"aşk seni bulabilir de"

286 9 0
                                        

"İnanamıyorum sana, Yiğit

Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.


"İnanamıyorum sana, Yiğit." Şu an İdillerin evinde büyük bir kavga yaşanıyordu. Tamam, "büyük" kısmı biraz fazlaydı. Sabahtan beridir antrenman yaptığı için ulaşamamıştım ona.

"Sakin mi olsak?"

"Ben sakinim!"

"Bana pek öyle gelmedi," diye tepki verdi Rüzgar. Ters bakışlarımı görünce sustu hemen. Herkes susarken geçip Yiğit’e en uzak yere oturdum. Rüzgar ve Duru birbirleriyle cilveleşirken İdil ortaya bir fikir attı:

"Tatile mi gitsek?" Bence mantıklı bir fikirdi. "Hem son zamanlarda çok şey yaşadık, biraz kafamız dağılır."

Erkeklerin bahaneleri hemen hazırdı.

"Maç takvimime bakmam gerek," dedi Yiğit.

"Bakarız," dedi Rüzgar.

Son noktayı Burak koydu: "Yiğit nereye, ben oraya."

Burak’a döndüm. "Farkında mısın, iyice kumam olmaya başladın."

Herkes gülerken Burak hiç de gülmüyordu.

"Asıl kuma olan sensin," dedi Burak yanıma otururken. "Ben hep buradaydım."

Gözlerimi devirdim. Şaka gibiydi gerçekten.

"Yağmur, sen gel lütfen. Bak, hem bungalov da varmış, orada kalırız biz."

"Gelirim. Benim bir yere gitmek için birilerine ihtiyacım yok," dedim, saçlarımı Burak’a doğru savururken.

"Harika," erkeklere döndü. "Siz de yarın bana dönüyorsunuz, yoksa habersiz çeker gideriz, ruhunuz bile duymaz."

Beyza konuştu: "Ben gelmesem olur mu?"

"Olmaz cicim."

"Doktoru da çağırayım mı?"

"Sen hâlâ konuşuyor musun onunla?" Tatlı tatlı gülümsedi.

"Biraz ciddi olabiliriz," dedi parmaklarını gösterirken. Bu sefer İdil konuştu:

"Dikkat et de Öykü’ye kaptırma, maazallah şey etmediği kalmadı."

Burak kalkıp bahçeye sigara içmeye çıkmıştı. Fırsattan istifade hemen Yiğidomun yanına oturdum.

"Biraz ayıp olmuyor mu yavrum?"

"Hayır ama, Fırat... Sen de kuzenini övme bana. Onun yüzünden kaçıncı kez teselli ettiğim arkadaşım!" Onların içinde olmadığım için oldukça mutluydum.

Başımı Yiğit’in başına koydum. "Gelmeyecek misin bizimle?" dedim sessizce.

"Sen nereye, ben oraya. Ama iki gün sonra olursa daha iyi olur tabii."

Kaşlarımı çattım. "Niye ki?"

"Yarın Duru’nun kontrolü var, ondan sonraki gün de maç."

"Tamam olur."

Kanvas Ve Kan Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin