Selam aşklarımmm
Nasılsınızzzz
İlk önce hepinizin ramazan bayramı kutlu olsun 🍬🌸
İkinci olarak da bölüm biraz geç geldi, sebebi gündemimizde olan şeylerdi. Bölümü geciktirmenin bir manasının olmadığını düşünerek atıyorum bu bölümü.
Keyifli okumalar 💝
Gece saat on birdi. Beyza, Elçin ve İdil’in mükemmel planı sayesinde clube gidecektik. Ben alkol almazdım ve grubun alkol alan kişisi hep İdil olurdu. O da hamile olduğu için sadece oturacaktık. Umuyordum ki öyle olacaktı. Üzerimi giyinip çıktım evden. Tatilden döneli iki gün olmuştu. Dışarıda gördüğüm kapıdaki araba oldukça tanıdıktı. Bu, Pamir’in arabasıydı. Maalesef kendileri sevgilim Bey gibi olmadığı için kalkıp kapımdan almamıştı. Yiğit demişken, Antalya’ya bir maç için gitmişti Fırat ile birlikte. Arabaya bindiğimde arkada Elçin, İdil ve Beyza vardı.
“Hoşgeldiniz Yağmur Hanım Hazretleri,” dedi Pamir. Saçımı arkaya atıp çantamı kucağıma aldım.
“Hoşbuldum, gidelim hadi.”
Yazar’dan
Ortam çoktan oturmuştu; Yağmur, Pamir, Elçin ve Beyza çoktan sarhoş olmuşken İdil bu ortama içermiş gibi bakıyordu. Bebeği biran önce doğmalıydı.
"Ne Yazık Bitti Artık
İki Yüzlü Macera (macera)
Ben Bu Resmi Çok Çektim
Pozların Yalan Dolan (yalan dolan)
Artık Anlamı Yok
Kalbine Süpürdüm Kalanlarını
Sende Süslü Laf Çok
Külahıma Üfle Yalanlarını (yalanlarını)
Şeytana Uyanlara ayayayay
Aşk Haddini Bildirir
Silmez Asla Adını Bir Kenara Yazıp Da
İki Vah Vah Bir Tüh Tüh Beni Hatırla
Yediğin Her Kazıkta."*
Mekanda çalan şarkıya eşlik ederken İdil’in telefonu çalmaya başladı. O kadar sesin içinde kalçasının altında titremese anlamazdı çaldığını. Ama arayanın kim olduğunu gördüğünde de keşke hiç anlamasaydım dedi.
“Yağmur...” Ses gelmeyince bağırdı. “Yağmur!”
“Ne oldu?” dedi Yağmur, gözlerini kırpıştırarak. Dudaklarını kemirdi İdil.
“Yiğit arıyor.”
“Ee aç.”
“Salak, senin telefonun.” Yağmur telefonu alıp ters bir şekilde kulağına tutu.
“Alooo.”
“Yağmur.”
“Yiğittt.”
“Neredesin sen?” Etrafına bakındı, sonra İdil’e baktı.
“Neredeyim ben?”
“Ben de onu sordum ya zaten bebeğim, neredesin sen?”
“Galiba bar.”
“Ne? Ne? Neredesiniz nerede?”
“Barda.”
“İdil’e ver şu telefonu.” Yağmur elindeki telefonu İdil’e verdi. Telefonu alan İdil, Yiğit’e adresi verdi. “Bittik biz.”
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Kanvas Ve Kan
Diversos"Aşk ve mantık, yer altı ve yer üstü hepsi bir yumruk darbesi."
