bir durumda annem asla karşılıksız bırakmazdı. Şanslı bir tahmindi belki de.
"Çok yakıştı bebeğim." dediğimde sevinçle kıkırdayıp üstünü çıkarmaya başladı. "Etiketini sökme, bedeni olmaz belki." Sweate sarıldı hemen asla vermeyecekmiş gibi.
"Vermem ki bana ne."
"Şımarık."
Dil çıkardıktan sonra yine de dediğimi yapıp dikkatlice üzerine geçirdi. "Oldu mu?" diye sorduğunda yanıma çekiştirip güzelce kontrol ettim üstünü.
"Oldu." dedim büyük bir gülümsemeyle.
"Seninkini de açsana." Nur teyzenin yumuşak sesiyle uzanıp benim için olan paketi açtım.
Bu aralar inanılmaz moda olan triko elbisenin siyahıydı. Üstelik almayı planlıyordum bunu. Yüzümde bir tebessüm oluşurken bedenini kontrol ettim, uyduğunu görünce de katlayıp dikkatlice yeniden pakete yerleştirdim.
"Giymeyecek misin?" diye sordu Mira huysuz huysuz.
"Hayır ablacığım daha sonra giyerim." Suratını assa da bir şey demedi. "Hadi içeri gidip göster." dediğimde hızlı hızlı başını sallayıp koridora koştu. "Teşekkür etmeyi unutma!" diye seslendim arkasından.
"Sıla'm sen neden gitmiyorsun içeriye?" Yanaklarımı şişirdim. Utançtan bayılasım vardı çünkü. Sakinleşmek için buraya kaçmıştım.
"Fazla sosyalleştim, yoruldum." dediğimde imalı imalı baktı yüzüme.
"Küçük oğlanla alakalı değil yani?" Gözlerim kocaman açılırken isyanla ellerimi dizime vurdum oturduğum yerde.
"Bir de sen başlama ya!" Bu halime kıkırdayıp hülyalı bir sesle konuşmaya başladı.
"Gözlerini de hiç ayırmadı senden yemek boyunca." Ben bir şey anlaşılmasın diye başımı kaldırıp suratına bakmıyordum beyefendi beni kendi mutfağımda sıkıştırıyordu. Hatırlamak iyice körükledi utancımı.
Ayağa kalkıp üzerimdeki hayali tozları silkeledim. "Aman teyze, senin dilindense babamın boşunu çekmeyi tercih ederim şu an."
"Ne dedim kız ben? Yalan mı?"
"Değil." dedim homurdanıp. "Sen de gel hadi."
İkimiz de birlikte salona girdiğimizde dönen sıkıcı muhabbete dahil olmuştuk. Mira soluğu hemen yanımda alıp dizimin dibine oturmuş, sıkıldığı için bana saçlarını ördürmeye başlamıştı. İşim bittiğinde bileğimde taşıdığım tokayla bağlayıp dönen muhabbeti dinliyor gibi yapmıştım.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
PORTRE ✔
RomantikYarı Texting ❝Yüzünü çok sevdim, ödünç alabilir miyim?❞ dedim birden gözlerimi gözlerine dikip. Nasıl olsa bir daha karşılaşmamız pek mümkün değildi, hem bu fırsatı kaçıramazdım hem de bu cesareti bir daha bulamazdım. Ağzımdan çıkan kelimelerin anla...
