Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.
🤍🌷
Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.
Yazar'dan 🌷🤍
Duru gözlerini zar zor da olsa açtı. Başında tanıdık bir yüz vardı, bu Duru’yu tedavi eden doktordu.
“Duru, günaydın.”
“Başım ağrıyor... Işığı kısabilir misiniz?”
“Tabii ki.” Doktor hemen duvardan ışığın seviyesini düşürdü.
“Nasıl hissediyorsunuz kendinizi?”
Duru doğruldu, başı ağrıyordu. Sanki beyninin içinde binlerce fil tepiniyordu.
“Başım ağrıyor.”
“Başınız dışında bir yeriniz ağrıyor mu?”
“Hayır.”
“Çok iyi. Ben çıkıyorum. Bir şey olursa yan tarafındaki butona basın.”
Duru, doktor çıkmadan konuştu.
“Kim getirdi beni buraya?”
“Abiniz.”
“Dışarıda kimler var?”
“Abinizin dışında bir kadın ve iki erkek.”
“Anladım, teşekkür ederim.”
Aradan biraz zaman geçti. Duru tavanı izlerken kapı açıldı. Gelen Yiğit’ti.
“Duru...”
“Abi!”
“İyi misin birtanem?”
Gözleri dolmuştu hemen Duru’nun. Akmasına izin vermeden sildi gözyaşlarını Yiğit.
“Özür dilerim. Gerçekten böyle olacağını bilmiyordum. Özür dilerim.” Kaşlarını çattı Yiğit.
“Özür dilemesi gereken kişi benim. Yersiz uzattım.” Sarıldı Yiğit’e. Sıkı sıkı sarıldı.
“Neyim varmış?” Sustu Yiğit. “Abi... tekrar mı—”
“Hayır! Yok. Sana söyledim, bir daha olmayacak dedim. Olmayacak dediysem olmaz.”
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Kanvas Ve Kan
Ngẫu nhiên"Aşk ve mantık, yer altı ve yer üstü hepsi bir yumruk darbesi."
