Selam selam selammmmm
Nasılsınızzzz
Ne yazıkki ben biraz üzgünüm
Wattpad büyük kitleleri olan yazarların kitaplarını kaldırmaya başlamış. Üzücü bir durum, bir kısıtlamanın kalkması için bazı şeyleri kısıtlamak. Aynı durumu yaşamamak adına bölümleri PDF hale getirdim. O yüzden bazı yazım hataları olabilir. Kusuruma bakmayın.
Sizi seviyorum keyifli okumalar 💝
🤍
"İskoş," dedi Yağmur pembe kulaklı tavşanı ile oynarken.
"Efendim, güzelim?"
"Annemin neyi var?" İskender karısına baktı. Birkaç gündür kusmaları daha da artmıştı.
"Annenin karnında kardeşin var ya, varlığını belli etmek için annenin midesini bulandırıyor."
"Bende mi böyle miydim?" Durdu İskender. Bilmiyordu. Hiçbir şey bilmiyordu. Kızının bebekliği hakkında en ufak bir bilgiye sahip bile değildi.
"Öyledir, herhalde." Dudaklarını büktü Yağmur.
"Kardeşim, onun adı ne olacak?"
"Sen ne olmasını isterdin?"
"Erkek olursa Gökdeniz, kız olursa Nil olsun, baba."
🎡
"Yiğittt," dedim, neredeyse ayak bileğimin biraz üstüne gelen karları ezip geçerken. Beyefendi uzun boylu ve oldukça hızlı olduğundan yetişemiyordum. İdil ve Fırat teleferikteydi.
"Efendim, canım."
"Yavaş olur musun? Yetişemiyorum." Bir anda durunca ben de durdum. Yanıma gelip bacaklarımdan tutup omzuna attı. Bunlar ışık hızında olduğu için yetişememiştim.
"Başım dönüyor galiba," dedim, kafamı tutarak. Kalçama vurup sıktı. "Abartma yavrum."
"Kavak kadar boyun var ne yapayım?"
"Şu tepeye çıkalım, göstereceğim ben sana kavak kadar boyu." Biz ne mi yapıyorduk? Kaymak için en tepeye çıkıyorduk. Fazla yüksek olduğu için kimse yoktu. Bir anda yere indirmesi ile sendeledim ama tuttu.
"Ne diyordun az önce, bebeğim?" Tatlı tatlı baktım yüzüne. En azından ben öyle sandım.
"Tüh, unutmuşum, ne dedim?"
Toz pembe beremin içindeki dağılmış saçlarımı topladı. Dip dibe olmamızdan neden onu hissedebiliyordum.
"Kavak kadar boy demiştin."
"Sen öyle diyorsan doğrudur, sevgilim." Soğuktan kızarmış yanağıma bir öpücük bırakıp geri çekildi. "Bazı şeylerin de kavak kadar boyu var, güzelim, bil yani."
O fenaydı, ben ondan daha fena. Hemen havada kaptım imayı.
"Evet, biliyorum, bizzat ölçmüşlüğümüz var birlikte." O kayacağımız kayağı yere koydu. Arkaya kendi oturup beni de öne oturttu.
