5.1

1.5K 131 109
                                        

Romantik ve yakın sahnelerimizin mevcut olduğu bir bölümdür.

Gecikme için hepinizden özür dilerim, beklediğiniz için de teşekkür ederim💗

Yorumlarımızı ve oylarımızı unutmayalım

Keyifli Okumalar

|∘◦☘◦∘|

-Selin

Gerçekten de oyuncakçıları gezip kendi çapımızda bir piyasa araştırması yapmıştık. En sonunda bir gemi almak istediğine karar vermiş, ilk sefer için fazlasıyla karmaşık göründüğünü iddia ettiğimde de bana "Legoyu mu birleştiremeyeceğimi düşünüyorsun?" diyerek kendi çapında trip atmıştı. Ödemeyi yapması için onu beklediğim sırada köşede tek kalan çiçek şeklindeki lego çarptı gözüme. Tek kaldığına göre bir işarettir diye düşünüp almaya karar verdim.

Mağazadan çıktıktan sonra etrafıma bakındım hissettiğim boşlukla. Şimdi ne yapmamız gerektiğine dair bir fikrim yoktu. Zaten yemek yemiş, mağazaları gezmiş hatta bir ara mola verip tatlı bile yemiştik. Gözlerim elimde tuttuğum poşete kaydığında gülümsedim. Güzel bir gün geçirmiştim aslında, bitmesini istemeyeceğim türden.

"Eve bırakmamı ister misin?"

Düşüncelerimi bölen soruyla suratımın asılmasını son anda gizledim. Zamanı mıydı bunu sormanın Gökay?

"Olur." Başımı ona çevirip yüzüne baktım. Yüzünün genelde yalnız olduğunda aldığı rahat, biraz da duygularını belli etmeyen bir ifadesi vardı. Bana öyle geliyordu, insan içindeyken adeta parlıyordu sanki. Her zaman dişlerini göstererek gülümserdi ve bu dikkatleri üzerine çekiyordu.

Ya da benim dikkatimi çekiyordu sadece.

Onun zaten benim üzerimde olan kahverengi gözleri ışıkta iyice açılmıştı. Yavaşça yumup onayladı ve çenesinin ucuyla ilerideki merdivenleri işaret etti. "O halde otoparka."

Sessiz bir şekilde gösterdiği yöne doğru ilerlemeye başladım. Onun da adımları hemen yanımda ancak bir adım gerimdeydi. Otoparka ulaştığımızda öne geçip beni arabaya doğru yönlendirdi. Binmem için ön kapıyı açtığında heyecanımı gizleyerek teşekkür ettim. Alt tarafı kapımı açmıştı neydi benim bu kalbimin durmaksızın hızlanmasına neden olan şey.

Hafif şakacı bir sesle, "Rica ederim hanımefendi." deyip bacaklarımın içeride olduğuna emin oldu, ardından kapımı kapatıp sürü koltuğuna yöneldi. Hemen güneşliği indirip küçük aynadan yansımamı kontrol ettim. Göz altlarıma bulaşan rimelime içimden bir ton hakaret geçirip baş parmağımla temizlemeye çalıştım. O sırada da çoktan yerleşip arabayı hareketlendirmek üzere olan Gökay'a bir soru yönelttim.

"Tüm gün akmış rimelle gezmişim neden uyarmıyorsun?"

Bir kaşı havalanırken şaşkın bakışlarının hedefi oldum. Büyük bir dikkatle gözlerimi inceledi. Bu bakışlara maruz kalmak ise çıplakmışım gibi hissettiren bir savunmasızlık hissetmeme neden oldu. "Hiç fark etmemiştim."

Bu yüzüme hiç dikkatli bakmadı demek miydi şimdi?

"Normali öyle sanıyordum."

Sorumu geri alıyorum.

"Değil tabii ki." diye mırıldanıp çabalarıma devam ettiğimde omuzlarını silkti.

"Gözlerin her türlü güzel, niye bu kadar takıldın anlamadım."

PORTRE ✔Bağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin